Yeryüzündeki Sinsi Birikim: Anadolu Kırığındaki Türkiye!

6 Şubat 'taki Kahramanmaraş Depremi'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu üzerindeki yıkıcı etkisi yüreklerimizi dağladı. Günlerdir devam eden kurtarma çalışmalarıyla binlerce tonun altındaki insanlardan gelen gün ışığı sevinci, yediden yetmişe her insanın gözlerinden akan yaşlarla sel oldu, aktı...

Yeryüzündeki Sinsi Birikim: Anadolu Kırığındaki Türkiye!

Bu yazımda, yeryüzündeki sinsi güç; depremlerin oluş nedenleri, kıta ve levha arasındaki düzlemlerle açıklanmaya çalışılarak, farkındalığın bir kez uyarılması hedeflenmiştir, umarım bilinçlerdeki sabun etkisi kısa vadede gerçekleşmez.

Deprem İnşası: Levha Tektoniği

Yeryüzündeki Sinsi Birikim: Anadolu Kırığındaki Türkiye!

Üzerinde yaşadığımız tabaka birden fazla levhanın bir araya gelmesiyle oluşan bir yapı halindedir. Milyonlarca yıl önce Pangea adında tek bir kıta oluşumu vardı.

Su andaki Türkiye topraklarının olduğu alan bundan milyonlarca yıl önce, Tetis Denizi'nin bulunduğu bir bölümdeydi. Kıta, magmadaki tektonik hareketlerin birikimi sonucu, birden fazla parçaya bölündü.

Bu bölünmelerin sonucunda yeni kıta parçacıkları ortaya çıktı. Parçalanma sürecinde, şu anki Türkiye'nin olduğu alan; Anadolu levhası, Arap levhası, Afrika levhasının kesişme noktalarında yer aldı. Kuzey bölümü ise, Avrasya levhasının da etkileşim alanına girmiştir.

Sinsi Enerjinin Oluşum Süreci

Yeryüzündeki Sinsi Birikim: Anadolu Kırığındaki Türkiye!

Birden fazla parçadaki levhaların magma üzerindeki tektonik hareketleri milyonlarca yıldır devam etmektedir. Magma üzerinde yüzmeye devam eden levhalar, tektonik enerjinin yeryüzündeki etkisiyle tam kesişim noktalarında birbirleriyle sıkışmakta; sıkışma sonucu dalış hareketleri yaşamakta, bu olayların etkisiyle de özellikle levha birleşim noktalarında fay hatları yani kaya kırıkları oluşmaktadır.

Konvensiyonel hareketlerin devam etmesi; fay hatlarındaki enerjinin artarak devam etmesine, bu durum da fay kırıklarında yıllarca biriken enerjinin bir süre sonunda yeni bir kırık olarak ortaya çıkmasına yol açıyor. Kırıklardaki enerji giderimi, fay hattı üzerinde inanılmaz bir sürat ve güçle dalgalanmalar halinde yeryüzü titreşimlerine neden olmaktadır.

Deprem dediğimiz bu olay; levhalardaki sıkışma enerjisinin, fay kırıkları üzerindeki enerji birikimiyle, kaya parçalarının yüksek etkiyle kendi içinde parçalanmasıyla yeryüzünde ortaya çıkan titreşim gücüdür.

Türkiye'deki Fay Hatları ve Kırık Enerjisi

Yeryüzündeki Sinsi Birikim: Anadolu Kırığındaki Türkiye!

Türkiye'de 3 ana fay hattı bulunuyor. Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hattı. Fayların içinde ise, depremlerin etkisiyle oluşan yeni kırıkların dağılımı segmentler; yani alt fay parçacıkları oluşmuştur. Kahramanmaraş Depremi, Doğu Anadolu Fay Hattı üzerindeki Gölbaşı-Türkoğlu segmenti üzerinde gerçekleşmiştir. Yaklaşık 500 yıldır yeni deprem üretmeyen bu segmentteki enerji birikiminin aktifleşmesi yani kırılımı sonucunda da 7.7'lık büyük bir afet yaşanmıştır.

Magmadaki tektonik hareketlenmelerle; Atlas Okyanusu'daki taban genişlemesi sonucu Afrika Levhası, Anadolu Levhasına değmekte, bu durum Batı Anadolu'daki fay hattında yoğun enerji birikimlerine neden olmaktadır.

Kızıldeniz'deki taban genişlemesi ise, Arap Levhası'nın, Anadolu Levhası'na doğru sıkıştırma hareketlenmelerine neden olmakta, bu da hem Doğu Anadolu Fay Hattı'ndaki enerji birikiminin artmasına hem de Anadolu levhasının Avrasya Levhası'na doğru Batı yönünde hareketlenmesine sebep olmaktadır.

Arap Levhası'nın tektonik hareketleri, Avrasya Levhasıyla Anadolu Levhası arasındaki sürtünme kuvvetlerine yol açmakta; Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın oluşumuna ve fay hattındaki enerji birikimine neden olmaktadır.

Türkiye'deki Depremlerin Yıkıcı Gücü

Yeryüzündeki Sinsi Birikim: Anadolu Kırığındaki Türkiye!

Depreme, "Kader" deyip geçmek, asıl gerçeğin yine sabun etkisi gibi unutulup gitmesine zemin hazırlamaktadır. Türkiye'nin coğrafyası, yeryüzü şekillenmesi nedeniyle depremlere açık, son derece tehlikeli bir alanda yer almaktadır.

Buna uygun inşaat yapılanmaların olması; zemin etütleri, özellikle 1.derece deprem bölgeleri için temelin yeni sismik sistemlerle atılması, deprem denetim mekanizmalarının yüksek düzeyde bulunması, kentsel dönüşüm süreçlerine gereken önemin verilmesi, akademisyenlerin çalışmalarının daha fazla önemsenmesi aciliyet arz ediyor.

Yaklaşık 1 sene önceki akademik açıklamaya da Bence'm aracılığıyla ulaşmanızı istedim, okuduğunuz için teşekkür ederim.

10.03.2022 tarihli bilimsel haber

Yeryüzündeki Sinsi Birikim: Anadolu Kırığındaki Türkiye!
Cevapla