Zihnimizin Kanunu: Ön Yargı

Ön yargı, kesin hüküm vermektir.


Sözlük anlamı; bir kişi ya da olaya ilişkin yeterli bir bilgi edinmeden, önceden, peşin bir karara varmış olma durumudur. Kalıplaşmış beton yığını misali kalkmaz üzerinizden. Çıkmaya çalışırsın çıkamazsın. Üstünde kurumuş bir kere çıkabilir mi?


Zihnimizin Kanunu : Ön Yargı..


Toplumun çıkardığı kendince yasa olarak görünen şeyler aslında ön yargıdan ibaret sadece. O öyle istedi, bu böyle istedi diye onu kural sayıp hayatını yaşayamazsın. Kendince önüne duvar koyarsın. Peki o duvar olmasaydı?


O duvar olmasaydı eminim ki o insanları mutlu edeceğinden aldığın hazzın 1000 katını kendinde bulacaksın. Tabii ön yargılar olmazsa..


Zihnimizin Kanunu: Ön Yargı


KS'ye birçok bence yazıldı. Dışlanmak, ön yargı üzerine. Bence toplum olarak asıl sorunumuz bu aslında. Birisi hasta bakıveriyoruz içimizden diyoruz "aaa bak diye" tekerlekli sandalyede birini görüyoruz bakıyoruz öylece. Baktığın kadar, konuştuğun kadar yardım etsene ee be kardeşim.


Sokakta mendil satan çocuk görüyoruz ya da çocuğuyla dilenen bir kadın tamam yalan söyleyebiliyor bazıları kabul ama onları aşağılamak yerine keşke azıcık daha merhametli olabilsek. İçimizden saydırmasak etrafımızdakilere.


Zihnimizin Kanunu: Ön Yargı



Balığın bile dışlandığı bir yerde yaşamak çok güzel olmalı (!)


Allport “Erken yargılar yeni bilgilerle yüzleşince değişmiyorsa önyargıya dönüşmüş demektir” der.


Günlük hayatta bile yemeğin tadına bakmadan tuz atıyoruz. Niye? Çünkü ön yargılısın kardeşim bilmeden kesin hüküm veriyorsun. Üstüne bir de uyguluyorsun.


Mesela biz kızlar ya da erkekler önceki sevgililerinde yaşadığı sorunları yeni ilişkimizde de yaşayacağız diye korkuyoruz, güvenemiyoruz yeni bir yola sapamıyoruz. Peki neler kaçırıyoruz? Ön yargı işte hep.. Öyle olmasaydı belki onunla mutlu olacaktın ne biliyorsun? :)


Zihnimizin Kanunu: Ön Yargı


Zincirlerinizden kurtulma vakti gelmedi mi hala? O elinin, ayaklarının bağlı olduğu zincirleri kopar artık. Yoksa çok şey kaçıracaksın.


Zihnimizin Kanunu: Ön Yargı


Bir hikaye var ön yargıyla ilgili sıkmadan yazmak isterim sizlere.


Bir zamanlar, dört oğlu olan bir bilge kişi varmış. Çocuklarına acele ve erken karar vermemelerini ve ön yargılı olmamalarını öğretmek için onları eğitmek istemiş. Her birini sırayla uzak bir yerde bulunan ağacın yanına gidip ona bakmak için göndermiş. İlk oğlan kışın gitmiş, ikincisi İlkbaharda, üçüncüsü yazın, sonuncusu sonbaharda gitmiş. Sonra bir gün hepsini bir araya toplamış ve ne gördüklerini sormuş. İlk oğlan ağacın çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söylemiş. İkinci oğlan, “Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı” demiş. Üçüncü oğlan başka fikirdeymiş, “Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki, daha önce hiç böyle bir güzellik görmemiştim” demiş. Sonuncu oğlan, hepsinin de haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle dolu, canlı ve hayat taşıyor olduğunu bildirmiş.


Zihnimizin Kanunu: Ön Yargı
Yaşlı adam oğullarına hepsinin haklı olduğunu söylemiş, çünkü hepsi farklı mevsimlerde bu ağacı görmeye gitmişlermiş. Onlara; “Bir ağacı veya bir insanı, kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra yargılayamayacaklarını ve neye sahip olup olmadıklarını güzelce anlatmış.”


Bizler de mevsimlerine göre, durumlarına göre , sadece bir koşula göre yargılamayalım lütfen insanları. Tek bir gözlüğümüz olmasın lütfen. İnsanları bu kadar kolay yargılamayalım. Yoksa hem çok şey kaybedeceğiz hem de karşımızdakileri yıpratacağız.


Artık empati yapma zamanımız geldi toplum olarak.Ne kadar az ön yargı o kadar çok huzur. İnsanları ırkına, dış görünüşüne, taktığı takılara, giydiği giysilere, gittiği mekanlara, yediği yemeğe göre yargılamayın. Tek bir yoldan gitmeyin. :)


Zihnimizin Kanunu: Ön Yargı



Ön yargının olmadığı bir dünyada yaşamak dileğiyle :)



#Anyna

Zihnimizin Kanunu: Ön Yargı
Cevapla