Serhat Şehrimiz Edirne

Edirne 1361 yılında Sultan 1. Murat zamanında ele geçirilmiştir. Fethedilmiştir demiyorum çünkü savaşla alınmamıştır. Bizans imparatorluğu için İstanbul'un güvenliğini sağlayacak en önemli askeri garnizonu olan Edirne büyük bir depremle yıkılmış ve roma garnizonu şehirden çekilmiştir. Bunu fırsat bilen 1. Murat önce burada yıkılan askeri kışlaları ve tahkimatları asker gönderip onarımını yaptırmış, sonra da Bizans imparatorundan bu coğrafyada yaptığı çalışmalar ve şehrin güvenliğini sağlamak üzere ücret talep etmiştir.

Bizans imparatoru bu isteğe karşı çıkında da 1. Murat Edirne şehrini ilhak ettiğini bildirmiş, Bizans da şehri geri almak için bir girişimde bulunmamıştır. Çünkü aynı deprem İstanbul'u da vurmuş ve İstanbul büyük bir yıkım yaşamıştır.
Stratejik Öneme Sahip Edirne Başkent Oluyor

Sultan 1. Murat hızlı bir imar çalışmasından sonra 1365 yılında başkent Bursa'dan Edirne'ye taşınmış ve 1453 yılına kadar başkent olarak kalmıştır. İlginç olan ise 88 yıl başkentlik yapan Edirne'de hiçbir padişah veya şehzadenin mesarı yoktur. Burada vefat edenler baba ocağı olarak görülen Bursa'ya götürülüp orada defnedilmiştir. Edirne'nin stratejik önemi ise şuradadır. Trakya ovasında Edirne'ye hakim olan devlet İstanbul'a da hakim olur.

Ya da Edirne'yi kaybeden İstanbul'u da kaybeder. Nitekim 1877-78 Osmanlı Rus harbinde Edirne'yi elegeçiren Rus Ordusu Silivri'ye kadar gelip ordugah kurmuş ve Rus mareşali bugünkü Atatürk havalimanının olduğu yere karargahını kurmuştur.
Edirne İsmi Nereden Geliyor?

Edirne tarihte Trakların önemli bir ticaret şehriydi ve o zamanki adı Ordisia idi. MS 117-138 yılları arasında hüküm süren büyük Roma imparatoru Hadriyanus büyük bir depremle harap olan şehri baştan inşaa ettirip şehre Hadriyanopolis (Hadriyanus'un şehri) adını verir. İslam kaynaklarında arap alfabesinde bulunmayan P ve O harfleri kullanılamadığı için Edriyanubulis ve kısaca Edriyanus isimleri kullanılır. Türkler ise şehre önceleri hem Edrine hem Adrina derken zaman içinde bu türkçenin fonetiğine uygunlaşacak şekilde evrimleşerek Edirne olarak değişmiştir.

3 Güzel Cami ve 3 Güzel Nehrin Süslediği Şehir

Edirne dediğimizde akla ilk gelen şey Selimiye camiidir. Ama daha önceki bencelerimde konu edindiğim gibi yazısıyla ünlü Eski cami, kapısıyla ünlü Üç şerefeli cami ve yapısıyla ünlü Selimiye camii vardır. Eski cami İstanbul başkent olana kadar sırasıyla Yıldırım Beyazıt, Fetret devri sonrası 1. Mehmet (Çelebi Mehmet), 2. Murat ve Fatih Sultan Mehmet tahta çıkışlarına dair kılıç kuşanma ve adına hutbe okutma merasimlerini burada yapmışlardır. Diğer yandan Edirne yeşilliğiyle ünlü bir şehrimizdir.

Tunca, Meriç ve Arda nehirleri Edirne'nin güzelliğine güzellik katar. Edirne şehir merkezindeki Saraçhane köprüsü, Tunca köprüsü, Meriç köprüsü, Şifahane Medresesi de eski başkentin önemli eserleridir. Bugünkü Selimiye camiinin olduğu tepenin yanında Tophane bayırı denilen yer vardır. İstanbul'un fethinde kullanılan ağır topların ve top güllelerinin dökümü burada yapılmış ve öküz arabalarıyla buradan İstanbul'a nakledilmiştir.

Siyasi Başkent Aynı Zamanda Ticari Başkenttir

Eski Caminin iki yanında Rüstem Paşa kervansarayı ve Bedesten vardır. Biraz ileride de Alipaşa çarşısı olarak bilinen Arasta vardır. Arasta dediğimiz yer bugünkü manada şehrin alışveriş merkezidir. Günlük giyim, ev eşyası, mutfak eşyası, tarım aletleri gibi şeylerin satıldığı yerdir. Kervansaray şehirde olmayan ticaret maddelerinin tüccarlar vasıtasıyla getirilip muhafaza edildiği ve tccarların misafir edildiği bir otel ve depo hizmetinin sağlandığı yerdir.

Bedestene gelince şehrin parası orada döner. Altın ve gümüş işleyen esnaflar, kuyumcular, değerli kumaşlar ve halılar alıp satan ticcarla, süs eşyaları üreten veya satan iş yerleri buradadır ve İstanbul'un fethine kadar da Edirne Ticaretin başkentidir. İstanbul'da Arasta'nın yerine Mısır Çarşısı, Bedestenin yerine de Kapalı Çarşıyı düşünebilirsiniz. Maalesef Türkiye Cumhuriyetinde siyasi başkent Ankara olmakla beraber İstanbul ticari başkent özelliğini muhafaza etmektedir.

Lozan'da Kazanılan Toprak Karaağaç Bölgesi

2. Balkan savaşı sonrası Osmanlı ile Yunanistan sınırı Meriç nehri kabul edilmişti. Lozan'da sınırların tespiti esnasında çok büyük sorun olan bir bölge vardır: Karaağaç bölgesi. Burası muhtemel bir savaş halinde stratejik bir emniyet sübabıdır. Türkiye Cumhuriyetinin Yuyanistan ile olası savaş senaryosunun temelinde Yunanistan'ın Meriç nehrinin doğusuna geçişini engellemek ve savaşı Yunanistan topraklarında yapmaktır.

Bu nedenle de Karaağaç bölgesi büyük stratejik öneme sahiptir ve Lozan'da 2. Balkan savaşı sonrası Yunanistan'a bırakılan bu toprak tekrar Türk toprağı olarak tescil edilmiştir. Burada Lozan barış antlaşmasının imzalanmasının şerefine orada yapılan bir anıt vardır. Ayrıca artık kullanılmayan tarihi Edirne Tren garı ve İsmet Paşa'nın Lozan'a gidip geldiği tren de o anıtın hemen yakınında sergilenmektedir.
Edirne'nin Diğer Güzellikleri

Dünyanın en eski spor organizasyonlarından biri olan Tarihi kırkpınar yağlı güreşlerinin yapıldığı Er meydanı Tunca nehri kıyısındadır. Er meydanının hemen yanında Adalet Kasrı vardır. Burası ince uzun bir taş binadır. Daha çok gözetleme kulesi gibi bir görüntüye sahiptir ve Osmanlı'da bugünkü manada yargıtay vazifesi görülen yerdir.

Adalet kasrının önünde iki taş vardır. Sengi Hizmet ve Sengi İbret. Savaşlarda, idarede veya başka alanlarda başarı gösterip padişahtan devlet nişanı alan inanlara verilen nişanlar bu taş üzerinde halka gösterildikten sonra muhatabına takılırdı. Devlete karşı yanlış yapan devlet büyüklerinin kesilen başları da sengi ibret üzerinde sergilenirdi. Sengi ibret üzerindeki yazıda Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Belgrad'da kesilen başının bu taş üzerinde halka gösterildiği yazılıdır. Balkan savaşlarındaki şehitlerimizi anlam üzere oluşturulan temsili

Balkan şehitliği de yine Tunca nehri kıyısında, adalet kasrının biraz ilerisindedir. Son olarak Tarihi Edirne sarayı konusu vardır. Edirne başkent olduktan sonra da devlet hizmetinde kullanılan Edirne sarayı balkan savaşları esnasında Edirne elden çıkacağı zaman Türk askeri tarafından bombalanarak yok edilmiştir. Bugün sadece mutfak ve çamaşırhane binaları ayakta olan Edirne sarayının orijinaline uygun replikasının yapılması için Kültür bakanlığı tarafından yürütülen bir çalışma vardır.

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar