
Üniversite okuduğum yıllarda benim de yaptığım, hem fiziksel hem de zihinsel olarak insanı yoran bir meslek garsonluk. Bu yüzden bazı bilinçsiz insanlar belki bilinçlenir, bunların farkında olanların ise yüzünde küçük bir gülümseme olur diye böyle bir bence yazmak istedim.
Garson nasıl çağırılır ?

Garsonların gömleklerinin bir kenarında isimleri yazılı olur. Size menü getirdiği zaman o ismi okuyup x bey/hanım şeklinde hitap etmeniz ve sonra ki isteklerinizde de bunu sürdürmeniz hem garsonu onure eder hemde sizle daha iyi ilgilenmesini sağlar. Aksi taktirde "şşt, aloo, birader, baksana, kime diyorum" tarzında kelimeleri kullanırsanız meslek icabı yine size gülümseyerek yaklaşır fakat o gülümseme bildiğiniz gülümseme değil benden demesi.
Garsonlar da insan siparişi unutabilir.

Bu olay zaten çok nadir gelişir ama oldu ya unuttu ve size denk geldiyse yine ılımlı bir şekilde x bey/hanım latte siparişim vardı dediğiniz taktirde, garson sizin gibi bir müşterinin siparişini unuttuğu için mahçup olur ve ikramla beraber hatasını telafi eder. Ha yok "bi saat oldu nerde kaldı ya da bugün getircen mi" gibi bir cümleyle yaklaşırsanız yine size ikramla getirir o latteyi ama ikram ne olur anladınız siz. Sonuçta latte köpüklü bir içecek.
Yemeği yapan garson değil aşçı !

Yukardaki durumun aksine garson siparişi unutmadı ama yemeğiniz hala gelmedi diyelim. Garsonu çağırıp da saçma sapan bağırmanızı gerektirecek bir durum yok ortada. Sonuçta yemeği garson değil aşçı yapıyor. Ha geç gelen yemek için mutfağa mı gideceğiz derseniz tabi ki hayır. Sadece garsonu çağırıp yemeğin geciktiğini ve ne kadar çabuk gelirse o kadar iyi olacağını söylemeniz yeterli.
Tabakta küçücük bir parça bırakıp onunla oynamayın.

Özellikle ramazanda olduğumuz şu sıralarda iftar yemekleri için gittiğiniz yerlerde herşey sırayla gelir. Çorba, ara sıcak, ana yemek, tatlı, çay. Herkes çorbasını içmiş garsonlar boş topluyor ki birazdan ara sıcak getirecek. Ama birisi çorbayla oyun oynayıp duruyor ya o bir kaşığı da alın için ya da garson devam ediyor musunuz dediği zaman verin gitsin. Bir kaşıklık çorba için tip tip bakıp "ediyorum" derseniz ara sıcağı da ana yemeği de tatlıyı da çayı da en son siz alır sonra aval aval bakarsınız.
Hesabı öderken garsonu zor durumda bırakmayın.

Herşey oldu bitti sıra hesaba geldi. Garsonun görevi sizin yemeğinizi, içeceğinizi ve hesabınızı getirmek sonrasında o yemeği ekmekli mi ekmeksiz mi yediğiniz ya da içeceğinizi pipetle mi bardak da mı içeceğiniz bizi ilgilendirmediği gibi hesabı kimin ödeyeceği de ilgilendirmez o yüzden saçma sapan hareketler yapıp garsonu zor durumda bırakmayın.
Ve final: Bahşiş

Garson parayı maaşdan değil bahşişten kazanır. Siz koca gün o masada oturup 200-300 lira mekana para kazandırıp sabahtan beri size hizmet eden garsona 20-30 lira bahşiş bırakmazsanız bu sizin ayıbınız olur. Bu işin de yazılı olmayan bir raconu vardır. Bahşiş hesabın %10 u kadar bırakılması makbuldür. 10 lira mekan kazandıysa 1 lira garson kazanır. Ya da mekan 100 lira kazandıysa 10 lira garson kazanır. Ha birde hesabı gidip kasa da öderseniz çok koymaz da masaya hesap isteyip bahşiş bırakmazsanız küfür yemedik bir kulağınızın arkası kalır. Çünkü hesabı masaya istemek bahşiş bırakacağınız anlamına gelir.
Umarım sıkılmadan okumuşsunuzdur. Sanmıyorum ama aksini iddia edecek olan varsa saygı çerçevesinde eleştirirseniz sevinirim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar