Merhabalar.
Öncelikle aşağıda yazdıklarımın anneler için de geçerli olduğunu söylemeliyim. Babalar hakkında olduğunu söylememin sebebi etrafımdaki babalarda ciddi sıkıntı olması.
Lafı uzatmadan direkt konuya gireyim.
- Çocuklarınız arasında adaletli davranın.

Bir çocuğu bundan daha fazla üzecek bir şey belki de yoktur. Sizden ve kardeşinden nefret etmesine dahi sebep olabilirsiniz. Onlara farklı davranmayın. Hem maddi anlamda eşit davranın, hem de sevginizi eşit dağıtın. Onları kıyaslamayın.
Akraba ve komşu çocuklarıyla da hiçbir konuda kıyaslamayın.
- Büyük çocuğunuzun küçüğe kötü davranmasına müsaade etmeyin.

Bunu yaparken de dikkatli davranın ki büyük olan, küçüğü kayırdığınızı ve onu daha çok sevdiğinizi düşünmesin.
Küçük çocukla büyüğü arkadaş gibi yetiştirin. Küçük çocuğun büyüğe aşırı saygı içinde olduğu, ne isterse yerine getirdiği, küstüklerinde haklı haksız farketmeksizin küçüğün özür dilemek durumunda kaldığı bir aile sağlıklı olmayacaktır.
- Bilgili olun, genel kültürünüz ortalamanın altında olmasın. Size rahatlıkla danışabilsin.

Çocuk geliştikçe siz de kendinizi geliştirin, sizden sürekli öğrenebileceği bir şeyler olsun.
- Derslerine yardımcı olurken anlamadığı konu olduğunda sabırlı olun.

Üst üste anlatmanıza rağmen anlamadığında sinirlenmeyin ve çocuğunuza aptal muamelesi yapmayın. Aklı dağılmıştır, sevdiği birini düşünüyordur ya da o tarz problemleri çözmede yetenekli değildir. Bunların olması normal. Böyle bir durum olduğunda birkaç gün ara verip tekrar anlatın ya da sizden başka biri anlatsın. Farklı anlatım tarzıyla konu daha iyi oturacaktır.
- Asla evde sigara içmeyin.

Pasif içiciliğin de sigara içmek kadar kötü olduğu biliniyor. Sigara akciğer verimi ve fonksiyonunu bozar. Kalp-damar hastalıklarına neden olur. Ona bu kötülüğü yapmayın.
- İstemeden yanlış bir şey yapmışsa üstüne gitmeyin.

İstemeden bardak, tabak kırma gibi basit şeyler için bile çocuğunu dövenler var maalesef. Yaptığının yanlış olduğunu bilerek şımarıklıktan yapmışsa ancak o zaman azarlama yoluna gidin. (dövme değil kesinlikle)
- Ona iyi bir insan olmayı öğretin ve yapıcı tavsiyeler verin.

Yardımlaşma, sabır, fedakarlık, arkadaşlık vs bunların hepsini öğretmek anne-babanın görevidir. İyi bir örnek olarak öğretmek ise paha biçilmezdir.
- İnsanlara güvenmeyi öğretin.

Güvensizlik aşılayarak onu yaşam boyu bir dosttan mahrum bırakmayın. Toplumumuzda daha küçük yaşta insanlara güvenmeme öğretilir. 'Babana bile güvenme' lafıyla büyüdük hepimiz ve kiminle konuşsam dediği hep 'Of insanlara kolay kolay güvenemiyorum ya' oluyor.
Elbette herkese güvenmek yanlış ama ne tarz insanlara güvenmesi ya da güvenmemesi gerektiğini öğretecek olanlar da bizleriz.
- Kendi yaptığınız hataları yapmaması için uyarın.

Yaptığınız hataları, o hataları hangi ruh halinde yaptığınızı, sonuçlarını anlatın ve uyarın. Zaten çocuğunuz da muhtemelen sizin düştüğünüz hatalara düşecektir. Sonuçta o, genetiğini sizden alan birisi ve onu yetiştiren siz olduğunuz için düşünce şekli de size benzer olacaktır.
- Kendine yetmeyi kendi kendine öğrenmek bir yüktür. Bunu ona siz öğretin.

Temel bilgileri siz öğretin. İlerde öğrenir nasıl olsa deyip geçmemek lazım. Ablamın eski sevgilisi 23 yaşında fatura yatırmaya çekinen, korkan biriydi. Yemek yapmayı, basit tamir işlerini vs. kız da olsa erkek de olsa öğrenmesini sağlayın. Ve de sonradan bunları kendi başına da yapabiliyor mu diye kontrol edin.
- Yapabileceğinden fazlasını beklemeyin.
Evet, ona kendine yetmeyi öğretin ama aşırıya da kaçmayın.
- Herhangi bir konuda alışkanlık kazanmasını istiyorsanız önce beraber yapın.

Bu son üç maddede anlattıklarım birbirine benzese de ayrıntıda farklı şeyler.
Bir iş çok sıkıcı bile olsa sevilen kişiyle yapıldığında eğlenceli hale gelir. Onun için başlarda beraber kitap okuyun, beraber ders çalışın. Bunu yapmak sadece annenin görevi değildir.
- Hayatında olan bitenleri, arkadaşlarını bilin, ilgilenin.

Kendimden örnek vereceğim. Şahsen babam en iyi arkadaşlarımın bile ismini dahi bilmez. Özellikle çocukluğumda ona arkadaşlarımla ilgili anılarımı rahatlıkla anlatabilmek isterdim.
Arkadaşlarını eve davet etmesine izin verin ve arkadaşları eve yatıya çağırdığında hemen telaşa kapılmayın. Bu dünyadaki herkes çocuk kaçırıcısı, katil vs değil. En iyi arkadaşıysa ve yıllardır tanışıyorlarsa bir problem çıkmayacaktır. Burada mantıklı kararı zaten duruma göre verirsiniz.
- Hatalarınız çok olsa dahi geçmişinizi anlatmaya utanmayın. Çocuğunuzun sizi tanımasına izin verin.

Bizde genelde erkekler askerlik anılarını anlata anlata bitiremezler. Sanki koca hayatları boyunca sadece askerlik yapmış gibi, başka anıları yokmuş gibi birkaç aylık dönem yıllarca anlatılır.
Unutmayın çocuğunuz sizin çocukluğunuzu, ortaokul ve lise yıllarınızı da merak ediyor. Gerçek kişiliğinizi bilmek istiyor. Yetişkin olduktan sonra suratımıza taktığımız maskenin ardındaki kişiyi görmek istiyor.
- Sağlık sorunlarıyla ilgilenmek sadece annenin görevi değildir.

Hastalandığında bitki çayı yapmak, başına bez koymak, hastaneye götürmek.. Bunlarla siz de ilgilenmelisiniz.
- Heveslerini doğru yönlendirin.

Heves ettiği birçok ilgi alanı alanı olacaktır. Onların içinden ilerde de devam ettirebileceği ve ilgisinin en baskın olduğu alanı seçmek ve çocuğu yönlendirmek sizin işiniz.
Karateyi sevmeyen çocuğu öğrenmesi iyi olur diye zorla yazdırmamanız gerektiğini söylemeye gerek yok sanırım.
- Güçlü olun, icabında hakkını koruyabileceğinizi gösterin.

Sadece fiziki olarak değil ruhen de güçlü olun. Asıl önemli olan o zaten.
- Her ne kadar baba mesleğini sürdürmek daha avantajlı olsa da meslek seçimini özgürce yapmasına izin verin.

Şu bir gerçek ki anne-babanın mesleğini sürdürmek daha avantajlıdır. Çünkü meslek sırrını size söyleyecek, işi gerçek anlamda bilgisini kıskanmadan öğretecek iki insan var. Onlar da anne ve babadır.
Ama sırf bu sebepten evladınızı asla ama asla zorlamayın. O meslekte ömrünü tamamlayacak olan kişi 'o'. Bir ömür, sevilmeyen meslekte ancak zehire dönüşür. Aile zoruyla doktor olan bir tanıdığımız var. Hastaların suratına bile bakmadan reçete yazanlardan kendisi..
Not: Mesleğiniz ve iş hayatınız hakkında bilgi vermek ona güvendiğinizin göstergesidir. (özellikle ergenlikte)
- Ders çalışırken meyvesini, çayını önüne getirme olayını abartıp başka zamanlarda da getir götürünü çok fazla yapmayın.

Bu, size olan saygısını azaltır. Arada yapmanızda ise sakınca yok, aksine samimiyeti gösterir.
Özellikle anneler kendinizi çocuklarınıza hizmetçi yerine koydurmayın.
- Yaptığınız fedakarlıkları asla başına kakmayın. Yaptığınız her şeyi bir anda silersiniz.

- Size rahatlıkla 'hayır' diyebilsin.

Fikrinize karşı çıkma hakkını tanıyın ve onun da haklı olabileceğinin bilincinde olun.
Bu yazdıklarım iyi bir baba olmaya dair değildi. Kötü bir baba olmamaya dairdi. Bunları yapan kişi sadece yapılması gerekenleri yapmıştır. Evladınız, evlatlarımız bu dünyaya kendi istekleriyle gelmiyor. Onların sorumluluğunu almaya hazır olun.
Belki ilerde iyi baba olmak hakkında da yazarım.
Okuduğunuz için teşekkürler. :))
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar