Her insan dünyaya bir birey olarak gelir. Ama belli bir süre sonra her bireyin içinde hep sakladığı, hep kapalı kapılar ardında yaşadığı, en yakınlarından bile gizlediği, bunu söylediği zaman ayıp olduğunu düştüğü, hatta bunu başkaları ile paylaştığı zaman günah diye gizlenen gerçekler. Ve ne yazık ki günümüzde bile bu bir tabu halinde. Anneden, babadan, hatta ve hatta ileri yaşlarda eşten dahi saklanan, bastırılan gerçekler.
Bu saklanan gerçekler artık günümüzün gerçekleri arasında yerini ne yazık ki aldı.

Dünyaya gelen her birey aslında daha anne karnında iken değişik kodlar ile, şifreler ile, kişiye özel kimsede bulunmayan, bizi biz yapan değerler ile donanıp öyle dünyaya geliyoruz. Cinsiyetimiz, ten rengimiz, fiziksel özelliklerimiz, zekamı ve tüm insanı değerlerimiz ile şekillenip dünyaya yollanıyoruz. Doğumdan sonraki evrede ise almış olduğumuz eğitimler, çevre koşullarının da bir araya gelmesi ile iyice yoğurulup şekil alıyoruz.
Ama tabii ki dünyaya gelen her birey aynı olamayabiliyor.

Bazen bu şekillenmede sıra dışı duygular da olabiliyor. Büyürken kendi bedenini, cinsiyetini tanımaya başladığı yaşlara geldiğinde, bazı şeylerin herkes ile aynı olmadığını farkına varıyor. Farklı istekler duyduğunu anladığında ise o kişi için aslında bir kabus başlamış oluyor.
Bu farkındalık bazen doğal seyrinde ortaya çıkarken, bazen de maalesef küçük yaşlarda gördüğü acımasızlığın etkileşimleri olarak beliriyor o küçük bedenlerde.

Aslında hiç suçu ve günahı yokken, kendini bilmez, insani duygulardan tamamen uzak, yabanıl insanların günahı çekiyorlar. Ne acıdır ki çoğu zaman bu vahşi insanlar kendi yakınları, babası, amcası ya da herhangi bir akrabası bile olabiliyor.
Sonuçta ergenliğe adım atıldığında farklı istekler, farklı beğeniler beynini kemirmeye başlar, onu yalnızlığın girdabına sürekler.

Toplumsal baskının da vermiş olduğu his, tüm dışlanmalar ve kimse tarafından kabul edilememe riskine rağmen duygularını açıklama isteği duysa da bunu başaramıyorlar. Tüm bastırılmış arzuları ve duyguları ile yaşama bir yerlerden tutunmaya, düzen kurmaya çalışıyorlar. Belki doğru belki yanlış bir anlamda kendilerini mutlu etmenin yollarını arayıp duruyorlar.
İnsanoğlu olarak gerçekten çok acımasız varlıklarız diye düşünüyorum.

Bizler çoğu zaman onların da birer insan olduğunu, onların da bizler gibi istekleri olabileceğini kabul etmiyoruz ya da etmek istemiyoruz. Aslına bakarsanız belki yakından tanımaya teşebbüs etsek, onların dertlerini, yaşadıkları sıkıntıları bilsek belki de bu kadar acımasız olmayız. Ve onları da o zaman daha iyi anlayabiliriz belki. Ama hayır, ne yazık ki bizler de o toplumsal baskının bir parçasını oluşturuyoruz ve herkes gibi onlara sırtımızı dönmeyi tercih ediyoruz. Farklı, sıra dışı, aykırı...
Belki bizim bilmediğimiz ama kendi ailemizde, kendi içimizde de böylesi farklı duyguları olan birileri var olabilir, bu kişi kendi çocuğumuz dahi olsa ona yardım etmek yerine tamamen dışlamayı ve kendimizden uzaklaştırmayı tercih ediyoruz.

Hatta ve hatta bizim ülke yapımızda ondan utanıyoruz. Sevmek, anlamak, yardım etmek ya da sadece gözlerinin içine bakıp dinlemek yerine onu sevgisizliğe mahkum ediyoruz. Asla kabul edemediğimiz bu gerçekle de yüz yüze geldiğimizde onu değiştirmek adına aşırı disiplin, baskı, şiddet, tehdit sonraları yerini işte bu sevgisizliğe bırakıyor ne yazık ki.

Kısacası bizlere göre sıra dışı tercihleri olan ama aslında kendisi ile sürekli bir iç savaş yaşamak zorunda olan, hayata nereden tutunması gerektiğini bile bilemeyen, bu bireyleri bir de biz mahkum ediyoruz, dışlıyoruz. Onları yeteri kadar anlamadığımız ya da anlamaya çalışmadığımız için ya da sadece kendimizi düşündüğümüz için...
Tabii ki şunu da kabul ediyorum, böylesi sıra dışı tercihlere sahip bir evladım olsa idi belki ben de çok ızdırap çekerdim ama onu asla sevgisiz bırakmazdım, bırakamazdım.

İlk karşılaşılan o şoku atlattıktan sonra onu anlamak için elimden ne geliyor ise yapar, her zaman onun arkasında olduğunu ona hissettirirdim.

Ama ne yazık ki içerisinde bulunduğumuz toplum bazen çok acımasız ve ön yargılı olabiliyor. Kaskatı kuralları ile insanların esnemesine, farklı düşünmesine olanak tanımıyor. Ve sırf bu nedenden dolayı pek çok gencimizin hayatı kararıyor. yine de pek çok aile mutsuzluğa mahkum ediliyor.
Var olan sıra dışı tercihlerin değiştirilmesi için çabalayan aileler, aşırı baskı ile, tehdit ile karşılaşıyorlar ve böyle yaparak bunu başarabileceklerini sanıyorlar.

En kötü olan da nasıl olsa ilerde vazgeçer düşüncesi ile evladını evlendiriyorlar. Peki tüm bunları yaptık, peki daha sonra ne olacağını hiç düşündünüz mü? Gazetelerde her gün onlarca okuduğumuz, haberlerde duyduğumuz, ama pek çoğu gizli saklı ilişkilerin ortaya çıktığına tanık oluyoruz. Mutsuzluk gün be gün katlanarak artmaya devam ediyor. Ve tüm bunların yanı sıra günahsız olan insanları da bu işin içine çekerek hayatları boyunca kimse ile paylaşamayacakları bir sorumluğun içine sürüklüyoruz.
Aslında hepimiz düşüncelerimizi, insanlara olan bakış açımızı değiştirmeyi ve bunu daha geniş yelpazeye yaymasını öğrenelim.

Karşımızdaki kişileri önyargılarımız ile değerlendirmeyelim. Onların depresif ve çaresiz kalmalarına göz yummayalım. Daha duyarlı olmayı öğrenelim. Ortada bir hata ya da bir suçlu aramak yerine bu durumu kabullenip, yaşamı hem onlar için hem de kendimiz için daha kolay hale getirmeye çalışalım. Sırtlarındaki bu ağır yükü elimizden geldiğince hafifletmeye çalışalım. Onların daha da çaresizliğin ortasına atmayalım. Sevgimiz ile daha güçlü yarınlar yaratmak için bizler de biraz olsun gayret edelim. Sonuç olarak kaybedecek neyimiz var belki de bu insanlara bizler bir şeyler kazandırabiliriz. Ne dersiniz? 
Dostça ve sağlıcakla kalın...
Sibel Erdem
08.01.2018
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar