Çaresizlik, mutsuzluk, ilgisizlik, korkaklık, çılgınlık ya da adını koyabileceğiniz başka her hangi bir sebep olabilir. Tanıdığım kadınlar arasından 3 tanesinin temel sorunu aslında sevgisizlik. Eksik kalan sevgi sebebiyle hayatlarının gidişatını değiştiren bu 3 kadının kendilerine göre sebepleri aslında geçerli gibi görünse de, gerçek benim açımdan bakıldığında hiç de öyle değil. Kendilerine de bu fikrimi, birlikte sohbet ettiğimiz zamanlarda söyledim ama içlerindeki sevgi eksikliği sebebiyle olsa gerek inanmak istemediler. Belki de gerçeklerden korktukları için kabul etmek istemişlerdir.
Babasına benzettiği eşinden ayrılan kadın
Genel bir fikir hakimdir bizim toplumumuzda; kız çocukları babalarına benzeyen erkeklere hayranlık duyarlar. Birlikteliklerinde babaları gibi adamları tercih ederler.

Bu hikayenin sahibi kadın ne yazık ki zamanla babasına benzediğini gördüğü eşi ile 2 yıl sonra ayrılmak zorunda hissetmiş kendisini. Çocukluğunda babasının annesi ile olan ilişkilerinin hep iyi olduğunu hatırlayan, ergenlik çağına geldiğinde ise aslında o ilişkiyi ayakta tutmak için mücadele eden tarafın annesi olduğunu anlayan kadınımız, kendi evliliğinde de ilk 5 ay içinde aynılarını yaşamaya başlamış.
Eşinden beklediği ilgiliyi, eşinin arkadaşlarına, işine, kendi ailesine, futbola ve at yarışına daha çok gösterdiğini gördükçe, yeni başlayan ve devam eden evliliğinin geleceğinin de anne ve babasının evliliğine benzeyeceğini hissetmeye başlamış. Bu hislerle birlikte evliliğini kurtarabileceğini düşünerek, eşine olduğundan daha fazla özen göstermiş, bir cemiyete girmeleri gerektiğinde kendine çok dikkat etmiş ki, eşinin çevresinin eşi hakkında "şanslı adam" demelerini istemiş, eşinin ailesine kendi ailesinden çok daha fazla değer verip, büyük bir özveri ile evliliğini güzelleştirmeye, anne babasının ilişkisinin aynısını yaşamamaya çalışmış.

Ama zamanla bu iyi niyet ve özveri, ne yazık ki görevi olmuş, her hangi bir eksikte, önce sözlü zamanla da fiziki şiddetle karşı karşıya kalmış. Yaşadıklarını yaklaşık 1,5 sene sindirebilmiş ama sonrasında kararını vererek ayrılmış. Tabi bu karar kadının kendi ailesi tarafından kabul edilmemiş, klasik "dul kalacaksın" tepkisine de göğüs gererek, kendi yeni hayatını kurmayı göze almış ve bunu başarmış. Kendi ayaklarının üzerinde durabildiğini anladığında ise hayatında yeniden birinin olabileceğini düşünmüş ve önceki deneyiminden edindiği tecrübe ile tanıdığı insanlara daha dikkatli yaklaşmış. Ama evlenip ayrılmış olmasının yine bizim toplumumuza ait olan etiketi onu hep zor duruma sokmuş. İnsanların kendisinin cinsel obje olarak düşünmesinin önünde durmak zorunda kalmış her defasında.
"Duygu isteyen, sevgi isteyen, aşk ile bakan bir çift göz isteyen bir kadınım ben, neden hemcinslerinin büyük bir kısmı bacak aramla ilgili hayaller kuruyor?" diye bütün öfkesini bana kustuğu zamanları hatırlarım her defasında. Bu kadın, sonra aradığı aşkın bir gün kendisini bulabileceğine kanaat getirmiş ve aşk aramaktan vazgeçmiş, kendisini işine odaklamış ve başarıya ulaştıkça bir çok kapı açılmış. Şimdiki hayatından oldukça memnun olan bu kadın hala bekar, sevgilisi yok ve işinde oldukça başarılı.
Savunma değil ama kötü arkadaş kurbanıyım diyen kadın
Kaderci değilim ama kadere inanırım. İnsanların başlarına gelenlerin insanların hayatlarına etki edebiliyor. Hatta bazılarına kafanı kullansaydın demek bile "başa gelmeden anlaşılmaz" sözünü aklına getirebilir. Evet, anlaşılacağı üzere söz konusu kadın eskort olmayı çaresizlikten(!) göze almış.

Hayat kadını olmak ile eskortluk arasındaki fark aslında birinin sadece cinsel amaç uğruna kendi bedeni ile para kazanması, diğeri ise kiralık bir partner, sadece cinsel amaç için değil, yemek, toplantı ya da vakit geçirmek için bir bedel karşılığında kira ödeyerek bedel karşılığı süre kadar birlikte olmak. Ancak ülkemizde eskortluk, cinsel amaç uğruna hayat kadının modernize edilmiş hali olarak adlandırılıyor. Kendi evleri ya da otel odaları olan, her hangi bir geneleve bağlı olmadan çalışan kadınlar kendilerini eskort olarak adlandırılıyor.
Bu hikayenin kadını da üniversitede okurken, yaşadıkları sebebiyle, yüzü gülmeyen, sürekli mutsuzluğu yüzünden okunan, okuldan çıkar çıkmaz, evine otobüsle bile değil, kilometrelerce yürüyerek gitmek zorunda olan bir kız aslında. Bunu fark eden, kolay para kazanmanın yolunu keşfetmiş, harcadığı paranın haddi hesabı olmayan bir sınıf arkadaşının, ikna yeteneği de yüksek olunca, ona kanıp, canından çok sevdiği hasta annesine fayda sağlamak üzere bedenini kiralamayı göze alıyor bu kızımız.

O kadar iyi kalpli olmasının karşılığını ilk görüşmesinde almasa, şu an belki de hala o hayatı sürdürüyor olacakmış. Kendisini bu yola sokan arkadaşının evinde ilk görüşmesini yaparak, akşam evine giderken annesinin ilacını almak için 200 TL bedel ile kendi bedenini ilk kez bir erkeğe açacakken, karşısına gelen adamın insafı ile bu kötü travmayı yaşamayıp, hayatı değişiyor.

Odadaki adamı karşısında çırılçıplak gördüğü anda, korkarak soyunmaya çalışmasından, adam bir şeylerin ters gittiğini anlıyor ve soruyor; "bir sorun mu var?", kızımız ses çıkartamıyor arkasını dönerek, ağlayarak üzerindekini çıkarıyor. O sırada adam hemen üzerini giyiyor, kızın pantolonunu çıkarmasına müsaade etmeden, üzerinden çıkarıp yatağa bıraktığı t-shirtü de kıza geri veriyor, "üstünü giy ve otur" diyor. Kız kafasını yerden kaldırmadan, adamın sorduğu soruların bazılarına cevap veriyor, bazılarına ise sessiz kalıyor. 1 - 1,5 saatlik sürenin ardından, odadan çıkıyorlar ve adam kızı yanına alıp evden çıkıyor.
Adam kıza bir iş ayarlıyor, part-time çalışarak evine para götürmesini sağlıyor ve kızın annesinin tedavisi için elinden geleni yapıyor, ilaç vs masraflarını aylık olarak uzun bir süre karşılıyor. Kızın okul hayatında eksiği tamamlıyor. Kız mezun olduğunda ise daha iyi bir iş bulup, o işte başarılı olmasını izliyor. Daha sonra kızımız, annesine artık kendisinin bakmasının gerektiğini söyleyerek, adama bu zamana kadar olanlar için teşekkür ediyor. Hayatının kararmadan, aydınlamasına sebep olduğu için de duacı olduğunu söylüyor. Böylelikle çaresizlik yüzünden kötü bir hayata düşmeden hayatına devam ediyor. Şimdiki hayatında ise 2 tane kız çocuğunu okutuyor, annesini 1 yıl önce kaybetti ve hala kötü bir şekilde tanışmış olmasına rağmen, kendisinin hayatını kurtaran adamı haftada en az 1 kez arayıp, teşekkür ediyor, halini hatırını soruyor. Yani aslında bu kadın da, arkadaşının sevgiden mahrum kalbinin yüzünden kötü bir yaşamın eşiğinden dönmüş.
Çok para, lüks yaşam, kolay kazanç
Söz konusu kadın, başlıkta anlatılan yaşam şeklinden de anlaşılacağı üzere, seks işçisi. Aslında büyürken hiç bir eksiği olmamış, özel okullarda temel eğitimlerini almış, sonrasında da özel üniversite okumuş bir kadın. Ancak ailenin kendisine paranın verdiği güç ile vermeyi ihmal ettiği sevgi yüzünden, gençlik yıllarında girdiği ortamlar kendisinin bu hayata girmesine sebep olmuş.

Bakmış ki ailesinin vermediği sevgiyi başkaları veriyor, o da sevginin karşılığını olacağını düşünerek, bir sürü yanlış yapmış. Zamanla anlamış olan biteni, biraz da şımarıklığın verdiği cehalet olduğunu kendisi de kabul ediyor. Çok şımarıktım, istediğim her şeyi aldırır, her şeyi yaptırırdım aileme diyor. Ama onun sevgi olmadığını, benimle sevgili olmak isteyenlerin ya da sevgilim olanlar ile birlikte vakit geçirdiğimde anladım diye ekliyor. Aslında o zamanlarda yaşadıklarının da sevgi olmadığını hala kabul etmiyor. Çünkü gerçekten sevilmemiş.
Neyse, okulu bitmiş, ailesinden para gelmeye devam ederken, kendi hayatını yaşamaya başlamış. Ailesi de ses çıkarmamış, ayrı hayatlar sürdürmüşler. Tabi böyle bir hayatı olduğu için, hayatına giren-çıkan, kadın-erkek bir çok insan olmuş. Zamanla insanların parası için yanında olduğunu anlamış ve aldığı bir karar ile arkadaşlarının kendisini kullanmasına müsaade etmeyeceğini düşünmüş. Sonra da işin tam tersini yapmış, hayatına aldığı erkekleri kullanmaya başlamış, pahalı hediyeler, lüks mekanlar vs derken, arada da erkeklerin gönlünü hoş tutmuş.

Daha sonra, bu hayat hoşuna gittiği için de bu yaşam şeklini paraya dönüştürebileceğini düşünerek bu yola girmiş. Her erkekle birlikte olmuyor, asla evinde görüşmüyor, lüks olmayan bir mekanda görüşme yapmıyor, belli bir gelir düzeyi olan insaların kendisine ulaşmasını sağlıyor ve onlar ile cinsel anlamda birlikte olarak hayat sürdürüyor. Ne yazık ki "sen, farkında olmasan da ailenden sevgisizliğinin acısını çıkarıyorsun" dememi de kabul etmiyor. "Ailemin bir şeyden haberi yok" diyerek geçiştiriyor. Ailesinin yıllardır kendisinin ne yaptığından haberi olmamasını düşünmüyor.
Hayatını bilmediğiz insanlara etiket yapıştırmayalım!

3 ayrı kadın, 3 ayrı sebep, 3 ayrı yaşam. Aslında sebepler temelde farklı değil ama kendilerince farklı sebepler. İnsanların yaşamlarını bilmeden dışarıdan yorum yapmak çok ağır bir suçlama olabilir. Sebepleri, hayatlarındaki zorlukları, yaşantılarını bilmeden kimsenin şahsına sıfatlar koymayın.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar