"Mirror Effect"in İlişkiye Yansıması

Eskiden kız annelerinin en büyük korkusu kızlarının bir gün boşanıp eve geri dönmesiydi. Eskiden mi dedik? Yo hayır bugün de böyle. Her ne kadar artık “odan hep burada kızım, sakın kendini ezdirme” diyen anneler çoğalsa da yine de içlerindeki sesi duyuyoruz. “Aman, ağzınızın tadı bozulmasın!”


Zeynep Evlenirken...


"Mirror Effect"in İlişkiye Yansıması


Zeynep iki yıldır nişanlı olduğu Erdem’le evlilik aşamasına gelmişti artık. Ev eşyalarını almışlar, düğünlerini planlamışlardı. Çevresindeki herkes Zeynep’e çok iyi bir kısmet çıktığını söylüyordu. Özellikle annesi Erdem gibi bir damadı olacağı için çok mutluydu. Sürekli Zeynep’e telkinde bulunuyordu.


-Aman kızım, tartışırsanız alttan al.


-Aman kızım, kocan sana ne derse onu yap.


-Kocanın lafının üstüne laf söyleme, hele ki başkalarının yanında...


-Haklı olsan bile, sus! Kavga etme.


-Asaletini hiç bozma, her zaman “peki canım” de!


-Ivır zıvır şeyler için kocanı meşgul etme!


-Kocanın değerini bil. Evinin direği O!


Bu nasihatler hiç bitmiyordu. Öyle ki Zeynep’de artık annesinin bu psikolojik telkinlerinden etkilenmeye başlamıştı. Mutlu bir evlilik için ilk yapması gerekenin “susmak”olduğunu düşünecek kadar zihniyle oynanmıştı.


"Mirror Effect"in İlişkiye Yansıması


Zeynep evlendikten kısa bir süre sonra Erdem’in aslında o kadar da mükemmel biri olmadığını fark etmeye başladı. Erdem çalışmaktan arta kalan tüm zamanlarında sanki bir bekar hayatı yaşıyordu. Zeynep onu mutlu etmek için her şeyi yapıyordu ama Erdem bir teşekkürü bile çok görüyordu. Zeynep sanki onun hizmetçisiymiş gibi, her işini zaten yapmak zorundaymış gibi davranıyordu.


Öyle ki Erdem daha iki aylık evliyken telefon etmiş ve o gece annesinde kalacağını, Zeynep’e de kapıyı kilitleyerek yatmasını söylemişti. Zeynep bu “doğallık” karşısında şaşkınlıktan saatlerce ne yapacağını bilememişti. Ne demek annesinde kalmak, karısını evde yalnız bırakmak.... Bu adam kendini ne zannediyor!


Onun Kendisini Ne Zannettiğinin Bir Önemi Yok!


Zeynep saatlerce bu sorunun cevabını düşündü. Bu adam kendini ne zannediyor! Oysa ki soruyu tersten sormalıydı. Bu adam beni ne zannediyor ve hayatında nereye konumlandırıyor?


Zeynep örneğinde bir vaka incelemesi yaptım. Şimdi sonuç kısmına geçelim: Her şeyden önce bilmeniz gerekir ki insanlar bazı davranışlarıyla sizi size anlatırlar. Buna psikolojide“ayna davranış” diyorlar. Eğer siz sürekli edilgen bir yapı sergilerseniz insanlar sizi ezmek için tepenize çıkarlar. Bunun farkında bile olmazlar çünkü sizi ezmek için gereken gücü yine sizden alıyorlardır. Tıpkı bir aynanın sizin görüntünüzü yansıtması gibi. O yüzden bir erkek size kötü, ilgisiz ya da kaba davranıyorsa dönüp kendinize bakmak ve doğrularınızı ortaya çıkarmak en iyi çözüm yolu olacaktır.


Size öğretilen doğrular her zaman kadınlığın doğru yönlerine vurgu yapmaz. Tıpkı Zeynep’in annesinin her öğrettiğini yapıp bir türlü doğru davranmaması gibi. Bir erkeğin“kadını” olmak, onun için dünyadaki diğer kadınlardan bir farkınız olması demektir. Annesi, teyzesi, kız kardeşi ya da kankası değil, eşi, yâri, sevdiği olmak!

"Mirror Effect"in İlişkiye Yansıması
Cevapla