Düz Duvara Bekarım

Yaş 33 yolun yarısına sadece iki var. Daha dün lisede sivilceli , tüyü yeni yeni biten o adam yerinde artık omuzlarında hayatın yükü ve gönlü kevgire dönmüş bir yabancı var. Kendine yabancı, etrafına, ailesine , dostlarına yabancı. Okul sırasında kurduğu hayalleri staj yılları ile bir bir yıkılmış, ardında yaşanması muhtemel bile olmayan keşkeler bırakmış, aşkın anlamını kaybemiş bir kuru et yığını!


Çok sevdalar biriktirdik de sol yanımızda çok da fazla gömdüğümüz sevgiler var.


Öksüz kaldı aşklarımız kimseye derdimizi anlatamadık. Kadın denilen o güzel estetik varlığın zihin karmaşası bir yana zamane istekleri, alakasız çemkirmeleri, umursamaz tavırları yedi bitirdi hislerimizi. Ailelerin dayatmalarını ve maydanoz hallerini anlatmıyorum bile.


Beyaz eşyayı kız tarafımı alır erkek tarafı mı, nişanı halamlarmı yapar, alevimiyim sünni mi, kaç lira maaş alıyorum, babam ne iş yapıyor, annemin kızlık soyadının ikinci harfi nedir, ev var mı araba var mı, özel sektörde misiniz devlette mi, düğünü nerde yapıcaksınız, ailen kaç bilezik takacak...

:( Düz Duvara Bekarım :)


İşte dostlarım, Romalılar kardeşlerim; bu ve benzeri saçma, yerli yersiz soruların bir kaçına muhatap olan ben deniz artık neresinden tutacağıımı şaşırdım sevdanın. Yukarı tükürsem de olmuyor boşsa koysam da dolmuyor. Hep annemizi sordular bir kerede babamızı soran olmadığı için gördüğünüz gibi dımzılak ve düz duvara bekarım. Allah vicdanınıza insaf versin.

Düz Duvara Bekarım
Cevapla