Günümüzde kadın olmak zor, geçmişte de zordu ve gelecekte de zor olacak. Çünkü ne kadar haykırırsan haykır sesini duyan olmayacak. Çürümüş zihniyetleri değiştirmek için bir kere haykırmak yetmez, üstelik en yakının bile sana inanmıyorken...
Yaşamadığım ancak şahit olduğum bir olayı anlatmak istiyorum. Üniversiteyi kazandığım yıl bir kızla tanışmıştım. Bölümlerimiz aynı ama sınıflarımız farklıydı, bir iki ortak ders haricinde onu gördüğüm söylenemezdi. Sessiz, içine kapanık, kimseyle iletişimi olmayan biri olarak tanıdım onu. Bir şekilde frekanslarımız uymuş ve aynı eve çıkmaya karar vermiştik.
Başından geçenleri bana anlatması bir buçuk seneyi bulmuştu. Üniversiteyi başka şehirde kazanana kadar, ailesi ile yaşadığı o evde öz abisi tarafından defalarca taciz edilmişti. Cesaretini toplayıp ailesine durumu anlattığında ise aldığı cevap hayatını karartmıştı.
Sus kızım böyle şeyleri başkasına sakın anlatma. Abindir o senin, yanlış anlamışsındır.

Gerçek olduğundan şüphem yoktu çünkü o bir buçuk sene boyunca ne bayramda, ne yıl sonunda ne ara tatilde evine gitmemişti. Evden para almıyor bir emlak ofisinde çalışıyordu. Ailesi ile telefon sohbetleri 1-2 dakikadan fazla sürmüyordu.
Üniversitenin ikinci yılında, yaz tatilinde ben de çalışmak için onunla kaldım. Okulun bitişi ile döneceği ev onun kabusları oluyordu. İnternet üzerinden tanıştığı biriyle evlenme kararı alıp, okulu bırakıp kaçtı. Üstelik buluşmak için gideceğini sanıyordum ama geri dönmeyeceğini ben bile bilmiyordum.

Sonrası daha acı vericiydi. Kısa zamanda hamile olduğunu öğrendim. Her gün telefonla konuşuyorduk. Bebeği istemiyor ancak doğuracağını söylüyordu. Her gün bir kız çocuğu olmasın diye dua ediyordu, kendi başına gelenlerin kızının da yaşama ihtimalini düşünüyordu.
Sonuç ise dünyaya bir kız çocuğu getirmişti. Üstelik hamileyken eşinin onu aldattığını öğrendi ve bebek daha iki aylıkken evi terk edip okula geri dönmüştü. Bir süre annesi, arkadaşım, bebek ve ben aynı evde kalmaya başladık. Annesi döndü ve biz bir bebekle aynı evi paylaşıyorduk. Benim dersim varken o bakıyor, onun dersi varken ben bakıyordum. Sınav haftaları da rica minnet annesi geliyordu bebeğe bakmak için.
Kendi yaşadıklarını yaşamasın diye dünyaya getirmek istemediği kız çocuğu, daha babasını tanımadan babasız kalmıştı. Kimse ne arıyor ne de soruyordu.
Okul bittikten sonra yine ailesinin yanına dönmek zorunda kalmıştı. Yani içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için yaptığı her hamlede yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.
Şimdi farklı şehirlerdeyiz ama arkadaşlığımız devam ediyor. Mutlu mu? Hiç olmadığı kadar mutsuz, çünkü kızı babasız büyüyor. Üstelik kendini taciz eden abiye, dayı diyor...
Demem o ki; hepimiz geleceğin anne babalarıyız. Bir şekilde içinde vicdan duygusu olmayan, yanlış yetiştirilmiş ya da zihniyeti bozuk bu insanlar bizim çocuklarımızın karşına da çıkacak belki. Bir çocuğa ilk önce böyle durumlar karşısında sesini çıkartmayı öğretin. Sonra da kendinize, çocuklarınıza güvenmeyi...
Sen ne kadar haykırırsan haykır, sesini duyan yoksa sana uzanacak bir el de yoktur.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar