Geziyor

Türkiye'nin Unutulmuş İncisi: Erzurum!

Türkiye'nin doğal güzellikleri denildiği zaman hangi bölgeler aklınıza geliyor? Karadeniz? Akdeniz? Ya da Ege? Hiçbirinizin aklına doğudaki bölgeler gelmiyor değil mi? Çok garip karşılamıyorum. Gidip görme fırsatı yakalayana kadar bende aynı şekilde düşünüyordum. Halbuki doğu hiçte öylesine bir yer değilmiş. Gidip görmeye değermiş. Oranın da kendine has bir atmosferi varmış.

Ben gezdim, gördüm, büyülendim. Şimdi de büyülenmek üzere sizi bu güzelliklerle baş başa bırakıyorum. İşte karşınızda doğunun incisi Erzurum!

Erzurum bizi muhteşem bir gölle selamladı.

Türkiye'nin Unutulmuş İncisi: Erzurum!

Erzurum'dayken dağın tepesinde olduğumu hissettim. Ne kadar yüksekte olduğunu göremiyorsun ama şehir sana uçurumdan bakmadan yüksekte olduğunu hissettirebiliyor. Gölün beni bu kadar etkilemesinin sebebi belki de budur. Rakımın yüzleri aştığı, etrafın koca koca dağlarla çevrildiği bir yerde kocaman bir göl. Kahverenginin arasındaki mavi kilometrelerce yol sana eşlik ediyor. Yanından defalarca geçince hayallere dalmadan da edemedim: ''Acaba kışın da buradan geçmeye kalksak sonumuz ne kadar hazin olur? Gölün yüksekliğimi daha fazladır yoksa gölle yol arasındaki yükseklik mi?'' Sayende hazin sonlu hayallere daldım Tortum Gölü.

Göl geride kaldı. Peki ya güzellik? Asla.

Türkiye'nin Unutulmuş İncisi: Erzurum!

Göl gerimizde kaldı diye üzülürken karşımıza bu güzel dere çıktı. Göl havasını aldıktan sonra yolumuza dere havasıyla devam ettik.

Bu kadar sulak geçen bir yolculuk sonrası balık yemesek olmazdı.

Türkiye'nin Unutulmuş İncisi: Erzurum!
Beğenilerinizi duyar gibiyim. Bence de çok güzel bir görüntü. Yediğimiz balıklar da gayet güzeldi. Bu güzelliğin benim için tek sıkıntısı vardı; arılar! Yemeği bitirene kadar bir aşağı bir yukarı kaçtım durdum. Ete ayrı geliyorlar, içeceğe ayrı geliyorlar, bana zaten ayrıca geliyorlar. O kadar çok arı vardı ki kocaman mekanda masa başına 50 tane arı falan düşüyordu siz düşünün. Gülü sevdim ama dikenine katlanmadım. Diken batmasın diye sağa sola kaçtım güzelce rezil oldum. Ama altını çiziyorum gülden asla vazgeçmedim. Bu güzel ortamdan da kolay kolay vazgeçilmez ki canım!

Benim için asıl bomba şelale oldu.

Türkiye'nin Unutulmuş İncisi: Erzurum!

Sorarım size, bu nasıl bir güzelliktir? Bir yandan yeşillik, bir yandan gökkuşağı, bir yandan şelale, bir yandan dağlar. Gerçekten orada olmak muhteşemdi. Şelalenin devam eden kısmı da bir o kadar güzel. Beklediğimizden kalabalıktı şelale. Orada anlattıklarına göre ufak bir efsanesi de varmış bu şelalenin. Zaten sırt çantamı kaptığım gibi suyun düştüğü yere indim. Biraz ıslanmalı, biraz düşme tehlikeli olsa da gayet iyiydi.

Türkiye'nin Unutulmuş İncisi: Erzurum!
Rengarenk bir şelale: Tortum Şelalesi.

Dağ atmosferi bir başka.

Türkiye'nin Unutulmuş İncisi: Erzurum!

Giderken beklentim pek yüksek değildi açıkçası. Sonbahara doğru gittiğimiz için yeşil çayır da göremem iki dağ arasında bir şehir görüp dönerim diye düşünmüştüm. Ama hiç öyle olmadı. Memnun döndüm. Akdeniz'in atmosferi başka, Karadeniz'in atmosferi başka, Doğu Anadolu'nun atmosferi başka. Hepsinden biraz biraz tatmak gerek.

Türkiye'nin Unutulmuş İncisi: Erzurum!

Belki derinlerimde bir yerde doğa bana büyüleyici geldiği içindir, şu dağların bile bir havası var (espriye kapalı bir cümle)

Bunlara ekstra olarak Palandöken Dağı'na çıkmayı, cağ kebabı yemeyi ve kaplıcalara gitmeyi de ihmal etmedim. Palandöken'de kar yoktu maalesef ama tepesine çıkıp Erzurum'a kuş bakışı attım. Bu arada, cağ kebabı olsa da yesek.

Türkiye'nin Unutulmuş İncisi: Erzurum!
Cevapla