İlişkilerde Kıskançlığın Sınırı Ne Olmalıdır?

Düşünüyorum da artık kendini bir erkeğe tamamen adapte eden ve dış dünyaya kendini kapatanlar var.. Bu nasıl bir zihniyettir!


Ben anlayamıyorum kimseyi kendine zincirleyemezsin. Kulubeye kapatıp sen benimsin diyemezsin. Herkesin bir hayatı olmalı.. Hayatınıza biri girdiğinde onu direk merkezine koymak ne kadar akıl alır bir durum sizce.. Senin senelerce kötü gününde yanında olmuş, her derdini kendi derdi gibi sahiplenmiş, her sırrını saklamış bir insanı silmek ne kadar doğru peki..


Kıskançlığın sınırı ne sizce?


Sevgili tabiri neden bu kadar yanlış anlaşılıyor ki?


Önemli olan sen yokken yaptıkları, konuştukları ve tavırlarıdır. Senin yanındayken yaptığı şeylere güveniceksen kusura bakmada ebem de güvenir. Ne olursa olsun her şeyini bilmek istiyorum nedir. Herkesin özeli olabilir. En yakın arkadaşıyla konuştuğu başka şeyler olabilir. Sen onun hayatına girdin diye senelerdir süregelen arkadaşlarını neden silsin ki..



Sadece benimle konuş diyenler de var .. Tek bir gülle bahar gelmez. Bu işler böyledir.. Yarın kavga edersin seni teselli edecek bir arkadaş ararsın. Ha şimdi nerde sevdiceğin?



Kimseye ederinden fazla değer vermeyin. Hak ettiği kadar gençler. Kimse o kadar da lazım değil. İstiyorsa sizinledir zaten napsanız gitmez .. Hep yanınızda olandır gerçek arkadaş ve sevgili..


Aile önemlidir. Herkes gider aileniz kalır .. Yanınızdalar ve nefes alıyorlarsa şükredin onların varlığına...


Okuduğunuz için çok teşekkür ederim...

İlişkilerde Kıskançlığın Sınırı Ne Olmalıdır?
Cevapla