Öncelikle Göbeklitepe'ye gitmeden önce kesinlikle bilgiler edinip öyle gitmek gerekiyor. Eğer bilgiler edinmeyip giderseniz size sadece "basit dikilitaşlar" olarak gelecektir. Bunu nereden mi biliyorum? Tabii ki kendimden.
Sanat Tarihi dersinde hocamız anlattığında tabii sadece ders odaklı bakıp dersi geçmeye baktığımız için insan sonrasında unutuyor ve değerini anlamıyor. Bunun gibi tarihi yapılar insanlığa ve geçmişe ışık tutuyor. Ben de o ışığı 19 Kasım 2018 tarihinde Göbeklitepe'ye gittiğimde maalesef anlamamıştım. Zira o dersi geçtikten sonra o bilgileri unutup öyle gitmiştim. Sadece gözüme basit Dikilitaş olarak geldi.

Maalesef Göbeklitepe de yabancı biri tarafından ve şans eseri keşfedilmiş bir yerdir. Ülkemizde bunun gibi birçok tarihi yapı öncesinde kaderine terk edilmiş yer iken yabancı Arkeologlar sayesinde dünya tarihine kazanılmıştır.
Göbeklitepe'yi anlatmadan önce Göbeklitepe'nin nerede ve nasıl ulaşılacağı hakkında bilgi vermek gerekirse:
Urfa'nın 25 kilometre dışında bir yerde bulunuyor. Adını höyüklerin katman katman oluşturup tepe haline getirmesinden alıyor. Müzeye giriş ücreti olarak kişi başı 30 TL alınıyor. Ve eğer isterseniz küçük bir simülasyon için de 5 TL ödemeniz gerekiyor. Bileti altıktan sonra 100 veya 200 metrede bulunan kazı alanına gitmek için ister minibüsle ister de yaya olarak gidebilecek bir yerdir. Yaya olarak gitmenizi tavsiye ederim her ne kadar rampa olsa da.
Göbeklitepe'nin bulunuşu
Bir çiftçinin tarlayı sürerken şans eseri bir heykeli bulup daha sonrasında Urfa'daki bir müzeye götürüp müze müdürünün ilk başta almak istemediği daha sonra ise getiren kişi tarafından atılacağını duyunca depoya alınan heykelin depoya konulmasıyla macera başlıyor.

Depoda bulunan heykel, Nevaliçori'de kazı çalışmasını bitirip müzeye gelen Alman Klaus Schmidt tarafından şans eseri görülüp sonrasında heykelin çıktığı yere gelip kazı çalışmasıyla başlanıyor.
Göbeklitepe'nin önemi

Göbeklitepe bulunmadan önce Stonehenge tarihi açıdan çok önemli bir yere sahipti. Çünkü o zamanlar böyle büyük sıralı ve düzen içinde bir Dikilitaş yoktu. Stonehenge'den binlerce yıl önce bu tapınak inşa edilmiştir. Aynı zamanda Göbeklitepe, Mısır Piramitlerinden daha önce yapılan bir yerdir.
Göbeklitepe'nin yapılış amacı hala tartışılan bir konudur. Ama Tapınak olarak hizmet ettiği aşikardır. Kimileri ölümden sonraki yaşam için inşa edilen bir yapı olduğunu söylese de kimileri sadece ibadet için yapıldığını söylüyor.
Dikitaşların simgelediği figürler

Göbeklitepe'de 2 tane büyük Dikilitaş vardır. Onun da etrafını çevreleyen T şeklinde hayvan kabartmalarıyla oluşmuş merkezdeki Dikilitaşlardan küçük Dikilitaşlar vardır.
Üstteki siyah daire içine alınmış yerde bir insanın ellerini görebilirsiniz. Kırmızı daireyle alınmış yerde ise beline sarılmış kuşak tarzı bir şeyi görebilirsiniz. Yani kırmızı ile gösterilen bölgenin altı gövde altı üstü ise gövde üstüdür. Bir insanın yandan profili şeklinde ellerini göbeği hizasına getirilmiş şekilde duruyor. Bu Dikilitaş'ın bir çarpıcı özelliği ise insana tasvirlemiş olsa da başı yoktur. Bu yüzden bu Dikilitaşların Tanrıları nesneleştirildiği düşünülüyor.

Her bir Dikilitaş'a farklı hayvan kabartmaları yapılmıştır. O dönemde daha kesici aletler daha yokken ve hayvanlar evcilleştirilmemişken bu taşlarda bu kadar ustaca taşlara oyulması da dikkat çekici özelliklerindendir. Zira daha yeni buzul çağı bitmişken bu denli kabartmalar olması akıllarda soru işareti bırakmıştır.



Mağaralara çizilen ilk resimlerde sadece hayvansal figürlere yer verilmiştir. İnsan tasviri yoktur. Çünkü insanın doğa karşısında güçsüz bir varlık olduğunu anlatıldığı söyleniliyor.

Ama Göbeklitepe'de Dikilitaşların kendisi artık bir insanı sembolize etmiştir. Ve insanın artık altında bulunan hayvan figürlerinin doğanın hakiminin insan olduğunu belki de anlatmak istemiş olamaz mı?
Göbeklitepe'nin bir başka önemli noktası ise Dinlerin Doğuşudur. Çünkü Göbeklitepe bulunmadan önce insanoğlunun önce tarım için yerleşik hayata geçip sonrasında şehirleşmeyle beraber dinlerin oluştuğu düşünülüyordu. Ama Göbeklitepe ile bu teori çürütüldü. Çünkü Göbeklitepe yapılmadan önce henüz tarıma geçilmemiş hala avcılık ve toplayıcılıkla yaşanıldığı düşünüyor. Zira bölgenin çevresinde birçok hayvan kemiklerine rastlanılmıştır. Bu yüzden önce dinler oluşmuş sonrasında tarım ve yerleşik hayata geçilmiştir.
Taşa oyulmuş doğum yapan kadın

Bu kadın figürü de ilginç kabartmalardan biridir. Çünkü normalde doğum önce bebeğin başının çıkmasıyla oluşurken burada figürde bebeğin önce bacakları çıkmaya başlamıştır.
Göbeklitepe'nin rekonstrüksiyonu

Göbeklitepe'nin yok oluşu
İnsanların bu tapınaklarda ibadet yapması burayı insanlar için kutsal bir yer yapmış olsa da zamanla uzakta olan insanların buraya gelmesi yorucu olduğunda ve yerleşik hayata geçildiğinden artık kendi tapınaklarını kendileri yapmaya başlamıştır. Bu da Tapınağın eski popüleritesinin kalmadığını gösteriyor. Bu yüzden zahmetle yapılan bu Tapınak yine insanlar tarafından üstü toprakla doldurulmuştur. Örtülen tapınağın üstüne daha küçük ve dairesel bir şekil yerine düz kenarlı tapınaklar yapmasına neden olmuştur. Zamanla bu yapılan tapınak da yine örtülmüş ve üstüne tekrar küçük bir tapınak yapılmıştır. Yani en eski tapınağın üstünü toprakla kapatıp tapınak üstüne tapınak yapmışlardır.
Kısacası Göbeklitepe, dünyanın en eski tapınağıdır ve tarihin seyrini değiştirmiştir. Dinlerin yerleşik hayata geçmesinden önce oluştuğunun bir göstergesidir.
Vaktiniz olursa şayet yolunuz düşerse Şanlıurfa'ya mutlaka Göbeklitepe'yi ziyaret edin ama gitmeden önce bilgi edinmeyi unutmayın.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar