Herkese merhaba! Bence'me hoş geldiniz...

ABD tarihinin yankı uyandıran bu olayı 28 Şubat 1997 sabahı saat 09:17-09:57 arasında gerçekleşti. Tam tamına bu 44 dakikalık zaman diliminde büyük bir banka soygunu girişiminde bulunuldu. Filmlere ve şarkılara konu alan bu soygun macerasının sonu epey kanlı, şimdiden benden söylemesi.
Şimdi bu soygunu planlayıp gerçekleştiren iki soyguncudan bahsedeyim; Bunlardan bir tanesi daha önce gayrimenkul dolandırıcılığı gibi suçlardan sabıkalı olan Larry Eugene Phillips Jr diğeri ise elektrik mühendisliği diplomasına sahip Emil Decebal Mătăsăreanu’nun bir spor salonunda tanışıp bir araya gelmesiyle macera başlamış oluyor. Spor salonunda tanışıp kısa süre de çok yakın bir arkadaşlık kuran bu ikilinin arkadaş olmasını sağlayan en temel özellik ise ateşli silahlara bir hayli ilgili olmaları.
Soygun öncesi duruma bakalım

Bu ikili büyük soygundan 4 yıl önce yani 1993'te aşırı hız yapmaktan durdurulurlar ve trafik polisi tarafından azarlanırlar. Yapılan araç aramasında araçtan bir sürü ağır silah çıkmasıyla ikili 100 gün hapis yatarak 3 yıl şartlı tahliyeyle salıverilirler. Ama bu ikilinin durmaya hiç niyeti yoktur. 1995'te bir güvenlik şirketine ait zırhlı aracı çalar. Bununla da yetinmeyip işlerine devam ederler. İkili Mayıs 1996’da bu kez California, Los Angeles, San Fernando Valley’deki Bank of America’nın iki şubesini soyarak 1.5 milyon dolarla kayıplara karışırlar. Fakat soyguncularımızın gözü doymaz ve bu sefer ki hedefleri en büyük vurgunları olacaktır, yani Kuzey Hollywood, Bank of America...
Soygun öncesi son hazırlıklar

Bu soygun, ikilinin en çok önem verip hazırlık yaptığı ve en büyük vurgunu yapacaklarını düşündükleri soygundur. Bu yüzden bu soygun için evlerinde aylarca hazırlıklar yaptılar. Yaptığı hazırlıklar ise bir banka soymaktan çok savaşa katılma hazırlığı niteliğindeydi. Soyguncular tek başlarına kat kat kevlar kumaşlar dikip bütün vücudunu ve uzuvlarını koruyacak şekilde zırhlı kıyafetler hazırladılar. Bu kıyafet öyle kalın ve güçlüdür ki polisin bir kaç metreden ateş ettiği pompalı tüfeğin mermisi bile bu adamları yere dahi düşüremedi. Koruyuculuğu siz düşünün...
Üstlerinde ki kevlar zırhlı kıyafetlerin açık kısımları sadece başları, parmakları ve ayakkabılarıydı. Ayrıca 100 adet mermi kapasitesine sahip özel şarjörlü ak 47 ve ar 15 tüfeklerine sahiptiler. Soygun için 5 adet tam otomatik uzun namlulu silahları vardı. Ayrıca kullandıkları mermiler 7.62x39 zırh delici mermileriydi. Hem 100 mermi kapasiteli şarjör hem de zırh delici mermi bir araya gelince etrafa bilhassa sadece tabancası olan devriye polislerinin üstüne ölüm saçmaya başlayacakları aşikardı.
Cuma sabahı bankanın önüne gelen ikili 5 adet tüfek ve bir hayli fazla cephane ile kuşandılar. İkili her yerini siyahlara bürümüş, polislerin geliş saatlerini hesaplayarak girişten 8 dakika sonrayı ayarladılar.
Artık soygun için her şey hazırdır...
Phillips Jr’in polis telsizlerini dinleyerek tahmini varış süresini hesaplamasından dolayı ikili saatlerini 8 dakika sonraya ayarladılar.

Ancak bu sefer kısa çöpü çeken taraf bu ikili oldu. Sabah saatlerinde bankaya silahlı ve maskeli iki kişinin girdiğini gören şans eseri oradan geçmekte olan bir devriye polisi telsizle destek istedi. Fakat ikilinin bundan haberi yoktu ve bankaya girip soygunu başlattılar.
”Herkes yere yatsın, bu bir soygundur!”

İlk başta para çekmekte olan birini yere yatırarak işe başlayan ikilimiz bankadan içeri girip görevlileri ve yaklaşık 30 kişiyi korkutmak amaçlı havaya uyarı ateşi açarlar. Gerçekten de ''Bu bir soygundur lanet olasılar!'' repliğinin hakkını vererek soyguna devam ettiler.
Ama bu sefer diğer soygunlara nazaran bu ikilinin şansları yaver gitmedi çünkü bankanın kasasında hesapladıkları vurgunun yarısı kadar para olduğunu fark ettiler. Bunun üzerine sinirleri bozulan ikili bankada ki görevlilerle kavga etmeye başlar. Üst üste gelen aksilikler sonucu kasadaki paranın tamamını bile alamadan apar topar bankadan ayrılmak zorunda kalırlar. Fakat onları dışarıda bekleyen bir sürpriz vardır.
”Silahlarınızı bırakın ve teslim olun!”

İkili tam bankadan çıkarken sabah onları göre devriye polisinin telsizden destek istemesiyle gelen diğer polislerle beraber etraflarının sarıldığını fark eder. Tek başına bankanın kuzey kapısından çıkan Phillips'e polis megafonundan ‘'At silahını evlat! Teslim ol!’' uyarısı gelir. Bunu duyan Phillips hiç oralı olmayarak bankaya geri döner. Bir süre sonra iki soyguncundan biri kuzey kapısından biri güney kapısından çıkar. Her olaya karşı tam teçhizat gelen ikili polis tabancalarından çıkan kurşunlara aldırış etmeyerek çatışmaya girer. Ellerinde ki ak 47 ve ar 15 tüfeklerinin 100 mermi kapasiteli şarjörleri ve zırh delici mermi kullanmalarının da bir araya gelmesiyle ikili polislerin üstüne yaylım ateşi açar. Polis araçlarının camları iner, tekerlekleri patlar, zırh delici mermiler polis araçlarını delerek polisleri yaralar. O yoğun ateşin altında hiçbir polis başını kaldıramaz. Polislerin bazıları cesaretli davranıp ateş etmeyi başarsa da 9 mm kurşunların kat kat dikilmiş kevlar zırha çarptığında hiçbir etkisi olmadıklarını görürler. Artık devreye SWAT timlerinin girmesi gerekiyordur.
Çatışmanın sertliği giderek artıyor
Polisler ve ikili arasında ki çatışmanın sertliği giderek arttı. Kısa sürede bir çok polis yaralandıktan sonra Phillips ayağından vuruldu ve Mătăsăreanu’nun yardımlarıyla beyaz sedana binerek kaçmaya çalıştılar. Ancak Phillips araca binmeden önce aracı kendine siper alarak polislere ve helikoptere ateş etmeye devam etti.
İkilinin son direnişleri

Phillips arkadaşından ayrılmaya karar verdi ve polislerle çatışmaya devam ederek park halindeki bir kamyonun arkasına siper aldı. Yeni şarjörü taktığı esnada tüfeği sıkıştı, panik halinde tüfeğin kurma kolunu çekerek birkaç kez tüfeğini düzeltmeye çalıştı ancak başaramadı. Daha sonra tüfeğini atıp tabancasını çıkarıp kaldığı yerden ateş etmeye başladı. Ateş etmeye devam ederken polislerden biri onu sağ elinden vurdu ve tabancasını düşürdü. Yerdeki tabancasını almaya çalışırken diğer polisler tarafından mermi yağmuruna tutuldu. Hatta öldükten sonra dahi cesedine ateş edildi.
Arkadaşı Mătăsăreanu ise arabayla sadece 3 blok kaçabildi. Yolda başka bir arabanın önünü kesip silahlarıyla beraber o arabaya geçti ancak arabayı çalıştıramadı. Tam da o anda yolun iki tarafından SWAT timlerinin baskınına uğradı. Kaçamayacağını anlayınca tüfeğini kapıp arabanın arkasına sığınarak gördüğü bütün polislere ateş etmeye başladı. Bunun üzerine SWAT timleri siper aldığı arabanın altından kevlar zırhı olmayan ayakkabısına ve bacaklarına toplam 29 kere ateş edip Mătăsăreanu'yu yaralamayı başardılar. Mătăsăreanu bunun üzerine silahını bırakıp iki elini de havaya kaldırıp teslim oldu. Ancak 75 dakika boyunca gelmeyen ambulans yüzünden kan kaybına bağlı travmadan hayatını kaybetti.
Popüler kültüre etkileri

Olayın yankıları yıllarca ABD’de devam eder. Eh tabii Hollywood senaryosu tadında geçen bir olay olunca hele ki Hollywood sokaklarında geçiyorsa bunun popüler kültüre olan etkilerini tahmin etmemiz zor olmasa gerek. Bu olayın 2003 yılında Yves Simoneau’nun yönetmenliğindeki 44 Minutes: The North Hollywood Shoot-Out filmi çekilmiştir. Hatta bununla kalmayıp bu olayı ele alan kitap dahi çıkmıştır. Kitabın ismi ise ''Uniform Decisions: My Life in the LAPD and the North Hollywood Shoot-Out'' olmakla beraber o dönem içerisinde popülaritesini korumuştur. Son olarak bu olayın belgeselinin çekilmesiyle beraber ünlü thrash metal grubu Megadeth bu olay hakkında ''44 minutes'' şarkı bestelemiştir.
Başka bir Bence'de görüşmek üzere, esen kalın... 😊
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar