Bugün KızlarSoruyor'da çok özel bir konuyu, çok özel bir hekim ile konuşacağız. Konumuz Aşk. "Aşk, elinde olanı değil, elinde olmayanı ister." diyen Plautus aşkın ters köşe yapmasını, "İnsan arzularını sever, arzuladıklarını değil." diyen Nietzsche, kişiye değil, o duyguya olan bağlılığı, "Hayatın ağırlığını ve acısını tek bir sözcük unutturur bize, Aşk." diyen Sofokles romantizmini," Aşk, insan türünü sürdürmek için bireye kurulmuş tuzaktan başka bir şey değildir." diyen Alman filozof Schopenhauer' da zorluğunu anlatsa da en çarpıcı aşk tanımını felsefenin babası, yani Platon yüzyıllar önce yapmış ve demiş ki; "Aşk, ciddi bir akıl hastalığıdır."
Hal böyle olunca bu hastalığa bir hekim gerekir deyip çoğumuzun ulaşmak istediği, ulaşanların yürütmek, devamını getirmek için çabaladığı o eşsiz mertebe Aşk üzerine konuşalım dedik. Hem de en bilimsel yanıyla..
Konumuz: AŞK
Konuğumuz: Psikiyatrist / Psikoterapist doktor Onur Okan DEMİRCİ

Onur Okan Demirci;
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra uzmanlık eğitimi için İstanbul’a gelmiş
ve eğitimini Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde tamamlamış. Eğitim süreci boyunca başta ruhsal travmalar olmak üzere birçok
alanla ilgilenmiş ve 35 ülke ve sayısız dünya vatandaşı tanıdığı hatırı sayılır bir yurt dışı macerası olmuş. Bu birikimlerimin hem kendi hayatına hem de başka insanların yaşamlarına aktarımlarını yaşadığını söylüyor. Şu an kendi kurucusu olduğu ZioN Psikiyatri Akademisinde çalışıyor.
"Bana aşk bir hastalık mı diye sorarsanız olmadığını kanıtlayın diyebilirim"

Merhaba Onur hocam. Sizi KızlarSoruyor'da görmek benim hayalimdi. Teklifimi kabul ettiğiniz ve bu hayalimi gerçeğe çevirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum yeniden. Üyelerimizin sorularına geçmeden önce o klişe soruyu sormak zorundayım. Aşk nedir? Bilimsel ve duygusal tanımını rica ediyorum?
Benimle böyle bir konuda konuşmak istemeniz beni gururlandırdı. Böyle bir etkinliğe emek harcadığınız için asıl ben teşekkür ederim. Bilimsel olarak kısaca aşk aslında bir sendrom yani semptomlar (belirtiler) bütünüdür. Örneğin; grip dediğimiz durum halsizlik, burun akıntısı, baş ağrısı gibi semptomların görüldüğü bir tür virüsün yol açtığı bir rahatsızlıktır. Rahatsızlık özel bir durumu anlatıyorsa buna sendrom adı verilir. Buradan aşk bir hastalık gibi algılanabilir. Bana aşk bir hastalık mı diye sorarsanız olmadığını kanıtlayın diyebilirim. Elbette hastalık mı değil mi buna yanıtlarımız yaşadığımız belirtilere göre şekillenecektir.

Bilimsel olarak aşkı fiziksel formül haline getirecek olursam; karşıdaki insanı görmek/düşünmek + şapşallaşmak + midede bulantı/ağrı/boşluk hissi + nefes almada zorluk + ellerde/kollarda karıncalanma + çarpıntı belirtilerinden oluşan bir durum diyebilirim. Baktığımızda bu belirtiler oldukça korkutucu görünüyor fakat bunu bizde olumlu yapan veya iyi hissettiren parçalar da olmalı. İşte burada yaşadığımız fiziksel belirtilere yüklediğimiz anlam devreye giriyor. Karnımdaki şişlik hissi ülsere bağlı ise bunu kötü olarak tanımlarım fakat bolca yediğim harika bir yemeğe bağlı ise bunu keyifli olarak tanımlarım. Aşkın tanımı biraz da bize neler hissettirdiğine göre değişmektedir. Kimilerine göre aşk acıdır, kimilerine göre tatlı, kimilerine göre hüzün, kimilerine göre zevk.
"Aşkın bir kimyası var mı, kadın ve erkek arasında "uyum" dediğimiz şey nasıl oluşur?"

@DeliMeşrep kullanıcı adıyla bir kadın üyemiz sormuş.
Aşkın bir kimyası var mı, kadın ve erkek arasında "uyum" dediğimiz şey nasıl oluşur?
Sevgili @DeliMeşrep, (Böyle hitap edince kendimi Güzin Abla gibi hissettim)
Aşkın bir kimyası var evet. Bunu az önce biraz açıklamaya çalıştım. Bunlara ek olarak aşık olan iki kişi arasında bir de uyum durumu var. Aşk ve uyumu birbirinden tamamen bağımsız iki ayrı parça olarak ele almalıyız. Aksi halde aşık olduysam uyum da olmak zorunda gibi bir sonuç ortaya çıkar. Hayvanlarda vomeronasal bölge adı verilen ve koku aracılığı ile çiftleşeceği eşi bulmalarını sağlayan bir sistem bulunmaktadır.

Bu sistemin son yıllara kadar insanda aktif olmadığı düşünülüyordu fakat teknolojinin gelişmesi ile birlikte beyin görüntüleme teknolojisi bize insanlarda hayvanlardakine benzer bir bölgenin aktif olarak çalıştığını gösterdi. Bu bölge sayesinde bilinçli olmayan bir düzeyde karşımızdakinin kokusunu alabiliyor ve henüz bir birliktelik yaşamadan uyumlu olup olmayacağımıza karar verebiliyoruz. İşte bu duruma ten uyumu diyoruz. Eğer huy uyumundan bahsediyorsanız bu aşk ve cinselliğin tamamen dışında bir durumdur. Huy uyumunu incelemek için her iki tarafında en eski çocukluk dönemlerinden bu yana oluşan karakterini çözümlemek gerekir ki bunun aşk uyumu ile ilgisi yoktur.

Ayrılık acısı/depresyonu neden kadınları daha derbeder ediyor? Erkekler aşık olmuyor mu?
Oldukça bilimsel bir yaklaşım sunacağımı söylemiştim. Ayrılık veya aşk acısı erkek cinsiyeti etkilemiyor mu sorusuna vereceğim yanıt aslında etkiliyor olacak. Bu etkiyi de şöyle açıklayabilirim; vazopressin ve oksitosin adı verilen ve hepimizin vücudunda bulunan hormonlar üzerinde yapılan araştırmalar bu hormonların bağlılık ve sadakat üzerinde etkileri olduğunu göstermiştir. Hem hayvan hem de insan deneylerinden alınan sonuca göre bu hormon seviyelerinde düşüklük olan kişilerin çok eşliliğe eğilimli olduğu ve ayrılık / aşk acısını daha az yaşadığı gösterilmiş.
"Erkekler size anlatmaz içinde tutar, tutamayacak düzeye gelince de bize başvururlar."

‘Kardeşim benim suçum değil hormonlarım böyle’ peki kadınlar neden yoğun yaşıyor duygularını? Öncelikle buna iki açıdan bakacağım. İlki, Böyle bir sıkıntı yaşandığında kadınlar bunu paylaşmaya daha eğilimli, erkekler ise daha içinde tutmaya eğilimli olduğu için sanki kadınlar daha çok acı çekiyormuş gibi görünüyor. Erkeklerde dürüst olarak anlatmaya başlasa belki de bu sayı eşitlenecek. Diğer bir durum ise bu konu ile ilgili psikiyatriye başvuru oranlarına baktığımızda önceleri kadınlar daha fazla sayıda görünüyordu fakat son yıllarda erkek sayılarında oldukça artış var.
Bunu ben biliyorum fakat sizler bilmiyorsunuz çünkü erkekler size anlatmaz içinde tutar, tutamayacak düzeye gelince de bize başvururlar. Doğal olarak bizler sır tutucular olarak sizlere bu durumları aktarmayız. İkinci bakış açısı ise özellikle oksitosin hormonu kadınlarda erkeklere oranla daha yüksek seviyelerdedir. Tıpkı östrojen gibi. Bu da kadınları bağlanmaya daha meyilli yapıyor olabilir.
"Yabancı kişilere karşı gerçek kimliğimizi, kişiliğimizi daha kolay gizleyebiliyoruz"

@novel sormuş;
Türk erkekleri neden yabancılara daha çok ilgi duyar?
Sevgili @novel
Farklılık ilgi çeker. Herkesin sarışın olduğu bir ortamda esmer olan, herkesin esmer olduğu yerde sarışın dikkat çeker. Herkes elmalı şeker yiyorsa, çilekli olanı merak ederiz. Bu olayın görünen yani daha yüzeysel tarafı. Daha derinlerde yatan ise yabancı kişilere karşı gerçek kimliğimizi, kişiliğimizi daha kolay gizleyebilmemiz. Bu kimliğimizin içinde mesleğimiz, eğitimimiz, kişiliğimiz hepsi yer alır.
"Bizi olduğumuz gibi kabullenemeyen bir kişiye olan duygularımızın onu elde ettiğimizde kaybolması an meselesi."

Aşkı bulmak için kendimizi değiştirmeli miyiz?
Aşkı bulma umudu kişiyi değiştirebiliyorsa bunu hemen teknik olarak kullanmalıyım. Değişimi getiren şey aşk değil, karşımızdakini elde edebilmek için yaptığımız bir rol sadece. Bizi olduğumuz gibi kabullenemeyen bir kişiye olan duygularımızın onu elde ettiğimizde kaybolması an meselesi.
Durum bundan sonra kaybetmemek için verdiğimiz çabaya dönüşür (kıskançlık, sürekli kontrol etme gibi) burada asıl önemli olan bizim kendimizi olduğumuz gibi kabullenebilmemiz. Bizi de olduğumuz gibi sevenler olacaktır.

@_DelininBiri_ çok güzel bir soru sormuş. Sorunun güzeli olur mu derseniz, oluyormuş. Masal gibi bir soru. :)
Prens Charles ile Lady Diana evlenirken, gazeteciler ‘birbirinize aşık mısınız?’ diye sorduklarında onlar ‘'aşk ne demekse biz oyuz’' dediler. Bu cevap üzerine gazeteciler, ‘'aşkın ne olduğunu bilmiyorlar'’ diye yazarak, yeni evli çiftle dalga geçtiler.
Sizce aşk nedir ve biz aşktan ne anlıyoruz?
Sevgili @_DelininBiri_ (ben hala deli ne demek bilmiyorum)
Verdiğiniz örnekte basın algısı olduğundan toplumun dikkatini çekecek bir başlık atmak durumunda hissediyor insanlar kendilerini. ‘Birbirlerine aşıklar’ başlığı dikkat çekmeyecektir. Köpeğin adamı ısırması değil de adamın köpeği ısırması hikayesindeki gibi.

@Oksitosin sormuş;
İlişkide en korkulan şey aldatılmak, bu durumu yaşayan ve depresyona giren kişiler psikiyatr yardımıyla hayata dönebiliyor mu ?
Sevgili @Oksitosin (Bugün seni andım)
Aldatılmak oldukça yıkıcı etkilere sahip olabilen üzücü bir durum. Bazı insanlar yardımsız, bazıları yardımlarımız sayesinde atlatabiliyorlar. Atlatamayanlar da oldukça uzun bir süre acı çekebiliyorlar. Biz bu konuda öncelikle kişinin iç dinamiklerini anlamaya yönelik görüşmeler yapıyoruz. Her insanın içsel mücadele (ego bütünlüğü dediğimiz durum) yöntemleri aynı derecede güçlü olmayabilir. Sürecimizde bu gücü artırabilmek için teknikler ve yöntemler kullanıyoruz.

Buda benim sorum;
Aşk üzerine edebi pek çok şiir, kitap yazılmış. Aşkı bir psikiyatrın gözünden anlaşıldığı haliyle en iyi anlatan söz ,dize, şiir hangisi?
Ayrıca siz aşk duygusunu yaşadınız mı diye sormak isterim ancak isterseniz yanıt vermeyebilirsiniz. :)
Sevgili Editör,
Çok zor bir soru sordunuz. Beni heyecanlandıran onca söz, şiir seçim yapabilmem o kadar zor ki. Benim değerlendirmem ile sizlerinki uyuşmayabilir fakat biyolojik olarak ilerlediğimize göre size kendi anlattıklarımla uyumlu biyolojik seçimler yapmak istiyorum;
'Aşk, iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba çünkü insan kendi bilincine mahkumdur.’ Jean Paul Charles Aymard Sartre
Aşkı hiç yaşadınız mı sorunuz için çift cevap veya yarı yarıya joker hakkımı kullanmak istiyorum. Siz seçin.
KizlarSoruyor üyelerine mesaj var :)
..devamı çok yakında.. :)
Sevgiyle..
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer