Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Son günlerde, hatta son yıllarda farkındaysanız sosyal şiddet olaylarında gözle görülür bir artış var. Hoşgörüsüzlük had safhada. İnsanlar adeta çıldırmış durumda. Hal böyle olunca sevgili Psikiyatrımız Onur Okan Demirci'ye bir danışalım istedim. Sevgili hocamızla bir önceki söyleşimizde çok özel bir konuyu, 'Aşkın bilimsel tanımını' konuşmuştuk. Amma velakin bugün konu biraz daha derin ve oldukça can yakıcı.

Konumuz: Öfke ve şiddet

Konuğumuz: Kurucusu olduğu ZioN Psikiyatri Akademisinde görevli Psikiyatrist / Psikoterapist Doktor Onur Okan DEMİRCİ

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Sevgili Onur bey, öncelikle bir kez daha KizlarSoruyor'da sizi görmekten mutlu olduğumuzu belirtmek isterim. Hoş geldiniz. Yine değerli bilgileriniz den faydalanmamız gereken önemli durumlar var. Bugün son günlerde adeta patlama yaşayan öfke ve şiddet konusunu konuşmak istedim. İlk sorum şu olsun hocam; öfkenin ve onun neden olduğu şiddet eğiliminin bilimsel tanımı nedir? Beynimizde ne oluyor da bir insan kendini kaybedecek kadar kontrolden çıkıyor?

Merhaba. Yeniden sizlerle birlikte olabildiğim için mutluyum. Gözlerinizi yormamak adına hemen ilk sorumuzun yanıtı ile başlayayım. Öncelikle öfke duygusu insanın doğuştan var olan temel duygularından bir tanesidir. Günümüzde sahip olduğumuz bilimsel bilgilere göre öfke duygusu sonradan kazanılan bir duygu değil doğumumuzla birlikte genetik olarak kodlanmış şekilde varoluşumuzdan bu yana bizlerle birlikte olan bir duygudur.

"Öfke bir duygudur ve tüm insanlarda mevcuttur. Şiddet ise duyguların sonucunda ortaya çıkan bir davranıştır."

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Her şeyden önce şunu ayırt etmemiz çok önemli; öfke bir duygudur ve tüm insanlarda mevcuttur. Şiddet ise duyguların sonucunda ortaya çıkan bir davranıştır ve insandan insana göre değişmektedir. Yani özetle söylersem öfke her insanda doğuştan var olan bir duygudur, şiddet ise sonradan öğrenilen bir davranıştır. Bilimsel olarak biraz daha detayına inecek olursak. Duygular (öfke, mutluluk, şaşkınlık gibi) beynimizde kortikolimbik sistem denilen, özellikle beynimizin sağ yarımında yer alan bir sistem tarafından yönetilir. Davranışlarımız ise beynimizin frontal yani ön bölgesinde kontrol edilmektedir.

"Beynin bu ön bölgesi (frontal korteks denilen yapı) bizi diğer hayvanlardan ayıran temel bölgedir."

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Beynin bu ön bölgesi (frontal korteks denilen yapı) bizi diğer hayvanlardan ayıran temel bölgedir. Bizi insan yapan, davranışlarımızı belirleyen, kişiliğimizi oluşturan işte bu ön bölgedir. Bu nedenle duygularımız sonucunda ortaya çıkan şiddet gibi davranışları ön bölgemiz kontrol eder. Burası yeterince işlev görmediğinde ise kontrol edemeyiz. Kontrol edemezsek deyim yerinde ise insanlıktan çıkmış oluruz.

"Davranışlar duygularımızın sonucunda ortaya çıkarlar. Duygular ise düşüncelerimizin ürünüdür."

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Bir insanın öfkelenmesi için illa ki bir sebep gerekir mi? Her öfke patlamasında şiddet eğilimi de ortaya çıkar mı? Öfke ve şiddet arasındaki bağın bilimsel açıklaması nedir?

Davranışlar duygularımızın sonucunda ortaya çıkarlar. Duygular ise düşüncelerimizin ürünüdür. Düşünce duyguyu doğurur, duygu da davranışı ortaya çıkarır. Bilimsel olarak duygular düşünce olmadan kendiliğinden ortaya çıkmaz. Fakat çoğu zaman, özellikle acil durumlarda (tehlike, ani olaylar gibi) bu düşünce sistemi o kadar hızlı çalışır ki (beyin çok çabuk yanıt verme ihtiyacı hissettiği için) düşündüğümüzü fark etmeyiz ve sanki hiç düşünmeden tepki vermiş gibi görünürüz fakat terapiler sonucunda kişilere aslında orada bir düşünce olduğunu ve bunu kontrol edebileceklerini fark ettiririz.

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Bir örnekler açıklayacak olursam; elimdeki yemeği alan birine karşı önce ‘yemeğimi aldığı için aç kalırım’ diye düşünürüm, sonra aç kalma düşüncesi ile ‘korku’ veya ‘öfke’ duygusu ortaya çıkarırım. Eğer korku duygusu ortaya çıkardıysam korkuya uygun olarak ‘yeniden yemek bulma’ davranışına girerim. Eğer ki ‘öfke’ duygusu ortaya çıkardıysam yemeğimi alan kişiye karşı ‘saldırma’ davranışına girerim

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Onur hocam bilirsiniz ki kadının fizyolojisi, yaratılışı gereği, erkeğe göre zayıftır. Peki bir erkek, kendisine vurmaya veya karşı koymaya gücü yetmeyeceğini bildiği, sevdiğim dediği, hayatını paylaştığı, aynı yatakta uyuduğu, belki çocuklarının annesini hangi psikolojiyle dövebilir? Aynı erkek, başka bir erkeğe ya da kendinden daha güçlü birine de aynı tavrı gösterebilir mi? Yani kadının acizliği, güç olarak yetmemesi mi onu bu sonuca iter? Kadını döven erkeğin beyin yapısı nasıldır?

Bu sorunun yanıtı buraya sığdıramayacağım kadar uzun olacaktır. Verdiğim eğitim ve seminerlerde bu konuya oldukça değiniyorum. Özetle şunları söyleyebilirim; fiziksel olarak kadını güçsüz görmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Silahlı çelimsiz bir erkek karşısındaki silahsız oldukça güçlü bir erkeği alt edebilir. O halde burada güç unsuru kas gücü değil kullanılan silahtır. Babaerkil kurallarla yetişen toplumlarda erkeğin zayıfladığını düşündüğü durumlarda güç gösterisi olarak şiddeti kullanması kaçınılmaz bir sonuçtur.

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

İnsanı insan yapan en önemli yapı beyin olduğuna göre beynimizin yetmediği durumlarda silah olarak kas gücü gibi başka etkenleri kullanmaya yönelmemiz oldukça ilkel bir savunma sistemini harekete geçirmemizden kaynaklanmaktadır. Yanan bir ateşe elimizi koyduğumuzda çekmemiz için beynimizi (frontal korteks) kullanmamız gerekmez, beyin sapı refleksleri adı verilen ilkel davranışımızla bu sorunu otomatik olarak çözeriz. Beynimizi kullanmak istiyorsak o ateşin elimizi yakacağını önceden düşünmemiz gerekir.

"Freud’a göre bakarsak bu sorunların kaynağında libidinal sorunlar (bir nevi cinsel yetersizlik diyebiliriz) bulunmaktadır."

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Birde son yıllarda artan bir hayvana şiddet söz konusu Onur hocam. Tek tek örnek vermeme gerek yok. Eminim siz de gündemi takip ettiğiniz için biliyorsunuzdur. Hayvana şiddet inanılmaz hezeyan verici bir durum. Ağzı dili olmayan bir canlıya bir insanoğlu nasıl eziyet edebilir. Bundan nasıl bir haz alır. Bunun bilinçaltında farklı durumlar söz konusu mu?

Elbette bu tür davranışlar sergileyen insanların düşünce yapılarında ciddi sorunlar yer almaktadır. Bu sorunların kaynağı kişiden kişiye göre değişebilmektedir. Freud’a göre bakarsak bu sorunların kaynağında libidinal sorunlar (bir nevi cinsel yetersizlik diyebiliriz) bulunmaktadır.

Nörobiyolojik araştırmalar ışığında şiddet eğilimi gösteren kişilerin beyinlerinin ön bölgesinde yer alan bazı yapılarda yetersizlik gösterilmiştir. Fakat şiddetin altında yer alan nedenlerin aydınlatılması gereklidir. Bazen bu nedenler şizofreni, demans, Alzheimer, uyuşturucu madde kullanımı gibi organik nedenler olabilirken bazı durumlarda kişide buna neden olabilecek travmatik yaşam olayları mevcut olabilir.

"Öfke kontrolünü sağlamak pek kolay bir iş değildir."

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Hepimiz insanız ve yaşadığımız zorlu bir hayatın içinde elbette öfke duyabiliriz hocam. Bunu şiddete varmadan, kimseye zarar vermeden atmanın, öfke boşalımının normal bir yolu var mı?

Öfke kontrolünü sağlamak pek kolay bir iş değildir. Psikolojik travmalar konusunda ünlü bir psikiyatri hekimi olan Van Der Kolkun şöyle bir anısı vardır; İzlediği bir komedi şovuna 7 kez hüküm giymiş olan bir mahkum katılmıştır. Bu mahkum birçok öfke kontrolü terapisine gitmiştir. Kendisine terapilerden fayda görüp görmediği sorulduğunda ise şu şekilde bir yanıt vermiştir; ‘Bu terapiler müthiş şekilde işe yarıyor ta ki öfkelenene kadar’.

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Bugün nörobiyolojik açıdan biliyoruz ki beynin bahsettiğim ön bölgesinde yer alan yapıları geliştirmediğimiz sürece öfke duygusu sonucunda ortaya çıkan davranışlarımızı değiştiremeyiz. Bunu sağlayabilen ilaç tedavileri ve psikoterapi süreçleri mevcuttur. Fakat bunun en önemli noktası kişi öncelikle bu değişimi arzulamalıdır. Bizler de bu süreçte yol gösteririz. Aksi halde terapiler siz öfkelenene kadar işe yarayabilir.

"Öfke kontrolsüzlüğü sadece erkeklere özgü bir durum değildir."

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Onur hocam son sorumda özellikle genç kızlar adına. Evlenmeden önce tanıştığı ve evlenmeyi düşündüğü sevdiği adamın öfke kontrolü olup olmadığını, kısa tanıma dönemimde nasıl anlar. Hangi hareketleri aslında öfkesini kontrol edemeyen, belki bir psikopat ruha sahip birini ele verir?

Bu soruya cevap vermeden önce belirtmeliyim ki öfke kontrolsüzlüğü sadece erkeklere özgü bir durum değildir. Öfkeyi gizleyebilmek ciddi düzeyde zeka kavramı gerektirir. Öfke duygusu varoluşumuzdan bu yana bulunan en ilkel yapılarımızdan biri olduğuna göre öfke sonucunda ortaya çıkabilecek davranışlarımızı kontrol edebilmek için de yüksek derecede beyin işlevlerine sahip olmamız gerekir. Yüksek derken endişelenmeyin normal düzeyde zekaya sahip olan her bireyde bu yüksek işlevler mevcuttur. Sadece doğru ve en verimli şekilde kullanmayı öğrenmek gereklidir.

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Kendisini iyi şekilde eğitmiş olan bir insan öfkesini oldukça iyi bir şekilde gizleyebilir. Bunu uzman kişiler dışında anlayabilmek oldukça zordur. İyi şekilde gizleyemeyenler ise kendisini zaten kısa sürede ele verebilmektedir.

Bu konuda yegane tavsiyem birlikte olacağınız kişi ile evlenip bir ömür geçirmek gibi bir düşünce yapısına sahip olmadan önce birbirinizi yeterince tanımak için kendinize gerektiği kadar zaman vermenizdir. Hiçbirini yapamam diyorsanız size en yakın polis merkezine giderek sevdiğiniz kişinin GBT’sine baktırabilirsiniz. Bunu ciddiye alanınız varsa şaka yaptığımı belirtmek zorundayım.

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk

Onur hocam son olarak konuya ilişkin son bir söz rica etsem?

Benjamin Franklin’in güzel bir sözü ile keyif aldığınızı umduğum sohbetimizi bitirmek istiyorum;

Öfkenin her zaman bir nedeni vardır ama her zaman iyi bir nedeni yoktur.’

Bir de kendi ürettiğim bir sözü söyleyeyim izin verirseniz; ‘Mağaralarda öfkelendik, atomu parçaladık.’

Sevgili Psikiyatrist / Psikoterapist Doktor Onur Okan Demirci yine değerli bilgileriyle bizi aydınlattı.

Çok teşekkürler ediyorum kendisine.

Zi&oN Psikiyatri Akademisi

instagram

Twitter

..devamı çok yakında.. :)

Sevgiyle..

Toplumun Kanayan Yarası: Zapt Edilemeyen Öfke ve Şiddetin Bilimsel Tanımını Psikiyatrist Doktor Onur Okan Demirci İle Konuştuk
Cevapla