Kırmızı kuşak adeti.

Gelinin beline evin en büyük abisinin kırmızı kuşak sarması. Gelinle damadın üstüne tahıl serpilmesi, bazı çağ dışı adetlere girmiyorum. Çoğu İslam öncesindeki adetlerdir.
Evlilik öncesi hazırlıklar gibi adetler.

Başlık parası, geline duvak örtme, kızı velisinden istemek Asurlulardan kalma adetlerdir. Kız çeyizi hazırlaması da Asurlara aittir. Güneydoğuda hala bir şekilde devam etmesi şaşırtmıyor.
Kulak memesini öpücükle çekip tahtaya tıklatma.

Ruhların tahta ağaç gibi cisimler içinde yaşadığına ve bizi duyduğu düşünülen kötü olayların havale olması istenen bir inançtır. Bu inanç Avrupa'da, Asya'da dünyanın çoğu yerinde görülür. Pagan inancı olduğu düşünülür. Paganlar taşları, ağaçları, hayvanları ve doğayı gizemli kutsal kabul eder.
Mevlit adeti.

Eskiden biri öldüğünde atını kesip etiyle pilav yaparlarmış. Bu yemek ölünün çadırına gelenlere dağıtılırmış. Buna İslam öncesinde yuğ aşı derlermiş. Şamanlar Kamlar Ozanlar Baksılar çeşitli sagu denen acıklı türküler ağıtlar okurken ayinler yaparlarmış.
Yas geleneği.

Çeşitli dinlerde kültürlerde vardır ama İslamda yoktur. İslam öncesi Türklerde ortalama 40 günlük bir yas süresi vardır. Elbiseleri ters giyme, bakımını ihmal etme, yüzünü tırnaklayarak bağırıp ağlama gibi durumlar görülür. Günümüzde televizyonu açmama müzik dinlememe ile sınırlı kalırken şii kesimde Kerbela törenleri olarak devam etmektedir.
Mezar taşları ve türbeler.

Eski Türklerde önemli kimseler öldüğünde mezarına onu hatırlatacak şekilde taşlar konulurmuş. Mezarı ölünün değerli eşyaları olduğundan odacık şeklinde yapılırdı.
Toprağı bol olsun.

Eskiden kurtlar gibi yaban hayvanları mezarları kolayca açar. Sağlam gömülmeyen ölüleri çıkarır yermiş. Bu yüzden durumu hali vakti yerinde olanların toprağını bol koyarlarmış. Bu söz şimdi tamamen farklı bir hale dönüştü. şu an Müslüman olmayan kimseler için iyi niyet temennisi olarak toprağı bol olsun denilmektedir. Işığı bol olsun bunun değişik bir sürümü. Anadolu'nun en eski milletlerinden Luvileri hatırlatmaktadır. Onların güneşe karşı ilgisi vardı. Öldükten sonra ışık olarak karıştıklarına inanırlardı.
Düşen ekmeği öpüp alna koymak.

Her nimet değerlidir fakat orta doğuda ekmek kırıntısı bile düşse alıp başa konulur. Kuşlar yesin diye temiz bir yerde ufalanır. Veya hayvanlar yesin diye bir tarafa konur. Ama asla saygısızlık yapılmaz. Üstüne kazara basıldığında üzüntü hissedilir. Bunların hepsi Sabii denen Sümerlerin devamı bir topluluğun inançlarından kalmadır. Tammuz çok sevdikleri biriydi. Buğday hasat zamanı yabani bir domuzun saldırısına uğrar. Tammuz ölmüştür ama Sabiiler için uykudadır. Artık Tammuzu hatırladıkları için ekmeğe karşı daha hassas olmuşlardır. Ne zaman buğday hasadı zamanı gelse Tammuzu hatırlar ağlarlarmış.
Dilek ağaçları

Hiçbirimiz yabancı değiliz bu ağaçlara. Hıdrellez günlerinde bile gül ağaçlarına dilekler asılır. Mezarlarda türbelere yakın yerlerde görülür. Bunlar Şamanizmden belkide çok daha eski zamanlardan kalma umut bekleyen insanların inançlardır. 11 bin yıllık geçmişi olduğu düşünülüyor.
Su ikram edene ölmüşlerinin ruhuna değsin demek.

Zerdüştlerden gelen bir inançtır. Bir Zerdüşt öldüğünde o kadar çok susayacak ki gırtlağı kuruluktan yanarken şeytan elinde bir bardak soğuk suyla görünecek. O sırada Zerdüşt din adamları eğer iyi biriyse ölen yetişip şeytana karşı yardım edecek. Sırat köprüsü inancıda Zerdüştlerden gelmedir. Kuranda yoktur.
Göze göz dişe diş.

Orta doğuya özgü binlerce yıllık bir kısasa kısas geleneğidir. Babil hükümdarı Hammurrabinin muhteşem kanunları diye bilinsede bölgede çok daha eski olduğu anlaşılmıştır.
Gece ateş közüyle oynama ve gece ıslık çalma.

Gece eline ucu yanan bir çubuk alıp yere sürtüp ve havada ateş izleriyle şekiller yapmanın cinleri çağıracağına inanırlarmış. Gece çobanın biri ıslık çalarken ne kadar doğru bilinmez peygamberimizin çobanı uyardığı söylenir. Çoban ıslık çalmaya devam ederken peygamberimizin kulaklarını elleriyle kapatarak o bölgeden uzaklaştığından bahsedilir.
Mezarlara selbi ağaçlarının dikilmesi.

Sümerlerden kalan sonsuzluğu simgeleyen bir gelenektir. Mavi gözlü insanlarda nazar değme inancı Sümerlere aittir. Nazar boncukları özellikle mavi renklidir.
Daha bunlar gibi bir çok özelliğimiz var fakat şunun farkına varmalıyız. Din her gittiği kültüre göre şekil almış. İnsanlar dine uygun hale getirdiği adetlerini yaşatmış. Getiremediklerini bırakmıştır. Bazı özelliklerini farkında bile olmadan yaşatmıştır.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
6Cevap
Türkler Osmanlı öncesi Türk toplumlarını kabul etmese de o zaman ki Türklerin islam öncesi yaptıklarını bire bir uyguluyorlar. Bu bence için teşekkür ederim emeğine sağlık.
Teşekkürler. Zaten çok fazla değişiklik olmamış. Din kültürlere pek karışmamış.
Türklerin ilk inançları Tengricilik ve Sonrası İslama geçmeleri ama kültürlerini kaybetmeleri güzel. Ne kadar bilinmese de otomatik olarak yapılıyor bu davranışlar :)
Kolay mı binlerce yıllık ata geleneklerini bırakmak?
Kolay değil bırakılmamalı da aslında devam ettirilmeli Gelenekler Görenekler bizim toplumumuzda kesinlikle önemli Şu geçtiğimiz süreç bunu bir kez daha önem olduğunu gösterdi
Son cümle bence ile ilgili her şeyi özetliyor, üstüne söyleyecek bir şey yok.
Bu bence bilgilendirici bir bence.
Özelikle şu mevlit konusunu abartanlar oluyor
Saçma bence bu mevlid.
Kuran okutursun normal ama mevlit saçma
Millet ne dinlediğini anlamıyor ama.
Güzel olmuş... Emeğine sağlık.
İyi ki İslamiyet girdi 🌺
Harika bilgiler yazmışsın teşekkürler
Orta Asya'da da bu gelenekler mevcuttur.
güzel bir yazı
Değişikmis gerçekten