Sağ ve sol ayrımı her ne kadar Fransada başlamışsa da, ilk adam 1640'lı yıllardaki İngiliz devrimiyle başlar.
Varlıklı ana baba evlatları "ah şu evlatceğizimi okutayım da büyük adam olsun kereta" diye ünüversiteye yolladığı peruklu, benli, makyajlı yiğitleri okur, yazar ve düşünmeye başlar.
İngiliz devriminden etkilenen genç yiğitler "olum manyak mıyız biz, vergide vergi yetmedi mi ebemizi öptükleri? Fransız öpücüğü dediysek de bokunu çıkarmasınlar, ne eksiğimiz var bizim bu İngiliz halkından?" diyerek birbirlerini ve ailelerini gazlamaya başlarlar ve mutlak hakimiyet altında olan toplumun, köksel değişiklikler yaparak yönetimde söz sahibi olabileceği fikrini alttan alta ortalığa yayarlar.
Bu uyanmaya başlayan ahaliye Descartes "ey ahali akıl da var, fikir var özgür de bir düşünce var." deyince, Montesquieu "ah mösyö çok doğru söylüyor, halkın yönetimde vekiller aracılığıyla temsil edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aynı zamanda güçler ayrılığı fikrinin benimsendiği bir yönetime geçilmesi istiyöğrüm." Diyerek gazı köklemiştir.
Tabi bu gazların ırım, kırımların artması ve gazı alan köylülerin habire ayaklanması ve bunlara uyan Lyonlu dokumacılarında ayaklanması sonucu, kral 16. louis kurucu meclisi Versailles sarayında toplamak zorunda kalmış, bu toplantıda "kralın veto hakkı olmalı oluum, siz kimsiz de kralmıza posta koyuyorsunuz olum?" diyen yalakaları takımı soylular ve ruhban sınıfı oturum başkanı Mounier'in sağ yamacına ilişince, halkının yanında olan "yemişim ulan kralınızı, otursun oturduğu yerde ne vetsu" diyen burjuva kesimi de sol yana oturur ve böylece "Sağ" ve "sol" kavramları dünyaya gözlerini açar.
Eh olan olmuş devrim yapılmış olaylar büyümüş, İngilizlerden çok daha ileri bir adım atılımı büyümüş Cumhuriyeti doğurmuş olduğu herkesçe malumdur, meram eden okusun.
Sağ ve sol kavramlar, kişiden kişiye, toplumdan topluma değişiklik göstermiştir, örneğin liberal ingiltrre tarihin en büyük devletleşme hamlesini yaparken, komünist çin belki de Dünyanın en kapitalist düzeniyle ticaretini yapmakta.
Peki bizde durum nasıl?
Atatürk dünya üzerinde bu iki kavramın ortağa çıkardığı ekonomi sistemler olan, kapitalizm ve sosyalizmden ayrı olarak tolumumuzun genlerine daha uygun olan, karma bir ekonomik model olan, devletcilik modelini ortaya koyarak, yoklukların bağrından sayısız kuruluş ortaya çıkardı.
Şu anda tam bir kapitalist sistemde çırpınsakta, ben tekrar devletçilik modeline bir gün döneceğimize inanıyorum. Peki biz neden sağcı ya da solcu oluruz? Acaba beynimizin sağ tarafını ya da sol tarafını daha çok kullanmamızın bunda bir etkisi var mı?
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, insan beyninin sağ tarafını daha çok kullanıyorsa hayalcidir, deneme ve yanılma yöntemini kullanmaya daha meyillidir, aceleci, duygusal ve daha çok evetçidir. Beyninin daha çok sol tarafını hullanan insanlar, koruyucu, tutucu ve savunucudur. Sürece ve sonuca bakar daha çok ben merkezci ve mantıkla hareket etmeye eyilimlidir.
Acaba bu yüzden midir solcuların 80'li dönemlerde daha çok kahrolsunlu yazılar yazması, ya da sağcıların daha çok yaşasınlı yazılar yazması? Belki bir gün bilim adamları bunu da araştırır, bizde öğreniriz. Umarım beynimizin tamamını en doğru şekilde kullandığımız, sağcılığın ve solculuğun öneminin kalmadığı günler yaşarız.
ASlında kimsenin tam olarak bir şey bildiği yok.. Yalnız sağ paranın ve kişinin gücü, sol ise toplumun gücü olarak adlandırılmasına karşın dallanıp budaklanmıştır. Sağcıyım diyene sorsan ne olduğunu bilme solcuyum diyen de öyle.. Kişilere önce izm in anlamını ve neye hizmet ettiğini öğretmek gerekli.. Bu konu iki cümle ile bağlanacak açıklanacak konu değil.. Burada sayfalarca yazmam gerekir.. O nedenle Kemalizmin ne kadar değerli olduğunu bilmek ve anlamak gerekmektedir..
Sağcı ve solcu olunmasında bir zarar yok aslında. Ama her zaman ki gibi insanlarımız herşeyin bokunu çıkardığı gibi bununda bokunu çıkarmakta üzerlerine yok. Önce insan insan olmalı. Sağı solu boşverin. Biri sağcı öteki solcu sonra birbirlerini yiyiyorlar. Ne uğruna kocaman bir HİÇ uğrana. En güzeli sağ solu bırak kendin gibi ol.
Senin sürçen klavyeni yesinler :)) bu nasıl anlatım böyle :)) emeğine sağlık dostum. Güzel bir bence olmuş. Sanırım beynimin sol lotunu kullanıyorum ben :))
Biz toplum olarak kendimizi ellerimizle doyurup yönetebileceğine inanmayan kişileriz. Her zaman bir öncü ve kurtarıcı belirleyip peşi sıra yürürken her adımda ona biraz daha uluhiyet (suçsuzluk, hatasız ve günahsız) kılıflar giydirerek kendi putumuzu yapıyoruz. Ardından kimse benimkine laf edemez diyerek aklımızı, bedenimizi, canımızı, tüm dünyamızı o uğurda feda ediyoruz. Sonuç; bizim için ne yapıldı değil efendimiz neyi beğendi diyen kişiler oluyoruz. Bu durumdan yine en çok biz şikayet ediyoruz.
Ben aşırı solcuyum. Sosyalistim. Kominizm i desteklemiyorum çunkü tek adam ceya tek parti rejimi her zaman tehlikelidir. Demokrasi modelinden memnunum. Ayrıca Atatürkçüyüm. Kemalizm Atatürk ün de dediği gibi Devlet Sosyalizmidir. Biz halkın yanında özgürlüklerin ve kardeşliğin yanında olduğumuzdan dolayı solcuyuz. Yoksa ismin bir önemi yoktur. Kişinin dunya görüş değil insana bakışı onemlidir bizim için. Benim çoğu arkadaşim sağcı. Ancak ne yalan soýleyeyim bunlar en yakın arkadaşlarım benim. Bir devrimci gerçekten halkiñ yaninda ise zaten ayrımcılık bölücülük yapmaz. Hepimiz sağdan soldan çaprazdan önce insanız.
Mustafa Kemâl Atatürk'ün hangi sözü nerede nasıl söylediği çok önemlidir. 1919 da Samsun havza ya gelen bir Sovyet Albayının, Ne yapmak istiyorsunuz? Sorusuna karşın vefdiği cevaptır "Bizim hedefimiz devlet sosyalizmidir" demiştir yalanmı söylemiştir asla sonuç devletçiliktir.
Haklısın bu konuşmayı biliyorum. Ancak başka bir konuşmasındaydı sanırim. Atamıza nedir bu Kemalizm diyorlar. Atamız da sigarasından bir duman daha çekip Devlet Sosyalizmi dir diye cevap veriyor. Ne zaman oldugunu hatırlamıyorum. Kucuk bir arastirma yapabilirsin. Saygilar kardeşim. Bu arada muhabbet olsun diye soruyorum. Siyasi görüsün nedir
Kriter bir kantarın dengede durarak kilo belirleyen kısmıdır, yani ölçüttür bu başkasının siyasi kalıplarına sığmaktan nefret eden benim kendim için geliştirdiğim siyasi bir görüştür. Asla sağdan ya da soldan bakılmayan ölçüt noktasından ele alınan bir görüş türü. Söyleyenin kim olduğuna bakmayan, söylenenin doğruluğuna bakılan, sğında, solunda çatışmaz doğrularını asla peşinen reddetmeyeb Anadolu'culuk kavramı, çünkü Anadolu halkların, bir arada olmasının çimentosudur, her halkın örf ve âdetine saygının çimentosudur. Çok uzun ama bu kadar anlatabilirim burada belki bir bencede paylaşırım.
Hemen müdahale edeyim ve en son ileri sürdüğün şeyi çürüteyim; Beynin sağ tarafı vücudun sol tarafını; beynin sol tarafı ise vücudun sağ tarafını idare eder.. Bu durumda sağcılar yani beyninin sol tarafını kullananlar daha tutucudur :) Ayrıca "Yaşasınlar" ve "Kahrolsunlar" her iki tarafın da kullandığı kelimelerdir. Yaşasın tam bağımsız Türkiye, kahrolsun komünistler gibi gibi... Ama ille de slogan istiyorsan bence, Toprak ekenin, su kullananın. :)
www.kigem.com/...-duygusal-sol-beyin-mantikli.html tavsiye ederim.😊 sadece tarafsızca kullanılan tarafı belirttim, eğer mantıkçı, ve savunmacı, çabuk kandırılamayanın sağcıların olduğunu düşünüyorsan sen bilirsin😊😀 ben yaşasın ve kahrolsun yazanların daha çok kullananlarını dedim. Değerli yorumuna çok sevindim😊
Ben de tarafsızca, o söylediğinle sağcılık-solculuğun bir alakasının olmadığını anlattım :) Kralın sağında yer almışlar ama kralın sağı beyninin solu tarafından idare ediliyor. Veya solcu deyince sol yumruk kaldırırlar ama sol kolu sağ beyin hareket ettirir :D Yok bir alakası.. Ayrıca sağcılık ve solculuk çok genel şeyleri kapsayan kavramlar.. Bizim ülkemizde de ziyadesiyle yanlış anlaşılan ve yanlış kullanılan kavramlar.
Ayrıca komünistler sağ yumruklarını kaldırır, o zaman sol beyniyle hareket ettiği için hakikaten de solcu olmuş oluyolar :D Ama işte şöyle bir şey diyecek ve her şeyi karman çorman hale getireceğim. Şimdi bizim bildiğimiz komünistler solcudur, değil mi? Tamam ama komünizm aslında gelenekçidir yani muhafazakardır. Muhafazakarlar ise sağcıdır D: demek ki komünistler de sağcıdır. Aa nasıl olcak şimdi hadi ayıkla pirincin taşını :/
Amacım sadece innsanları düşündürtmek, sorgulamalarınk sağlamak, bu işe yaramış☺ Kıralın değil oturum başkanı Mounier'in sağına ve soluna iliştiler. Bende soruyorum acaba etkisi var mı diye☺😊 Teşekkürle, tamda istediğim şeyde buydu sorgulanması, hemen her ülkenin sğ sol anlayışı çok farklı, bizdeki nasıl ve nasıl olmalı sorusunuda sona iliştirmeliydim☺
O ifade öyledir, "Kralın sağına soylu temsilci soluna halktan temsilci oturur" . meclis başkanı nın veya meclisin sağı-solu da denir ama asıl ifadesi şudur; Kralın sağında sağcılar solunda solcular oturur..
Kavramlar bazen işe yaramıyor. Neticede insan faktörü. İnsanlar yönetilmeye seviyor, liderleri seviyor. Özellikle kendi liderini çok seviyor ve hatasız görüyor... Önemli olan adil bir yönetim ve adil yöneticiler. Bunun adına ne rejimi derseniz diyin...
Atatürk karma ekonomik model ortaya koydu demişsinde, İzmir İktisat Kongresi'nde solun ekonomik fikrine tam zıt bir model ortaya kondu. Sağ ekonomi fikirleri kullanıldı. Ülke bu fikirler üzerinden ekonomik gelişimini sağladı ve gene bu ekonomik fikirler üzerinde ülke kuruldu.
En İyi Cevaplar