Dört Duvar Arası Dünyalar: Kader Mahkumları

Dört Duvar Arası Dünyalar: Kader Mahkumları

Ön Yargılar Arasında

Herkesin gördüğü, duyduğu ama kimsenin bilmediği bir dünya var orada.

Aslında ben suçsuzum ile başlayan, başa gelen çekilir ile son bulan cümlelerin misafir olduğu sohbetler arasında atılıyor voltalar.

Kapalı, yarı açık, açık cezaevi denen mekanlarda çok farklı yaşamlar sürüyor. Birçoğumuzun bilmediği ama öğrenmesi gereken hikayeler anlatılıyor. Sizleri kısa bir yolculuğa çıkaracağım.

Herkesin Hikayesi Farklı

Öyle şeyler duyuyorsun ki bazen, ben hiç bir şey yaşamamışım diyorsun.

Adam anlatıyor;

Yakın arkadaşımla oturmuş içiyordum. Bir an alkolün etkisiyle tartışmaya başladık. Masadaki bıçağı göğsüne sapladım. Gerisini bilmiyorum. Sabah nezarette açtığım gözlerimi hatırlıyorum diyor. Her gün tövbelerle ve pişmanlıklarla yüklü 5 vakit namazını aksatmıyordu. Kaç yılı içeride geçmiş? Neleri yitirmiş hatırlamak istemiyordu.

Bir diğeri ise sattığı zeytinlerin parasını alamayınca gidip hepsini habersizce geri almış ve hırsızlık suçuyla cezaevine düşmüştü. Dinledikçe gülsem mi ağlasam mı bilemiyordum.

Dört Duvar Arası Dünyalar: Kader Mahkumları

Kuşlar en sevdikleri canlı onların.

Hepsinin farklı hikayesi olmasına rağmen tek ortak noktaları kuşları çok sevmeleri. Çünkü kuş özgürlük demek onlar için. İşlenen boncuklarda kuş motiflerinin önceliği var. Hepsinin en büyük hayali bir gün kuşlar misali buradan uçup gitmek.

Dört Duvar Arası Dünyalar: Kader Mahkumları

Ve gemiler yüzüyor denizlerde.

Yaptıkları gemi maketlerine bakıp bakıp dalıyorlar hayallere. Eminim ki hepsi de o gemilere binip kaçmak, kurtulmak istiyor bu gri duvarların arasından.

Dört Duvar Arası Dünyalar: Kader Mahkumları

Gri renk en büyük düşmanınız.

Mazgallar, duvarlar ve her yerde gri renk hakim. Bu soğuk ve sevimsiz renk size adeta psikolojik baskı uyguluyor. Ne yana baksanız mahkum olduğunuzu, özgürlüğün ne önemli olduğunu anlatıyor.

Dört Duvar Arası Dünyalar: Kader Mahkumları

Duvar dibinde, çatlaklarda biten otlara bile umutla bakıyorsunuz. Gökyüzünü görme imkanınız varsa baktıkça çok derin ahlar çekiyorsunuz. Herkes yabancı geliyor size. Her telden insan var koğuşlarda. Sevseniz de sevmeseniz de onlarla birlikte yaşamak zorundasınız.

Dört Duvar Arası Dünyalar: Kader Mahkumları
Cevapla