İslamiyette doğru bildiğimiz yanlışlar,


merhaba sayın ks ahalisi bu benceyi ele almamın en büyük nedeni son zamanlarda islamiyete olan bakış açısının farklılaşması ve yaşanılan talihsiz olaylar.



nedenler başlıca terör örgütleri;



  • el kaide

  • daiş (ışid)

  • boko haram

  • taliban

  • el nusra cephesi

  • hizbullah


Bu örgütler islamiyete çok büyük darbeler indirmiş ve daha farklı bir boyuta taşımış, algıyı değiştirmiştir.



İslamiyette doğru bildiğimiz yanlışlar,


islam çoğrafyasında ortaya çıkan farklı kimlik ve etniklerle oluşan genelde mezhep anlayışı ile donatılan azılı örgütler dini zedelemktedir.



bu örgütleri ele almamın nedeni, islamiyeti yanlış anlayıp yanlış yaşandığını dile getirmemdi.



bu örgütler genelde sünni olup kuran'a göre hareket ettiklerini ifade ederler.


sadece kuran ile kalmayıp din adamlarının sözleri ve iradesi ile hareket ederler.


halifelik makamı gibi konumlar belirleyip geçmişin yaşantısını geleceğe resmetmek isterler.



oysa halifelik bilindiği gibi seçim ile gerçekleşmiş ve saltanat halinde değildi. 4 halife dönemini hatırlatmak isterim.



muaviye hz.alinin halifeliğini onlaylamaz ve büyük bir bencillik kin hırs öfke ile karşı çıkar.


bu hırsı ve öfkesi oğlu yezide kadar sürer. muaviye halifeliği hile ile aldığı gibi yine hile ile oğluna devreder ve saltanatı başlatır.



burada ki çıkarım, islamiyetin hz.muhammedin ölümüyle parçalandığı ve mezheplere ayrıldığıdır.



inanç sistemini hüküm ve siyasi problemine alarak büyük bir güç elde edilmektedir. tabi bu büyük güç yine kavmiyetçilik aşiretçilik gibi beşeri duygularla şekillenerek isimler almıştır.


birlikte bir göz atalım;



  • EMEVİLER DÖNEMİ (661-750)

  • ABBASİLER DÖNEMİ (750-1258)

  • MEMLÜK DÖNEMİ (1259-1517

  • OSMANLI DÖNEMİ(1517-1924)


dikkat ettiyseniz ünvanlar aşiret isimlerinden, şahsi isimlerden ve ırksal etniki isimlerden oluşmaktadır.

oysa islam sancağı altında ünvan da ''islam devleti'' olarak anılmalıydı.


yok ama olmadı çünkü farklı ırklar dini inançları onları milliyetçilik duygusundan arındırmadı.


zaten seçenek koyulsa örneğin; ırkını mı yoksa dinini mi seçersin diye, sanırım kimse müslüman kalmazdı nedeni herkes ırkına yönelirdi.


yok öyle bir şey olamaz diyorsanız size yönetimleri örnek verdim.



şu yaşadığımız zamanda bile milliyetçilik duygumuz ön planda olup islami değerimiz arka planda kalmaktadır.





-bu kadar konuya değinmem ve açıklamam çok yetersiz kaldığının farkındayım sanırım bunu ele alarak tam açıklayıcı bir şekilde anlatmam ciltlerle kitaplar halinde ortaya çıkar.


amaç kısada olsa değinmekti ve asıl meselemiz konu bütünlüğüyle islamiyetti ve şimdi geçmişten bu günümüze gelen islam rehberi olan kuran'ı kerimi ele alacağız.



Kur’an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah’ın kelamıdır.




İslamiyette doğru bildiğimiz yanlışlar,



yani yaratıcımız olan allahın sözlerini aktarabildiğim kadar aktaracağım.


tabi yaşadığımız bu islami çatışmaları ele alarak bahsedeceğim.


yukarıda bahsettiğimiz örgütler şeriat ve islamı yaymak ve uygulamak için faaliyetlerde bulunur.


peki bu örgütler neden bu kadar güç kazanıp taraf alır allahın kelamlarını kullanarak olabilirmi? -evet, aynen öyle.


peki allah ne demiş ve onlar ya da müslümanlar ne anlamıştır.



  • hakikat

  • şeriat

  • tarikat



Şeriat ilaç, tarikat ilacı yutmak, hakikat ise hastalığın geçmesidir.



bir müslümanın uyması gereken ve müslümanlık fasvını tamamlayan eylem ve fiillerdir.


-Kuranda şeriat ile alakali tahmini 4 ayet geçiyor.


5:48 - Sana da (ey Muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan Kitab (Kur'ân)ı hak ile indirdik. Onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. Biz, herbiriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi. Öyleyse iyiliklere koşun. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir.


42:13 - Allah dinden Nuh'a tavsiye buyurduğu şeyi sizin için de bir kanun yaptı ve (Ey Muhammed!) sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye buyurduğumuzu da şeriat kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.


42:21 - Yoksa onların, Allah'ın dinde izin vermediği şeyi kendilerine meşru kılacak ortakları mı vardır? Eğer azabın ertelenmesine dair kesin yargı sözü olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilir, işleri bitirilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azab vardır.


45:18 - Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apaçık bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy, bilmeyenlerin hevâ ve heveslerine uyma.



şu an yaşadığımız çağda bu tarikat olayı çok farklı yerlere gelmiş değişik bir boyut kazanmıştır. anlamının dışında amacının dışında şahsi kişilerce yönetilip şahsi fikre maruz kalıp yozlaşmıştır.



sanırım bu durum bazı zeki din adamlarının işine gelmiş hem güç kudret hemde güçlü bir taraf yani mürid dediğimiz üyelere sahip olmuştur.


fakat islamda tarikat bir bütünüyle müslümanları içine alan bir kavram olarak kullanılmış, genellik taşır şahsi olmayıp lideride yöneticiside peygamberdir. bu yaptığım bir çok araştırmada net bir şekilde göz önünde yer almaktaydı.


ve şu an ki yaşadığımız çağda ve geçmişteki çağlarda şahsi tarikatlar tamamen zırvalık olarak adlandırıyorum.



tek tarikat yine islam ve kurandır.







ALLAH (cc) CİHAD'I EMREDER



1) “Sizinle savaşanlara karşı Allah’ın yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin! Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez!” Bakara 190


2) “Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenlerle sabredenleri belli etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?” Âl-i İmran 142


3)“İman edenler Allah’ın yolunda savaşırlar; inkar edenler ise tağut yolunda savaşırlar öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz, şeytanın hilelisi pek zayıftır.” Nisa 76


4)“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve (sizi) O’na (yaklaştıracak) vesile arayın! O’nun yolunda cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.” Maide 35


- evet saygıdeğer dostlar allah kendi yolunda yani hak yolunda cihad'ı emrediyor, bu doğru fakat zamanımız içerisinde ele alırsak uygulamada büyük derecede yanlış yapmamıza neden olur.


-- bu konuda da çok araştırdım ve apaçık ortada olan bir durumu fark ettim neticede allah bize akıl ve irade verdi neden beşerilere inanalım ki neyse konumuza dönelim gördüğüm ve fark ettiğim şey genellikle peygamberler döneminde gönderildikleri kavimleri hak yoluna çağırma ve bu hak yolunu yaymak için savaşçılara ihtiyaç duyulduğu durumu izah etmektedir.


cihadı sadece bir lider yönetebilir ve bu lider kutsal bir ünvana sahip olmalıdır. yani peygamber olmalıdır.


ayrıca cihad etmek için bir tehdit unsuru olmalıdır bu tehdit genellikle inanca saldırı niteliği taşımalıdır.


şu anki radikal islami örgütler cihad etmekten sıkça bahsederler. fakat cihad etmeleri için dini bir emir bulunmamakta ve bir elçi yönetmemektedir. bu bir kenara onlara tehdit olacabilecek bir durum ortada olmamaktadır. bir tehdit olmadığı gibi genellikle islama mensup mezheplere ve müslümanlara yönelik saldırılar gerçekleşmektedir.





gelelim bu cihad veya savaş sonuçlarına



-Kuranda ganimetler ile alakali tahmini 9 ayet geçiyor.


8:1 - Sana ganimetlerin bölüştürülmesini soruyorlar. De ki, ganimetlerin taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçekten mümin kimseler iseniz Allah'tan korkun da biribirinizle aranızı düzeltin. Allah'a ve Resulü'ne itaat edin.


8:41 - Şunu da biliniz ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. O da peygambere ve ona yakınlığı olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara aittir. Eğer siz Allah'a iman etmiş, hak ile batılın ayrıldığı o gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği o (Bedir) günü kulumuza indirdiğimiz âyetlere iman getirmiş iseniz bunu böyle biliniz. Ve biliniz ki, Allah, herşeye kâdirdir.


8:69 - Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve hoş olarak yiyin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Muhakkak ki, Allah bağışlayıcıdır ve merhamet edicidir.


48:19 - Allah onları elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfatlandırdı. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.


48:21 - Bundan başka sizin güç yetiremediğiniz, ama Allah'ın sizin için kuşattığı ganimetler de vardır. Allah herşeye kâdirdir.


59:6 - Allah'ın, onlardan peygamberine verdiği ganimetlere gelince siz onun üzerine ne at, ne de deve sürmediniz. Fakat Allah peygamberini, dilediği kimselerin üzerine salar. Allah her şeye kadirdir.


59:7 - Allah'ın o kent halkından, Resulüne verdiği ganimetler, Allah'a, Resul'e, ona akrabalığı bulunanlara, yetimlere, yoksullara, yolcuya aittir. Ta ki içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir şey olmasın. Peygamber size ne verdiyse onu alın. Size neyi yasakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.


59:8 - Bir de göç eden fakirlere aittir ki yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır, Allah'ın lütuf ve rızasını ararlar; Allah'a ve Resulüne yardım ederler. İşte doğru olanlar onlardır.


60:11 - Eğer eşlerinizden biri, sizden kâfirlere kaçar da siz de savaşta galip durumda olursanız, eşleri gitmiş olanlara ganimetten, harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.



ayetlere bakarak yola çıkarsak hz.muhammedin çok zengin olması bir sarayının olması ve onlarca cariyeye sahip olması düşüncesi akla gelebilir.


fakat böyle bir durumun ortada yoktu. cariyeler dışında.


hz.muhammed fakir ve yoksul sayılabilecek bir durumda idi. derme çatma kerpiçten bir evde ikamet etmekte ve fazla erzağı bulunmaz idi.


bu savaş ganimetleri nereye gider peki. bunu zaten allah belirtmiş ayetlerde. devletleşme gerçekleştiğinde ülke ekonomisi için bir elde toplandı ve gerekene gerekli şekilde verildi.



tabi savaş ganimetleri bir çok şey olabiliyordu.



Ahzab Suresi, Ayet50


" Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."


bu ayette gözümüze çarpan detay kadınlarından ganimet olarak bahsetmesidir. yani savaşta elde edilen mallar arasında insanlar yani köleler ve kadınlar(cariyeler) yer almaktaydı.



bu konu hakında ne denir bilinmez. ama allah bu durumu uygun görüp öneriyor.



sadece dikkatimi çeken en önemli husus bu cariyelik olayı hiç sonlanmamış yani kuranda geçmekte ve hala uygun görülmekte.


-şimdi anladınız mı neden bu radikal islamcı terör örgütlerinin yaptıklarını.


aklıma ışidin yaptıkları geliyor pazarda kadın satmalar kendilerine cariyeler edinlemeler. ve cariyelerini birbirine satıp pas etmeler.





-bir yandan kadını yücelten bir yandan köleleştiren bir dine mensubuz arkadaşlar.




söylenecek çok söz var fakat değinecek mecal yok.


@yarenbirsen @SafTürk




İslamiyette doğru bildiğimiz yanlışlar,
Cevapla