Kezban ve O Arasındaki Arkadaşlık

Bir gün iki serseri söğüt gölgesinde oturuyormuş. bir tanesi: "Abi ben neden kaybettim biliyor musun, çünkü ben başkalarını çok dinledim, onların her dediğine inandım, güvendim" demiş. Öteki sözü almış: "Ben de başkalarını hiç dinlemedim, ondan kaybettim" demiş.

Bu Ortadoğu hikayesi neden aklıma geldi: Sitemizdeki yorum bölümüne bakıyorum, kızlar ikiye ayrılıyor. Birine Kezban diye yükleniyorlar, ötekine or.... diye. Bu yüzden hikayedeki birinci adam olsam kızları ikiye ayırırdım.

Kezban ve O Arasındaki Arkadaşlık

Oysa kız da görüş almak istiyor, düşünce çeşitliliği hayata renk katar. Bilge insanlar bile kafasına bir şey takıldığı zaman fikir alırlar. Çünkü hikayedeki ikinci adamın durumuna düşmek de hoş sonuç yaratmıyor. O zaman bu işte bir hata var. 26 yasında bakireyim diyor, Kezban oluyor, alttaki yorumlara bakılınca da kıza yürüyen yürüyene. Kız bir yüz verse hepsi birden evin tapusunu kızın üstüne yapmaya hazır. 26 yasındayım sevgilimle seviştim diyor o.... diyorlar, günah diyorlar, ol diyenini bile gördüm. Bu nasıl olabilir?

Çünkü iki yüzlü bir tavır içerisinde birçok insan. Doğası hayatı yasa derken, kültürel-dini koşullanması suç, günah, ayıp diyor. Bu iç çatışmayla da bir kişilik bölünmesi oluşuyor.

Bazı çıkar grupları, insanları yönetebilmek için onların düşünmemesini istiyor. Tüm enerjisi çatışmaya giden insan da bu maksatla rahatlıkla kullanılabiliyor. Bu nedenle bir kültürel dönüşüm şart. Çünkü bu ülkede ya Kezban olacaksın ya O. Onlara kendini bir birey olarak kabul ettirmek neredeyse imkansız.

Bu nitelemeleri kullananlara da bir şey diyemiyorum. Çünkü çıkar gruplarımca aldatılmışlar. Her iki taraf da mağdur bu işten. Sadece bu fikirleri dayatan çıkar grupları mutlu ve hayatı yaşıyor.

Artık kendimize gelelim. Şu günah, ayıp,suç duyguları yerine aşk, sevgi, empati, anlayış, şefkat duyguları gelsin. O zaman ne Kezban kalacak ne o..... Sevgililer, dostlar, anneler, kardeşler olacak o zaman kadınlar.

Kezban ve O Arasındaki Arkadaşlık
Cevapla