Kadın olmak hayata yenik başlamak mıdır diye düşünürken tarihin tozlu raflarını kurcaladığım olur bazen. Bazı dönemler, bazı hikayeler, bazı mitler vardır ki aksini düşündürtür bana. Mesela Lady Godiva'nın hikayesi...

Daha 11. yy'da eşi Leofric halkını ağır vergilerle sömürürken, bu güzel kadın eşini protesto etmek için sadece mahrem yerlerini saçı ile örtüp Coventry sokaklarında at üzerinde gezmişti... Sonuç; vergiler geri alınmış ve bu cesur kadının hikayesi efsaneleşmişti.
Uzağa gitmeye ne hacet, eski Türk kültürünü bir düşünün. Hatun kişi Hakan ile neredeyse eşit yetkilere sahip değil miydi?

Devlet yöneten kadından ev hanımlığına terfi...
Hatun kişi at biniyor, savaşlara katılıyor, eşi bulunmadığı zamanlarda tek başına elçileri buyur edebiliyor ve ülke yönetimine dair alınan kararların altında imzası yer alıyordu. Kısaca devlet yönetiyordu. Ya şimdi? Kadın bunları yapabilecek zekaya, beceriye sahip değil miydi artık yoksa modern kölelik devri piyangosu sadece kadınlara mı vurmuştu?
Kadın ev süpürür, yemek yapar, saçını süpürge eder, saçı uzun aklı kısadır.
Hangi kültürel yozlaşma modern çağda kadını bu hale getirmişti? Ve kadınlar nasıl bu evrilişe sessiz kalabilmişti?
Kadın erkeğin bir adım arkasından yürür, her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır çünkü erkeğin arkasını toplamakla vazifelidir düşüncelerini aklımızın sofrasına meze yaptıkça zihniyet böyle gelmiş böyle gidecek.
Üstelik böyle de gelmemiş, sonradan değiştirilmiş. Kadın devrim yapan kadınken, elinin hamuruyla erkek işine karıştırılmayan olmuş ne yazık...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar