Evimizdeki Cennet: Kadın!

Kadın hakkında onca şey yazıldı, yüzlerce, binlerce söz söylendi. Şiddetlere lanet okundu, yapanlar kınandı. Ama kadını hâlâ kimse anlamadı. Kadının bacaklarına baktık, boynuna baktık, önüne arkasına her yerine baktık, ama kadının bir tek gözlerine bakamadık. Her yerine dokunduk da bir kalbine dokunamadık!

Kadın erkek arası eşit değil, önce adaletli olmalıdır.
Kadın erkek arası eşit değil, önce adaletli olmalıdır.

Kadın kim değildir?

Evimizdeki Cennet: Kadın!

Önce kadın kim değildir onu idrâk etmemiz gerektiğine inanıyorum. Kadını her şekilde tanımladık, erkeğine hizmetkâr, evinin kadını(!), çocukların anası, aşçı, temizlikçi ve daha bir çok sıfat. Ama kadını, kadın olarak tanımlayamadık. Hep farklı anlamlar yükledik, beklentilerimizi artırdık, kadını kadın olmaktan aslında biz çıkardık. Kadına ilk şiddet burada başladı. Bu kadına uygulanan üç şiddetten (ruhsal, fiziksel ve sosyal) sadece biri olan ruhsal şiddet!

Kadına şiddet olaylarına pek girmeyeceğim, içinden çıkamayacağımız bir konu ve üzerine oldukça makaleler mevcut. Kadına şiddet, diye başlayan tüm metinler, sözler, kitaplar anlamsızlaşmalı, yitirmeli özelliğini, gerek duyulmamalı bile konuşmaya.

Kadın kimdir?

Evimizdeki Cennet: Kadın!

Kadın, tanımlandığı isim üzere yalnızca kadındır. Sevgi, saygı, hoşgörü, anlayış ve doğruluk bekleyen. Öyle ki ayna gibidir de, ne verirsen fazlasını bulursun. Kadının karşısından beklediği duyguların başı, kadını kadın yapan ana olgu da sevgidir. Sevgiyi kusursuz ve saf bir şekilde kadına nüfuz edip, gönlüne nakış gibi ilmek ilmek dokursanız dünyaların önünüze serilmesine hazırlıklı olun!

Kadın evin, sokağın, baktığın, duyduğun her yerin cennetidir. Cennet anaların (ana yalnızca doğuran olarak algılanmamalı, analık duygusu taşıyan her kadın aynı safta yer tutar) ayakları altında serili iken aksi düşünülemez de. Ama bu cenneti görmek için sevgi pınarından kana kana su içmek, saygı denizinden geçmek icap etmektedir. Kadına gösterdiğin sevgi, saygı, hoşgörü; annene, eşine, kardeşine, ablana, dostuna, komşuna gösterdiğin saf duygudur ya da öyle olmalıdır.

Dinimiz de Kadın!

Evimizdeki Cennet: Kadın!

Kadın, Hz. Fatıma (a.s.) gibi yokluk gören, Hz. Hatice (a.s.) gibi tüm servetinden vazgeçen, Hz.Meryem gibi iftiralara maruz kalan, Hz. Asiye (a.s.) gibi eşi zalim olan örneklerle daha bir anlam kazanıyor. Çünkü, bu islam dininin faziletli annelerinin -kullar olmasa da- Allah'ın adil olmasından ötürü, sabrı, tahammülü ve fedakârlığı karşılıksız asla bırakılmamıştır.

Kadının önemi her mecrada olduğu gibi İslâm'da da yerini korumuştur.

Kadına hak ettiği değerin verildiği, adalet tesis edildiği bir dünyaya hep beraber merhaba diyeceğimiz günlerin umudunu taşıyorum.

Yüreklerinize selâm olsun!

Evimizdeki Cennet: Kadın!
Cevapla