Sizde çok iyi bilirsiniz ki babalar ve kızları arasında çok özel ve kuvvetli bir bağ vardır. Bu taa çocukluktan başlar ve her kız çocuğunun ilk aşkı, ilk kahramanıdır babası. Eğer iyi bir babaya sahipse, alkolik, şiddet uygulamayan, sevgi dolu. İşte o kız çocuğu, dünyanın en şanslı kızıdır. Ben de bu şanslı kız çocuklarından biriydim. Çünkü harika bir babaya sahiptim ve babasına aşık bir kızdım. Her çocuk anne diye ağlarken ben yolda düşsem, hastalansam, ayağım kanasa "Baba" diye ağlarmışım. Ve işte babasına aşık bir kızdan asla yaşayamayacağı bir duygunun tarifi gelecek bugün yazım da. Konu; kızını evlendirirken gözyaşı döken babalar. Ve babasını kaybetmiş bir kız çocuğu olarak hiç yaşamayacağım bir duygunun sadece hissiyatını vermeye çalışacağım.
Duygusal dakikalar başlasın o halde

Bir kadın için hayatının en önemli anıdır evlilik günü.

Ve en uçta yaşasa bile bir gün anne baba evinden telli duvaklı gelin olarak çıkmak ister.
O güne muhteşem bir heyecanla hazırlanır.

Artık evleniyordur. Yuva kuracaktır. Onunda bir ailesi olacaktır. Amma velakin geride bırakacağı ise kocaman bir gençlik, çocukluk günleri, yıllarıdır.
Geride bırakacağı, daha sonrasında çok iyi farkına varacağı hayatının en güzel yıllarıdır.

Ve bir de geride bırakacağı hayattaki en önemli varlıkları, anne ve babadır.

Elbette yine görüşecektir. Yine gülecekler yine hüzünleneceklerdir ama..... Seni sabahları zorla uyandıran, ayağına çorabını giydin mi diye kızan, hastalandığında "Hiç dikkat etmiyorsun be kızım" diye sitem etse de bir yandan nane limon kaynatan, eve geç geldiğinde sanki 3. dünya savaşı çıkacakmış gibi bir gerginlik yaratan, telefonu açmadığında "Başına bir şey mi geldi?'' diye endişelenen bir anne baba olmayacaktır artık.

Anne babanın aslında senin iyiliğin için, seni korumak için yaptığı her şeyi yanlış anlayıp "Off evlensem de kurtulsam" dediğin anda içine acı düşer.

Çünkü anne-baba evinde uyanamayacak olmak, o günleri geride bırakıyor olmak, yıllar sonra sana "Keşke babamın yanında olsaydım, yine kızsaydı, annem yine sitem etseydi de o günlere dönseydim." diyeceğin pişmanlıklara dönüşecektir.
Yeni bir hayatı olacaktır. Sevdiği adamla evleniyordur. Ve aslında hep istediği budur. O da anne olacaktır. Yuva kuracaktır. Artık, anahtarı onda olan bir evi olacaktır.

Ama o, hep kapıyı anahtarla değil anne ya da babanın açmasını hayal edecektir. Ve kapıyı açan "Kızım aç mısın" diyen annesinin, arkadan "Hanım kız mı geldi" diyen babasının sesi olsun ister.
Elbette annesi de onun için çok kıymetlidir, baba bir kız için bambaşkadır.

Hele ki evleniyorsa, yani en mutlu gününde onu görmek ister yanında, onu görüp ağlamak ister belki, kalabalıktan konuşamayıp sadece gözleriyle anlaşmak ister.
Mutlu olmak için gidiyordur o evden. Belki de emindir. Çok mutlu olacaktır.

Ancak her şeyin bir bedeli vardır sözüne inat, hayatı boyunca unutamayacağı bir mutluluğa veda ederek, bedel ödeyerek gitmek koyar. Çünkü bilir ki anne-baba evinden çıktıktan sonra ertesi günü gelsen bile hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Zordur babaya veda, babanın ona vedası.
Çünkü, bir erkeğin ancak kendisi kız babası olunca anlayacağı çok güçlü bir bağ vardır. Ve bunu ancak babalar ve kızları bilir. Birazdan çıkacağı eve veda çok zordur. Babaya veda, çocukluğa vedadır aslında, kimse bilmez..
En büyük temennim ve duam şudur ki;
Allah her erkeğe bir kız çocuğu, her kız çocuğuna sevgi dolu, baba gibi bir baba nasip etsin.. Amin.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar