Eşcinsel kadın sporculardan sonra şimdi eşcinsel erkek sporcuları tanıyalım.
Jason Collins
2013'te eşcinsel olduğunu açıklayan bir NBA oyuncusudur. 2.13 boyundadır. 2014'de spor yaşamına nokta koymuştur. Bir film yapımcısı olan Brunson Green'le ilişki yaşamaya başlamıştır.
Robbie Rogers
Eski Leeds United futbol oyuncusudur. 2013'te eşcinsel olduğunu açıklayarak futbolu bırakmıştır. Ve bir erkekle ilişki yaşamaya başlamıştır.
Thomas Hitzelsperger
2014'te eşcinsel olduğunu açıklayan bir Alman futbolcudur. Alman futbolcu 2013'te yaşadığı sakatlıklardan ötürü spor hayatına nokta koymuştu.
Greg Louganis
1984 ve 1988 olimpiyatlarında altın madalya kazanmış amerikalı dalgıç (sağdaki). 1995'te eşcinsel olduğunu açıklamıştır ve 2013'te bir erkekle evlenmiştir.(soldaki)
Darren Young
Amerikalı profesyonel güreşçi 2013'te eşcinsel olduğunu açıklamıştır. Ve bir erkekle ilişki yaşamaya başlamıştır.
Orlanda Cruz
Porto Rikolu bir boksördür. 2012'de eşcinsel olduğunu açıklamıştır. 2013'te de Jose Manuel adlı bir erkekle evlenmiştir.
Johnny Weir
3 kez ABD artistik patinaj şampiyonluğu ve 2008'de dünya üçünlüğü bulunmaktadır. 2011 yılında eşcinsel olduğunu açıklamıştır ve bir erkekle evlenmiştir.
David Denson
Profesyonel bir Amerikan beyzbol oyuncusu. Geçen yıl eşcinsel olduğunu açıklamıştır.
Michael Sam
Bir Amerikan futbolu oyuncusu. 2014'te Amerikan Ulusal Futbol Ligi'nin 2014 draftında Saint Louis Rams takımı tarafından seçilmiştir. 2013'te eşcinsel olduğunu açıklamıştır. Ve bir erkekle nişanlanmıştır.
Matthew Mitcham
2008 Pekin Olimpiyatlarında altın madalya kazanan avustralyalı dalgıç. 2008'de eşcinsel olduğunu açıklamıştır. Lachlan Fletcher adlı bir erkekle ilişki yaşamaktadır.
Gareth Thomas
Rugby'nin efsane oyuncularından. 2009'da eşcinsel olduğunu açıklamıştır. Ve bir erkekle ilişki yaşamaya başlamıştır.
Steven Davies
İngiliz bir kriket oyuncusu. 2011'de eşcinsel olduğunu açıklamıştır.
Dunyanin sonu yaklasiyor o yuzden hic korkmayin demeyin neden dunyanin sonu geliyor diye dunyanin sonu biz insanlar yuzunden geliyor erkek erkekle kadin da kadinla iliski yasar sa dunyanin sonu yaklasmis demektir bunu internette bile arastira bilirsiniz
Çocuk, anne karnında oluşmaya başladığında, babadan ve anneden gelen genler birleşip eşleşmeye başlıyor, eşleşme sonucu sarmal oluşuyor. Bu sarmal tahmin edemeyeceğin kadsr uzun ve yine tahmin edemeyeceğim kadar olasılık var bu şekilde tüm insanlar bir birinden farklı. Oluşan sarmal yapı üzerinde eşleşmeler oluyor, bu eşleşmeler, saç rengi, göz rengi, ten rengi, eşcinsellik gibi bir sürü şeyi belirliyor. Bilim insanları insanlardaki sarmla yapının sadece %10 kısmını çözdü ve bu %10luk kısım ile günümüzdeki tıp işliyor. Yani nasıl kimse seçemiyorsa saç rengini, göz rengi vb. oda ellerinde olan bir şey değil. He doğaya karşı gelmek istedin Kıbrıs gibi ülkelerde bebek doğmadan genleri ile oynayıp istediğin özellikleri eklemen mümkün, gelecekte gidip genlerini oynatırsın ve eşcinsel olmaz. Eğer şu an arttı diye düşünüyorsan isede eşcinsellik milattan çok önceye kadar dayanıyor, şu an daha fazla görmenizin sebebi eski zamanlarda eşcinselleri hor görüp dışlayıp, hastalık olarak görüp katledildiği için, bireyler kendi iyilikleri için bunu gizli tutuyorlardı. Osmanlı tarihine bakarsan padişahlarda bilene görebilirsin.
O tercih değil, senin elinde olmayan içgüdüsel bir eğilim. Aynı şekilde çoğu eşcinsel içinde bu bir tercih değil ellerinde olmayan içgüdüsel bir eğilimdir.
Sonucta var olan cinsiyetin disina cikmak icin bir surec var, o yuzden secim yapiliyor. O yuzden tercih dedim, kimseye bir saygisizlik yaptigimi dusunmuyorum
Bu insanlar başkalarına zarar vermiyorlar. Sadece ilgi duydukları cinsiyet kendi cinsiyetleri o kadar. Ve çoğu için bu içgüdüsel, ellerinde olmayan bir eğilim.
Yani bu konuda hemfikiriz. Bu insanların ne yaptıkları beni ilgilendirmez sonuçta her insan kendisinden sorumlu ve içgüdüsel veya değil ben eşcinselliği sevmiyorum ve bunu aklamak için yapılan bütün somut delilleri de reddediyorum. Çünkü böyle bir şey kişinin doğasına aykırı. O yüzden bu konuyu abartmayalım ve uzatmayalım. Sonuçta tercihlerimiz farklı ;)
Bir bir insanın kendi tercihi olmayan bir durumdan yargılıyorsun. Bir insanı ırkı yüzünden yargılamak gibi. Ya da solak olmasından yargılamak gibi. Ya da engelli olmasından dolayı yargılamak gibi.
İnsanı yargılamıyorum burada ve bu hormon konusunu da biraz abartıyorlar neden dersen eşcinsellerin büyük bir kısmı nedeni ne olursa olsun bu tercihi yapıyorlar ama hormon konusunu doğru da olsa biraz da gelecek tepkileri ört bas edebilmek için savunma ve kaçış aracı olarak kullanıyorlar. Sonuçta bu paylaştığın resimlerde ki insanların hiç birisinde hormonel bozukluk ya da cinsel seçim etkili değil neden dersen son derece erkeksi tavırlar sergiliyorlar ne yani bu iş sadece yatakta mı anlaşılıyor? Bu kadar erkeksi davranan insanlar kolay kolay cinsiyet değiştirmezler Bu yüzden hormonlar bu işin ikinci boyutu ve her konuda hormon diyerek şu insanları aklamaya çalışmayın. Hem ben burada insanlardan bahsetmedim. Eşcinselliğin bizzat kendisini sevmediğimi söyledim senin tercihlerinin ne olduğu beni zerre kadar ilgilendirmez çünkü daha sana dair hiç bir şey bilmiyorum tek bilgim Bence diyen diye birisi olduğun o kadar bu yüzden tartışmaya gerek yok olayı büyütme lütfen
Ayrıca senden ricam lütfen bu tarz saçma örnekler verme he birisiyle konuşmuyorsun ve konuştuğun konu eşcinsellik yani bu Yüce Allah' ın bile onaylamadığı bir durumken neden ben kabulleneyim bunu düşünmen de fazda var!!!
Birincisi dinlere ve tanrıya inanmıyorum. Ateistim. İkincisi eşcinsellik zaten hormon bozukluğu sonucu oluşmaz. Bu toplumumuzdaki çoğu insanın yanlış bildiği bir şey. Hormonlar sadece libidonda rol oynar. Cinsel yöneliminde değil. Eşcinselliğin nedeni tam olarak bilinemese de genetiğin ve anne karnında maruz kalınan hormonların eşcinselliğe etki ettiğini destekleyen araştırmalar var. Eşcinselliğin cinsiyet değiştirmeyle alakası yok. O transeksüellikle ilgili. Eşcinsellik sadece kendi cinsiyetine duygusal ve cinsel olarak ilgi duyma. Sadece yatakta mı anlaşılıyor demişsin? Bir erkek düşün. Kendini kadın gibi hissetmiyor. Ama kadınları düşünerek ya da görerek ereksiyon olamıyor. Kadın ona cinsel olarak çekici gelmiyor. Ya da bir kadına duygusal his besleyemiyor. Bir kadına karşı kalp atışları hızlanmıyor. Küçük yaşlardan beri sadece erkeklerden duygusal ve cinsel olarak etkileniyor. Yani yatağa girmeden içgüdüsel olarak eşcinsel olduğunu anlamış oluyor.
Benim bildiklerimi ve buraya yazmadıklarımı söylediğin için üstelik bu söyleyediklerin düşüncelerimi destekler nitelikte olduğundan karşılıklı fikir alış verişine son vermiş bulunuyoruz sana hayatta başarılar dilerim. İnanç kavramını da samimi olarak tekrar değerlendirmeni tavsiye ederim.
Belki şu an senin nonoş diyorsun ama yarın bir gün oğlun veya Kızım eş cinsel olduklarını söyleseler ve herkesin onlara nonoş diye seslendiğini sana söyleseler ne ne tepki vericek yoksa sendemi onlara nonoş dicen başkalarını eleştirmeden önce kendinize bakın biraz belki eşcinsel değilsin ama belkide daha kötüsüsün biraz empati yapın diğer insanlarla kaba bir biçimdede konuşmaya gerek yok sen eşcinselliği desteklemiyorsundur ama saygı duymak zorundasınız bu yorumun altına dinimizce haram yasak falan yazıcaksınız ama bundan size ne sanki bunu yazan herkes kurandaki her şeyi dört dörtlük yapıyor sanki hem kimin ne yaptığında kimseyi alakadar etmez herkes kendi cezasını çekicek sen hiçbir kimsenin cezasını çekmicen o yüzden kimsenin yönelimini, tercihini sorgulayamazsın sana bu hakkı kimse vermez herkes istediği gibi yaşar
@Cimbomlun doğuştan gelen bir yönelim bilimsel açıklamasını yapayım Eşcinsel bireylerle heteroseksüel bireyler arasında bazı beyin farklarını kısaca şöyle özetlemek mümkün:
Suprakiazmatik çekirdek (SCN), eşcinsel erkeklerde, heteroseksüel erkeklere göre daha büyük (Swaab, 2014). Bu bulgu, SCN çekirdeğinin eşcinsellere özel bir yapı değişikliği olduğunu düşündürüyor. INAH-3 çekirdeği eşcinsel erkeklerde, kadın ve erkek boyutlarının arasında bir boyuta sahip (LeVay, 1991). Hipotalamusun hemen üzerinde yer alan ve sağ ile sol şakak loblarını içten birbirine bağlayan bağlantı da eşcinsel erkeklerde belirgin olarak daha büyük (Swaab, 2014). Eşcinsel erkeklerin corpus callosum bağlantısı, kadınlarda olduğu gibi, heteroseksüel erkeklerden daha büyük (Swaab, 2014). Sadece yapısal değil, işlevsel farklılıklar da var. İşlevsel farklılıklar beynin belli uyaranlara nasıl tepki verdiği ölçüldüğünde ortaya çıkan farklılıklardır. İşlevsel farklılıklardan bazı önemlileri şunlar:Erkeklerden elde
@Cimbomlun edilen cinsel feromonlar (koku habercileri) heteroseksüel kadınlarda ve eşcinsel erkeklerde hipotalamus faaliyetine neden oluyor. Fakat bu faaliyet heteroseksüel erkeklerde görülmüyor (Swaab, 2014). Heteroseksüel kadınlarda ve eşcinsel erkeklerde, heteroseksüel erkeklere ve lezbiyenlere göre amigdala ile diğer beyin bölgeleri arasında daha fazla bağlantı var (Swaab, 2014). Heteroseksüel erkeklerde ve lezbiyenlerde, bir kadın yüzü fotoğrafı gösterildiğinde talamus ve prefrontal kortekste çok daha yoğun faaliyet oluşuyor. Eşcinsel erkeklerde be heteroseksüel kadınlarda ise benzer aktivite erkek yüz fotoğrafları gösterildiğinde ortaya çıkıyor (Swaab, 2014). Bunlar belli başlı olarak ortaya konmuş farklılıklardan bazıları. Eşcinsel ve heteroseksüel bireylerin bu işlevsel ve yapısal farklılıkları genel olarak ele alındığında ortaya ilginç ve sade bir manzara çıkıyor: Eşcinsel erkeklerle heteroseksüel kadınların ve eşcinsel kadınlarla heteroseksüel erkeklerin beyin özellikleri bir
özellikleri birbirlerine benziyor. Yani dış cinsiyeti ne olursa olsun, eşcinsel bir birey, doğuştan karşı cinsin beyinsel özelliklerine sahip olarak doğuyor.
Bahsedilen yapıların tamamı anne karnında hamileliğin ikinci yarısında teşekkül eden ve gelişimleri tamamen anne karnındaki süreçlerle ilgili olan yapılardır. Ayrıca bahsedilen beyin yapılarının tamamı bilinçsiz çalışan, hormon sistemlerini ve iradesiz otonom işlevlerimizi kontrol eden iç yönetim sistemlerine aittir. Bunlardaki değişikliklerin yetişme sırasındaki çevresel şartlara bağlı olmadığı açıkça biliniyor. Yani burada sadece bir kısmı sayılan deneysel ve gözlemsel bulgular, cinsel yönelimin, en azından bu şekilde beyin yapısına sahip olan insanlarda bir seçenek olmadığını açıkça gösteriyor. Eşcinsellik ve transseksüellik durumları, buradan da açıkça anlaşılacağı gibi, bahsettiğimiz biyolojik yapının doğal bir sonucu aslında…
Çocukların eşcinsel olma ihtimalini artıran bazı çevresel faktörler de var. Bunlardan bazıları:
Hamilelikte düşükleri önlemek amaçlı sentetik östrojen alınması Hamilelik döneminde nikotin ve amfetamin alınması Birden fazla büyük erkek kardeşi olan erkek çocuklarda, annenin önceki erkek bebeklerine karşı geliştirdiği bağışıklık tepkimeleri, sonraki erkek çocuklarda cinsel işlevlerin değişmesine neden olabiliyor (Swaab, 2014).
Ayrıca hayvanlarda da görülmesi eşcinselliğin doğal olduğunu gösterir. İlgili makalelere internetten çeşitli sitelerden ulaşabilirsiniz
tercih değil yönelim Bu doğuştan gelen bir durum Allah böyle yaratmış yargılamak bize düşmez herkesin dini kendisinedir ayetini inkar etmeyi artık bırakın nasıl doğuştan gelir? Derseniz açıklayayım:
Eşcinsel bireylerle heteroseksüel bireyler arasında bazı beyin farklarını kısaca şöyle özetlemek mümkün:
Suprakiazmatik çekirdek (SCN), eşcinsel erkeklerde, heteroseksüel erkeklere göre daha büyük (Swaab, 2014). Bu bulgu, SCN çekirdeğinin eşcinsellere özel bir yapı değişikliği olduğunu düşündürüyor. INAH-3 çekirdeği eşcinsel erkeklerde, kadın ve erkek boyutlarının arasında bir boyuta sahip (LeVay, 1991). Hipotalamusun hemen üzerinde yer alan ve sağ ile sol şakak loblarını içten birbirine bağlayan bağlantı da eşcinsel erkeklerde belirgin olarak daha büyük (Swaab, 2014). Eşcinsel erkeklerin corpus callosum bağlantısı, kadınlarda olduğu gibi, heteroseksüel erkeklerden daha büyük (Swaab, 2014). Sadece yapısal değil, işlevsel farklılıklar da var. İşlevsel farklılıklar beynin belli uyaranlara
nasıl tepki verdiği ölçüldüğünde ortaya çıkan farklılıklardır. İşlevsel farklılıklardan bazı önemlileri şunlar:
Erkeklerden elde edilen cinsel feromonlar (koku habercileri) heteroseksüel kadınlarda ve eşcinsel erkeklerde hipotalamus faaliyetine neden oluyor. Fakat bu faaliyet heteroseksüel erkeklerde görülmüyor (Swaab, 2014). Heteroseksüel kadınlarda ve eşcinsel erkeklerde, heteroseksüel erkeklere ve lezbiyenlere göre amigdala ile diğer beyin bölgeleri arasında daha fazla bağlantı var (Swaab, 2014). Heteroseksüel erkeklerde ve lezbiyenlerde, bir kadın yüzü fotoğrafı gösterildiğinde talamus ve prefrontal kortekste çok daha yoğun faaliyet oluşuyor. Eşcinsel erkeklerde be heteroseksüel kadınlarda ise benzer aktivite erkek yüz fotoğrafları gösterildiğinde ortaya çıkıyor (Swaab, 2014). Bunlar belli başlı olarak ortaya konmuş farklılıklardan bazıları. Eşcinsel ve heteroseksüel bireylerin bu işlevsel ve yapısal farklılıkları genel olarak ele alındığında ortaya ilginç ve sade bir manzara çıkı
manzara çıkıyor: Eşcinsel erkeklerle heteroseksüel kadınların ve eşcinsel kadınlarla heteroseksüel erkeklerin beyin özellikleri birbirlerine benziyor. Yani dış cinsiyeti ne olursa olsun, eşcinsel bir birey, doğuştan karşı cinsin beyinsel özelliklerine sahip olarak doğuyor.
Bahsedilen yapıların tamamı anne karnında hamileliğin ikinci yarısında teşekkül eden ve gelişimleri tamamen anne karnındaki süreçlerle ilgili olan yapılardır. Ayrıca bahsedilen beyin yapılarının tamamı bilinçsiz çalışan, hormon sistemlerini ve iradesiz otonom işlevlerimizi kontrol eden iç yönetim sistemlerine aittir. Bunlardaki değişikliklerin yetişme sırasındaki çevresel şartlara bağlı olmadığı açıkça biliniyor. Yani burada sadece bir kısmı sayılan deneysel ve gözlemsel bulgular, cinsel yönelimin, en azından bu şekilde beyin yapısına sahip olan insanlarda bir seçenek olmadığını açıkça gösteriyor. Eşcinsellik ve transseksüellik durumları, buradan da açıkça anlaşılacağı gibi, bahsettiğimiz biyolojik yapının doğal bir
Çocukların eşcinsel olma ihtimalini artıran bazı çevresel faktörler de var. Bunlardan bazıları:
Hamilelikte düşükleri önlemek amaçlı sentetik östrojen alınması Hamilelik döneminde nikotin ve amfetamin alınması Birden fazla büyük erkek kardeşi olan erkek çocuklarda, annenin önceki erkek bebeklerine karşı geliştirdiği bağışıklık tepkimeleri, sonraki erkek çocuklarda cinsel işlevlerin değişmesine neden olabiliyor (Swaab, 2014).
Ayrıca hayvanlarda da görülmesi eşcinselliğin doğal olduğunu gösterir. İlgili makalelere internetten çeşitli sitelerden ulaşabilirsiniz
Neden pislik diyorsun? Bu insanlar başkalarına zarar vermiyorlar. Sadece ilgi duydukları cinsiyet kendi cinsiyetleri o kadar. Ve çoğu için bu içgüdüsel, ellerinde olmayan bir eğilim.
En İyi Cevaplar