Empati nedir?
Kendini karşındakinin, o objenin yerine koymak, onun hislerini, ne düşündüğünü idrak etmeye çalışmak.
Bugün bir deneme yapmaya karar verdim ben de, çok zor bir empati denemesi olacak, bencemi bir başkasının ağzından yazmaya, aslında paylaştığımız hisleri onun hassas çocuk kalbini yaşamaya çalışarak yazmayı deneyeceğim. Belki "o", "onlar" olarak değil de "ben", "biz" olarak görürsem, görmeyi başarabilirsem, başarabilirsek daha farklı noktalara getirebiliriz her şeyi.
Affınıza sığınarak başlıyorum artık...

Merhaba. Benim adım Alçin. 11 yaşındayım, okula gitmiyorum, nedenini bilmiyorum ama annem ve babam okula göndermiyor beni. Geçenlerde kapının önünde oynarken amcamın oğlu Emrah abi ile babamın konuşmalarını işittim, "Kızın okulda ne işi var?" dedi babam. Anlamadım hiç.

Esra öğretmen okula gitmemiş miydi yani? E nasıl öğretmen olabilmişti ki? Ben neden öğretmen olamıyorum o zaman? O da kız, ben de kızım. Neyse, babam diyorsa vardır bir bildiği, benim hep iyiliğimi ister o. Annem de öyle, her şeyi öğretir bana, yemek yapmayı, ev temizlemeyi hep ondan öğrendim ben, koca kadın olmuşum artık, büyümüşüm hem, çocuk değilmişim, öyle arkadaşlarımla sokaklarda oyun oynayamazmışım, ayıpmış, öyle diyor annem.
Ama canım istiyor işte, pek arkadaşım da yok bu yüzden, oyuncaklarımı alıp bahçenin gelen geçenin göremeyeceği bir yerine gidip oynuyorum kendimle başbaşa.

Geçen akşam amcamlar misafirliğe geldiler bize, Emrah abi de vardı, ben çok severim Emrah abiyi. Abim yok benim, ama Emrah abi abim gibidir, birlikte büyüdük zaten, daha doğrusu o hep büyüktü de ben büyüdüm, bana 1. sınıfa giderken yardım ederdi hep, o tarlaya giderdi traktörle, beni de okula bırakırdı, yolunun üstündeydi zaten okulumuz da.
Artık annem izin vermiyor traktöre binmeme de, çok özlüyorum o yan tarafa oturup tıngır mıngır gitmeyi, ama kızıyor işte, koca kadın olmuşum, dedim ya.
O akşam da bu cümle çok geçti konuşurlarken, annem odama gönderdi beni, bir yandan bebeğimin saçlarını tararken bir yandan konuşmalarını dinledim. Yengem ve annem ne konuşuyordu duyamıyordum, ama babam yine aynı şeyleri söylüyordu, ama Emrah abiyi övüyordu, sonra amcamı duydum."Allahın emri, peygamber ..." diye birşeyler söyledi ama anlamadım, babam da "Verdim gitti!" diye sevinçle bağırdı. Ne verdi ki acaba? Ne istemişti ki amcam? Hiç anlamadım.
Güle eğlene gittiler sonra, bizimkiler kaldı evde sadece. Usulca açtım kapıyı, gittim yanlarına. "Baba, amcama ne verdin?" dedim, "Annen anlatır sana." dedi keyifle, kalktı kahveye gitti.
Döndüm anneme merakla, "Anne ne oldu?" dedim, "Evleniyorsun!" dedi gülerek. Yine anlamadım ama ben, annemle babamdan biliyorum, beraber uyuyorlar, ama ben ayımla uyuyorum, pompiğimle ikimiz zar zor sığıyoruz yatağa, uyandığımda hep yere düşmüş oluyor, evlenirsem kocam yatağa sığmaz ki, ayımı bırakmak istemiyorum ki ben, seviyorum onu, sıcacık oluyor sarılınca.

Derken annem bir şey daha söyledi. "Emrah abinle evlendireceğiz seni, amcan seni istedi babandan, başlığını da verdiler."
Durdum biraz öylece.
"Anne, başlık ne?" diye sordum, "Boşver o senin işin değil." dedi ve mutfağa gitti annem. Ama neden gitti ki hemen? Daha merak ettiklerim vardı benim. Emrah abin dedi, e ama o benim abim değil mi? Kimse abisiyle evlenmiyor ki, ben neden evleniyorum?
Hem çok uzun Emrah abi, kocaman, ufacığım ben, bazen özeniyorum kadınlara, aynaya bakıyorum, onların göğüsleri var, benim göğsüm de yok, küçücük benimkiler. Oje sürmeme bile izin vermiyor annem, Esra öğretmen sürüyordu ama. Ben hiç kadına benzemiyorum ki. Bana izin de vermiyorlar hiç. Ben nasıl karısı olacağım ki onun? Ne yapacak ki bana?
Sahiden, ne yapar ki bir kız birisinin karısı olunca?
Daha bu sabah dövdü annem beni yumurtayı yaktım diye, Emrah abi de döver mi yemek yapamazsam? Ya daha ütü yapmayı da öğrenmedim, çok sıcak o, korkuyorum ben. Ütüleyemezsem peki, o zaman ne olacak?
Ya hep döverse beni, daha hiçbir şey bilmiyorum ki ben, kızarsa bana, o zaman ne olacak? Amcam korur mu beni? Canımı acıtmasından korkuyorum, babam da korur hem, değil mi? Annem kıyamaz bana. Hep dövüyor ama, başkasının yapmasına izin vermez. Değil mi?
Evlenmek istemiyorum ama ben. Bunu söylesem onlara, "Anne, baba, desem, ben evlenmek istemiyorum, sizinle kalmak istiyorum.", ne olur ki? Kızarlar mı?

Çok sinirliler, kızarlar bence. Ayşe ablaya çok kızmışlardı. Hatırlıyorum onu. Ali abiyle buluşurlardı evlerinin arka tarafında, görürdüm odamın camından. Kimseye söyleme demişti. Söylemedim ben de. Her buluşmalarından sonra camıma gelirdi. "Nasılsın güzelim?" der, çikolata verirdi bana. Sonra gittiler ikisi de. Abdullah abi de gitti bir hafta sonra. Bu arada Abdullah abi Ayşe ablanın abisi. Abdullah abi gideli 3 sene oldu galiba, babam çok sever onu, "Erkek adam!" der her bahsi açıldığında. Bir kere sordum "Ayşe abla nereye gitti?" diye, çok kızdılar. Sormadım ben de bir daha. Korktum.
İstemiyorum diyemem. Kızarlar, küserler belki bana. Çok üzülürüm ben. Hiç değilse pompiği almama izin verirler, değil mi? Pompiğim yanımda olursa korkmam, korkarsam sarılırım ona. Sorayım anneme, bekleyin.
-Anne, pompik de benimle gelebilir mi?
Bir kusurum olduysa, biliyorum ki sizler affedersiniz beni. Ancak "Alçin" bizleri affeder mi? Bu soruya yanıt veremiyorum ben. Sağlıcakla kalın...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer