Türkiye'de Perili Bir Ev ve Yaşananlar!

Olay 1985 yılında geçiyor, olayı 5 farklı kişi aynı şekilde bir arkadaş ortamında bize anlatıyor, inanıp inanmamak size kalsın bana da anlatmak düşsün, özgün bir bencedir o yüzden lütfen eleştirirken kaba olmamaya gayret edin.

Malatya-Baskil

Hayatımda ne gittim ne gördüm, birçoğunuz burayı görmemiştir, 1985 yılında Baskil de bir eve taşınan iki çiftin başından geçmiştir.

Hafta sonu tatile çıkan 2 memur çift eve geldiklerinde halının üstünde bir bebek buluyorlar, bebek mavi gözlüydü. Bebeği alıp polise götürüyorlar ve teslim ediyorlar ( Memur arkadaşlar var ise oradan arşivden bulabilirler) bebeği teslim edip eve döndüklerinde tekrar halının üzerinde o bebeği görüyorlar. Polise gittiklerinde ise polis "Bebek kaçırıldı" diyor. Aile 3 kez bebeği gerip veriyor 3 kez bebek geri geliyor. Lale hanım ( memurun eşi) bebeğe bakmak gerektiğini düşünüyor ve karnını doyuruyor. Altının pislenmediğini fark ettiği zaman ise bebeğin mahrem yerini açıyor. Bide ne görsün bebeğin mahrem yeri kapalı yani ne erkek ne dişi. Olayı eşi Mesut beye anlatıyor ( oda eşi işte) ikisi kısa bir şoktan sonra hastaneye kadar gidiyorlar. Hastaneye gittiklerinde doktorlar bebeğin dişi olduğunu söylüyor. Lakin doktorların görüp bu çiftin göremediği şey neydi?

Türkiye'de Perili Bir Ev ve Yaşananlar!

Doktorlar aileye bebeğin bir organa sahip olduğunu söylemeleri ve akabinde geri yollamaları ile hikaye başlıyor ( yani doktorlar kızın şeyi olduğunu söylüyor) Mesut bey amca bebeği alıp Elazığ da bir hastaneye götürüyor. Oradaki doktorlar ise bebeğin erkek olduğunu ve cinsel organa sahip olduğunu söylüyorlar. Olay iyice karışıyor hatta tabiri caiz ise Mesut bey amca yusuf yusuf çekmeye başlıyor. Eve döndüklerinde bebeği beşiğe koyuyorlar. Bir süre sonra beşikten "Gelin buraya" çağrısı alıyor bu sevimli çiftimiz koşarak beşiğe gittiklerinde bebeğin sakalları olduğunu görüyorlar. O sırada Lale hanım abla kafayı yiyor. Ciddi anlamda kafayı yiyor. Tekrar doktor yoluna gidiyorlar. Doktorlar sakinleştiriciler ile hanım ablamızı düzeltmeye çalışıyorlar. Bebeği gösteren Mesut beye doktorlar garip bakışlar atarak "Bu bebekte sakal yok bir psikoloğa görünün" tarzı cümleler kuruyorlar. Bebek 6 ayın sonunca çocuk esirgeme kurumuna veriliyor. Ailemiz İstanbula taşınıyor. Aradan 3 ay geçtikten sonra bebek bu seferde ailenin yatağından çıkıyor. Mesut abi bir sinir ile bebeği alıp camdan aşağıya atıyor. İçeri tekrar girdiğinde bebek tekrar yatakda duruyordu. Lale hanım ise artık pes etmişti bebeğe bir isim koymayı bile düşünmüştü.

Türkiye'de Perili Bir Ev ve Yaşananlar!

Böyle böyle bunlar 2 sene bebeği büyütüyorlar. 2 Senenin sonunda bebek konuşmaya başlıyor ve Mesut bey amcaya benzemeye başlıyor fiziken. Bu 2 sene içinde Mesut abi işinde kıdem alıyor. Lale ablaya ise bilinmedik bir yerden miras geliyor. 2 Senenin sonunda Mesut abi bir hocaya danışıyor ve olayları anlatıyor. Hoca çocuğu gösterin bana diyor. Bir süre sonra hoca tahmini olarak bu bebeğin bir cin olduğunu ve müslüman bir cinin çocuğu olduğunu anlatıyor. Bebek ise hocanın yanında sürekli "Okuma-okuma" tarzı cümleler kuruyordu. Aile çocuğu ilk aldıkları eve bırakmayı düşünüyor ve Malatyaya tekrar geri dönüyor. Eski evlerine kiracıdan izin alıp giriyorlar. Çocuğu gören kiracı "Benim çocuğumun sizde ne işi var " diyip bunlardan çocuğu alıyor. Aile polise giderek çocuklarının kaçırıldığını söylüyor. Polis eve vardığında ev yanar halde duruyordu. Ve penceden bebek el sallıyordu.

Olaydan sonra bu çiftimiz kafayı yiyor, Erenköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde hala yatıyorlarmış. varsa yürekli 5-6 arkadaş bir geçmiş olsuna gidebiliriz.

Bitti.

Türkiye'de Perili Bir Ev ve Yaşananlar!
Cevapla