Türkiye'yi Felaketten Kurtaran Kahraman Doktoru Tanıyalım!

Bir ilaç faciası

Türkiye'yi Felaketten Kurtaran Kahraman Doktoru Tanıyalım!

Takvimler 1 Ekim 1957'yi gösterirken Alman firması Grünental, Talidomid içerikli Contergan adlı ilacı piyasaya sürer. İlacın kullanım amacı hamile kadınların uyku ve bulantı gibi sorunlarını gidermektir. İlaç birçok Avrupa ülkesinde, Avustralya'da ve Kanada'da reçetesiz olarak alınabilen popüler bir tedavi haline gelmiştir. Yaklaşık 50 ülkeye tedarik edilen ilacın sonucunun bu denli zararlı olacağını kimse hayal dahi edememiştir.

Zararın boyutu 90.000’den fazla düşük, 10.000’den fazla sakat ve ölü

Türkiye'yi Felaketten Kurtaran Kahraman Doktoru Tanıyalım!

Dünya genelinde kusurlu doğum sayıları artıyor fakat nedeni bir türlü saptanamıyordu. Zamanla hastaların ortak özellikleri tespit edilip gözler ilacın firması Grünenthal’a çevrilince şirket bütün suçlamaları inkar ediyor. Yıl 1961'i gösterdiğinde bir Hamburg'lu bir çocuk doktoru olan Widukind Lenz tarafından kanıtlar toplanıyor ve şirketin yaptığı büyük hatayı kabullenmekten başka şansı kalmıyor.

Projenin başındaki isim Nazi doktoru Otto Ambros’tur. İlacın mucidi Heinrich Mückter ise Hitler'in ırkçı çalışmalarında yer almış bir doktordur. Kendisi Tifo virüsü ile ilgili yaptığı araştırmalarda Nazilerin esir aldığı masum insanları canlı denek olarak kullanmıştır.

İlacı kullananlara ne oluyor?

Türkiye'yi Felaketten Kurtaran Kahraman Doktoru Tanıyalım!

Günümüzde bu ilaç Lepra, AIDS ve bazı kanser türlerinde tedavi amaçlı kullanılmakta fakat ilacı kesinlikle hamile kadınların kullanmaması gerekir. Fakat o dönemde ilaçla ilgili yeterli araştırma yapılmadığından böyle bir uyarıda bulunulmuyor.

Türkiye'yi Felaketten Kurtaran Kahraman Doktoru Tanıyalım!

Hamilelik sürecinde thalidomide kullanan kadınların bebeklerinde çeşitli anomaliler tespit edildi. Bebeklerin elleri ve ayakları gelişemiyor, kasıktan ya da omuzdan kolsuz, bacaksız deforme uzuvlar ortaya çıkıyordu. Bu durumun tıptaki adı fokomeli. Bebeklerde körlük ve sağırlığa da rastlanıyordu. 90.000’den fazla düşük, 10.000’den fazla sakat ve ölüm vardı.

Bu felaketin yaşanmadığı iki ülke var birisi ABD diğeri ise Türkiye.

Türkiye'yi Felaketten Kurtaran Kahraman Doktoru Tanıyalım!

Bu ilaç sadece ABD’de ve Türkiye’de onaylanmadı. Hatta ABD’de yalnızca 17 kişi etkilenirken Türkiye’de tek bir vaka bile görülmemiştir.

ABD’yi felaketten kurtaran kadın kahraman Frances Oldham Kelsey

Türkiye'yi Felaketten Kurtaran Kahraman Doktoru Tanıyalım!

İlaç ABD’ye giriş yapmak üzeredir hatta anlaşma aşamasındadır. Fakat Dr. Kelsey’in ilaç ile ilgili bilgiler istemesi üzerine anlaşma sekteye uğrar. Çünkü Dr. Kelsey her bilgiden sonra yeni bilgiler talep edip hummalı bir araştırmaya girişmiştir. Bu oyalama devam ederken İlacın yan etkileri kamuoyuna sunulunca Dr. Kelsey ABD’de milli kahraman ilan edilir. Daha sonra Kanada'nın en büyük onur nişanı olan “Order of Canada” ile ödüllendirilir.

Türkiyeyi felaketten kurtaran muhteşem kahraman Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün

Türkiye'yi Felaketten Kurtaran Kahraman Doktoru Tanıyalım!

Süreyya Tahsin bir Kurtuluş Savaşı gazisiydi. Savaş sırasındaki hizmetleri ve başarıları ile İstiklal Madalyası kazanmıştı. İlacın Türkiye gündeminde olduğu bir dönemde ilacı inceleyip sağlık bakanlığından hemen ilacı engellemesini ister ve böylece yaşanacak büyük bir felaketin önüne geçer. Çalışmaları böylece sona ermez kendisi amniyotik sıvıda ilk kez kök hücreyi keşfeder ve uluslararası bültende kök hücre çalışmalarına öncülük eder.

Sonra ne olur her zamanki şey sahip çıkılmaz ve değeri bilinmez. Ankara'da kendine bir laboratuvar tahsis edilmesi isteği reddedilir. Türkiye’de olmasa Nobel tıp ödülü kazanabilecek adam unutulmaya yüz tutar. Kendisine savaşta aldığı İstiklal Madalyası dışında takdire şayan bir ödül verilmez.

Gerçek kahramana en azından vefa borcumuzu adını duyurarak verelim.

Türkiye'yi Felaketten Kurtaran Kahraman Doktoru Tanıyalım!
Türkiye'yi Felaketten Kurtaran Kahraman Doktoru Tanıyalım!
Cevapla