Türkiye'nin doğal güzellikleri denildiği zaman hangi bölgeler aklınıza geliyor? Karadeniz? Akdeniz? Ya da Ege? Hiçbirinizin aklına doğudaki bölgeler gelmiyor değil mi? Çok garip karşılamıyorum. Gidip görme fırsatı yakalayana kadar bende aynı şekilde düşünüyordum. Halbuki doğu hiçte öylesine bir yer değilmiş. Gidip görmeye değermiş. Oranın da kendine has bir atmosferi varmış.
Ben gezdim, gördüm, büyülendim. Şimdi de büyülenmek üzere sizi bu güzelliklerle baş başa bırakıyorum. İşte karşınızda doğunun incisi Erzurum!
Erzurum bizi muhteşem bir gölle selamladı.

Erzurum'dayken dağın tepesinde olduğumu hissettim. Ne kadar yüksekte olduğunu göremiyorsun ama şehir sana uçurumdan bakmadan yüksekte olduğunu hissettirebiliyor. Gölün beni bu kadar etkilemesinin sebebi belki de budur. Rakımın yüzleri aştığı, etrafın koca koca dağlarla çevrildiği bir yerde kocaman bir göl. Kahverenginin arasındaki mavi kilometrelerce yol sana eşlik ediyor. Yanından defalarca geçince hayallere dalmadan da edemedim: ''Acaba kışın da buradan geçmeye kalksak sonumuz ne kadar hazin olur? Gölün yüksekliğimi daha fazladır yoksa gölle yol arasındaki yükseklik mi?'' Sayende hazin sonlu hayallere daldım Tortum Gölü.
Göl geride kaldı. Peki ya güzellik? Asla.

Göl gerimizde kaldı diye üzülürken karşımıza bu güzel dere çıktı. Göl havasını aldıktan sonra yolumuza dere havasıyla devam ettik.
Bu kadar sulak geçen bir yolculuk sonrası balık yemesek olmazdı.

Benim için asıl bomba şelale oldu.

Sorarım size, bu nasıl bir güzelliktir? Bir yandan yeşillik, bir yandan gökkuşağı, bir yandan şelale, bir yandan dağlar. Gerçekten orada olmak muhteşemdi. Şelalenin devam eden kısmı da bir o kadar güzel. Beklediğimizden kalabalıktı şelale. Orada anlattıklarına göre ufak bir efsanesi de varmış bu şelalenin. Zaten sırt çantamı kaptığım gibi suyun düştüğü yere indim. Biraz ıslanmalı, biraz düşme tehlikeli olsa da gayet iyiydi.

Dağ atmosferi bir başka.

Giderken beklentim pek yüksek değildi açıkçası. Sonbahara doğru gittiğimiz için yeşil çayır da göremem iki dağ arasında bir şehir görüp dönerim diye düşünmüştüm. Ama hiç öyle olmadı. Memnun döndüm. Akdeniz'in atmosferi başka, Karadeniz'in atmosferi başka, Doğu Anadolu'nun atmosferi başka. Hepsinden biraz biraz tatmak gerek.

Belki derinlerimde bir yerde doğa bana büyüleyici geldiği içindir, şu dağların bile bir havası var (espriye kapalı bir cümle)
Bunlara ekstra olarak Palandöken Dağı'na çıkmayı, cağ kebabı yemeyi ve kaplıcalara gitmeyi de ihmal etmedim. Palandöken'de kar yoktu maalesef ama tepesine çıkıp Erzurum'a kuş bakışı attım. Bu arada, cağ kebabı olsa da yesek.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar