Siyasi geçmisin sosyolojik analizi


Siyasi geçmisin sosyolojik analizi



Görmekteyiz ki insanlarımız hala büyük bir çoğunluk ile ekonominin seyrini sokakta satılan domatesin fiyatında, Devlet politikasını balkonlardan şuursuzca atılan naaralarda, bir siyaset veya ideolojiye taraf olmayı fikrin eses ve uygulamalarından ziyade takım tutar gibi bir tarafta yer almakta aramaktadır. Türk siyaset tarihine söyle bir bakıldığı takdirde AKP hükümeti döneminde diğer hükümetlerce yapılmamış bir çok atılımın yapıldığı ve topluma sunulduğu yadsınamaz bir gerçek. Ülke ve toplum yönetimlerinde yapılması zorunlu olan geçmiş dönemlirde hükümetlerce yapılmayın atılımları yapan bir akp hükümeti uzunca yıllardır türk ikdidarına güç odaklığı yapmaktadır. Toplumun süre gelen sıradan yönetim anlayışının getirdiği buhran içerisinde bu atılımlara kapılarak doğrunun ne olduğu analizinde bu değerleri kullanması ve dahi bunun ötesindeki verileri yok sayması toplumsal piskolojinin kaçınılmaz bir sonucudur. Zira toplum siyasetinde ve kitlisil iletişimlerde örgütlenmelerde bir kural bir strateji mevcuttur. Akp tarafındanda bü güne kadar büyük bir titizlik ile uygulanan bu strateji "Etrafındaki kitlelere kazandırmadan kazanamazsın" ilkesidir.


Ne yazıkki toplumsal kültür ve alışkanlıklarımız bu ilkenin çok rahat bir şekilde uygulana bilmesine zemin hazırlamaktadır. Zira GYO devletlerde bu etkileşim her zaman yaşanılan bu sonucu vermiştir. Sahsi çıkar refah taraf olma güç odağında yer alma gibi bireysel dürtülerin henüz doyuma ulaşmadığı GYO devletlerde toplumsal eğilim de bireysel beklentiler ile paralel gelişmekte, ve neticede uzun vadeli reel bir analizin ötesinde çıkar ve edinimsel kavramlara dayalı bir irdelemenin toplum geneline hakim olması da kaçınılmaz bir sonuç olmaktadır. Dünya siyaset tarihinde hemen hemen her toplumda görülmüş ve yaşanmış bu olguları türk toplumuda yeni yeni yaşamaktadır. İşte bu süreçte oto yollar trenler sağlık vs vs bir hükümetin başarım ölçtü olarak algılanmaktadır. Oysaki reel olan bunun tam aksidir.


Bahsi geçen buhran içerisinde özlem duyulan atılımların aniden sunulduğu bir toplum elbetteki reel bir analizi yapamayacak bir uyuşuk zihniyete sahip olacaktır. AKP döneminde yapılan atılımların akademik bir analizi yapıldığı takdirde kısa vadeli ve uzun vadeli etkilerini görmek, gösterilenin ötesinde gizlenen strateji ve politikanın ne olduğunun görüle bilmesi henüz gelişimini tamamlamamış bahsettiğimiz üzere ekonomiyi domates fiyatında dış politikayı atılan naralarda arayan bir kitle için mümkün olmayan bir olgudur. Bütün bunların yanına birde bilgi ve eğitim yoksunu sosyolojik yaşam buna eklenince AKP ve benzeri hükümetlerin dünya siyesetinde kendi amaçları doğrultusundaki başarıları ve halk tarafından bir kahraman olarak ilan edilmeli kaçınılmaz bir sonuçtur. Türk siyaseti bu strateji iki ayrı dönemde aynı sonuçu verir şekilde yaşamıştır. Özal ve Tayyip hükümetleri.


Yani öz olarak akp hükümeti siyasi olarak başarılı olmamasına karşın toplum gözünde başarılı kabul edilmesi toplumun pragmatik değerlendirmesinden kaynaklanmaktadır. Anlık gelişimler ve bunlardan faydalanma ve hızla deklara edilerek insanlara sunulan karmaşık atılımlar , insanları uzun vadeli analizlere değil kısa vadeli ve daha gözle görülür anlık fayda sağlayan kriterlere yöneltmektedir.


Akp hükümetinin icraat döneminde yapılanlara bakıldığında insanlara bahsi geçen stratejinin gereği olarak sunulanların ötesinde yapılanları toplum neden görememektedir. Özalın zamanında kuzey ıraklı göçmenleri ülkeye kabulu ile güçlenen pkk nın aynı süreci bu gün Suriyeliler ile yaşadığımızı, hemen her bireyin reel olarak yaşadığı (ama görmekten aciz kaldığı) anti demokratik uygulamaları, ülke bünyesinde kurulan polis devletini (Bkz. polis devleti nedir?), Kendisini bir kral ilan etme çabasında olan bir lideri ve onun etrafında kümeleşen çıkar guruplarını, uzun vadeli dış ve iç politikaların nedenlerini, Sürekli empoze edilen başkanlık sisteminin esasının ne olduğunu (Zannetmeyiniz ki başkanlık sistemi ile ABD refahına kavusaçaksınız) basın yayın organlarının susturulması ile artık ölenlerin olmadığı yalanının deklerasyonunu, Çözülmeyen ve dahada kronik hale getirilen bir pkk sorununu



Uçak yapıyoruz silah üretiyoruz diyebilmek için vaz geçilen yer altı madenlerini, en önemlisi düşünen bilen bir toplum yerine bilimden uzaklaştırılmış kitlesil bir eğitim sunan eğitim anlayışının nedenlerini neden görememektedir. Ekümenlik için yapılan anlaşmaları bir ülkenin cumhurbaşkanının başka bir ülkenin karaliçesi tarafından kendisine takılan rozette İNGİLİZ DEVLETİNİN ÇIKARLARINI HERŞEYİN ÜSTÜNDE TİTACAĞINA DAİR yemen etmesini vb ise hiç saymıyorum. Zira bunu eğitim sistemini dağıtılan tablet ile irdeleyen bir topluma anlatabilmek mümkün değildir.

Burada siyasi bir karşılaştırmadan ziyade sosyo piskolojik bir analizde bulunmaya çalıştım. Kısa ve öz olarak geçmeğe çalıştım. Yapılan ve amaçlananları yazmaya kalksak burada satırlar kifayetsiz kalır. MİLLETE RAHAT BATMADI. Ben akp deki bu düşüşü tayibin cumhurbaşkanlığına geçişi ile akp nin endirek başkanı olmasında bulmaktayım. Zira bilmeden düşünmeden takım tutar gibi oy veren kitle için artık tılsım bozulmuştu. Bu kitle bir kişiyi sevdimi sever. Ona gördüğü hezeyanı anlatamazsınız. Sevdiği kişi statü değiştirdimi artık onun şuursuz yaklaşımıda etkisini kaybetmiştir. Fakat ülke üzerindeki AKP laneti henüz son bulmamıştır. (Anlatıklarımı anlayamadıysanız hala aklınız yalnızca domatesin fiyatında demektir)



Bu süreçten sonra ne olaçaktır. AKP nin zihniyeti ile muhtemel senaryolardan bir kaçını yazalım. Bir azınlık hükümeti kurularak ardından erken seçime gidilecek ve bu ani atılım ile ha keza yanında bütün brokrasiyi elinde tutan hükümetin görünmez eli ile yeni seçimde tek parti ikdidarı tekrar sağlanacaktır. Veya hükümet akp tarafından değil diğer partiler ile bir koalisyon olarak kurulacak ülke genelinde örgütleşmiş yapının etkisi ve muhtemel oluşacak koalisyonun cumhur başkanı tarafından kösteklenmesi ve en önemlisi koalisyonun oluşturacak partilerin taban zıtlığı nedeni ile oluşacak kararsızlık ve istikrarsızlığın bunun yanında hükümet ve çankayanın (Saray demiyorum ben zira krallığı veya padişahlığı kabul edecek kadar aciz değilim) beklenen çatışmasının ekonomiyi ve brokrasiyi etkilemesinden sebeb doğacak krizlerin akp yi yeniden kahraman ilan etmesi.


Değişen bir şey yok millete rahat batmadı ki zaten kimse rahatta değildi. Bu tamamen dünyadan bir haber yaşayanların bir hezeyanı idi. Olan ise şu Lanet devam etmekte. Taki herkes bunu bizzat sahsi yasamlarına tezahür edip gözlerine sokuluncaya kadar da devam edecektir. İşte o gün AKP yi besleyen bu insanların hiç biri ben akpli idim demeyecek benden daha fazla akp karşıtı olacaktır. Neden mi çünki BİZ YAPTIK HADİ BERABER TEMİZLEYELİM diyecek yüzleri bulunmayacaktır. Bir musibet bin nasihattan iyidir.

Siyasi geçmisin sosyolojik analizi
Cevapla