Eve geç gelince "Neredesin?" diye sorardı, ben de gülerek "Sana ne!" derdim. "Soytarı oğlum" derdi bana, ikimiz de gülüp geçerdik.
Evinin küçük iti bendim. "Oğlum şunu yap, bunu yap" derdi, "Tamam" der yapardım. Severdi beni, ama öyle "Canım oğlum" deyip de sarılmazdı asla. En son karnemin iyi olduğunu görünce "Aferim oğlum" deyip öpmüştü beni.
Öpülmeye alıştırmamıştı beni, hafifçe itmiştim ama o öpücük çok hoşuma gitmişti.
Köydeki evimizde tek başına kalp krizi geçirip vefat etti. Mekanı cennet olsun. İstanbul'dan kalkıp geldim hemen, üzüntüden yıkılmıştım. Tabutunu bile taşıyamadım, öylece durup izleyebildim sadece. Kimse bir daha bana "Öküz oğlum" demeyecekti!

Şu an onun en sevdiği kanepede oturmuş onu düşünüyorum da arkasından yapılabilecek en iyi şey onun için dua etmek ve hayırlı bir evlat olmak. Tüm fotoğraflarına baktım bugün. Hala ölmemiş de sanki köye gitmişsin gibi hissediyorum. Hiç dönmeyecek o köyden, o boşluğu da bir yandan içimde hissediyorum ne acı...
Babalarınıza iyi davranın, hiç ölmeyeceklermiş gibi hissettiriyorlar ama herkesin babası gibi bir gün sizinki de göçüp gidiyor bu dünyadan ve elinizden gelebilecek tek şey fotoğrafına bakıp yaşattığı güzel anıları hatırlamak oluyor işte.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar