Futbol dünyasına dair spor Bence'si serisine devam ediyoruz. Bu Bence'de Şampiyonlar Ligi'nin finalleri etki eden tüm değişiklerini, iş adamlarının neden futbol takımı satın aldıklarını ve şu an ki yarı finalistlerini bu noktaya nasıl geldiklerini oyun anlamında değil, maddi açıdan bakıyor olacağız.

Şampiyonlar Ligi Yarı Finalistleri Analizi

Yarı finalistlerin mevcut kadrolarını kurmak için ödemiş olduğu toplam bonservis bedeli ile başlayalım.
- Man. City: 945 Milyon Euro
- PSG: 772 Milyon Euro
- Chelsea: 646 Milyon Euro
- Real Madrid: 590 Milyon Euro
Online oyunlarda belirli bir ücret ödeyerek, para ödemeyen oyunculardan üstün olma durumuna Fifa'da ultimate team kuranların kullandığı kalıba göre "Pay 2 Win" denir yani kazanmak için öde. Transfere devasa ücretler harcayan büyük takımlar kendi ülkelerinde bolca başarılar elde etmişlerdir. Peki devler arenası? Şampiyonlar Ligi de artık zenginlere mi, parayı veren düdüğü çalan dedirten takımlara mı kaldı?
O Finalden Sonra Bir Daha Tekrarı Yaşanmadı

Yıl 2004 Şampiyonlar Ligi'nin belki de en az ilgi gören finali o olmuştur. Bir tarafta Porto diğer yanda Monaco, gerçekleşen efsane futbol hikayeleri arasında güçsüzsün güçlüyü yenme olasılığı hikayenin en başta gelen konusuydu. Peki 2 sürpriz takımın finalde karşı karşıya gelmesi? Bu kadar mucize onlar için biraz fazla kaçmış oldu.

Günün tek mutlu olan taraf Porto olmuştu, sponsorlar ve yatırımcılar mutlu değildi ve onlar mutlu olmazsa UEFA da mutlu olmaz. Organizasyonda yeni bir sistem getirilir, torbalar, ülke puanları, tamamen değiştirilir. UEFA bir daha böylesine bir final olmaması için önlemini almıştır. 2004'ten bu yana artık bırakın finali, yarı final bile yaşanmamıştır.
Petrol Kulüpleri

Yarı finalde karşılaşacak iki dev takım Man. City ve PSG sahipleri diğer avrupa takımlarının taraftarlarına göre "Petrol Kulüpleri" olarak adlandırılıyorlar. İngiliz ekibinin yatırımcısı "City Football Group" Bu gruba bağlı olan holdingin sahibi ise Şeyh Mansour, Birleşik arap emirliklerinin eski emiri olan babası vefat edince yerine en büyük abisi Zayid geçti.

PSG'nin yatırımcısı "Qatar Sports Investments" bu grubun bağlı olduğu holdingin sahibi ise Nasır el-Halifi, bir çok ülkede yayıncı kuruluşu olan Beın Media Group'un yönetim kurulunun başkanıdır. Eski profesyonel tenisçisi olan Nasır, Katar tenis federasyonu başkanı ve Asya tenis federasyonu başkan yardımcısıdır. Ayrıca katar tarafından kendisine bakanlık da verilmiştir.

Chelsea'nin sahibi de israil asıllı rus iş adamı Roman Abramoviç'tir. Mansour'un emir oğlu olması ve Nasır'ın emir tarafında bakanlık verilmesinden dolayı ülkelerindeki iktidara yakın olmaları Roman için de aynısı geçerlidir.

Real Madrid, kralın takımı. İspanya'da real olan 5 takım var ve bu ünvan kralliyet tarafından verilmiştir. Kralın takımı denmesinin esas sebebi ise 1940 / 1980 iktidarda olan Diktatör Kral Francisco Franco görevi boyunca Real Madrid'i propaganda aracı olarak kullandı. Kraliyet hazinesinin bir kısmı ise Real Madrid kasasına girmiştir. City, Paris ve Chelsea gibi olmasa da Real Madrid'in şu an ki olduğu büyüklüğe erişmesinde ispanya hükümetinin payı vardır.
"Pay 2 Wın" Şampiyonlar Ligi

Şampiyonlar Ligi'nin "Pat 2 Wın" bir oyuna dönmesi yıllardır yavaş ve istikrarlı bir şekilde yol alan bir değişimdir. Ani değişiklikleri farkedebiliriz fakat ufak değişiklikleri görmekte çok zayıfızdır. Örneğin Birisi evinizde bir eşyanın yerini tamemen değiştirse bunu farkedersiniz ama her gün 1 cm kaydırırsa gözümüz bunu kayda değer bulmayacak ve bunu farkedememiş oluruz. şu an ki Şampiyonlar Liginin sistemi tam da bu yol üzerinden gitmiştir. Alıştıra alıştıra yavaş ama keskin bir planlamayla yerini değiştiriyorlar, organizyonu, futbolu değiştiriyorlar...
Neden Futbol Takımlarını Satın Alıyorlar?

Futbol sektörüne adım atmalarını sağlayan şey de şu, fark ettiler ki taraftarların kulüple kurduğu o bağ ürününüzü sunmak için eşi benzeri olmayan bir fırsat sunuyor. Takıma aşık, fanatik bir kitleden gelecek olan maddi katkıyı düşünecek olursak futbol takımını satın almalarını daha iyi anlıyoruz. Aidiyet ve sadakat gibi duyguları kaybedebilir, artık Totti, Lampard, Buffon gibi oyuncuları göremeyebiliriz ama üretimin ve tüketimin hızı arttı, üretici ve tüketicinin daha kolay buluşması rekabeti yükseltti ve rekabetin yükseldiği her yerde kalite de yükselir.
Futbolda Bir Sektör

Chelsea 2003'ten beri rus adamı tarafından yönetiliyor, PSG ve Man. City ise sahiplerinin arap olması ise en dikkat çeken örneklerdir. Bu sadece bu takımlarla sınırlı değil tabi, M. United'ın hisselerinin %50'den fazlası amerikan bir aileye ait, Liverpool'un sahibi de Amerikan şirketi Fenway Sports Group'a aittir. City ve PSG'ye "Petrol kulübü" diyenlerin gözünde hoş gözüken Leipzig, Red Bull'a aittir.

Red Bull ise Formula 1, Buz Hokeyi, E Spor ve Futbol gibi bir çok spor dalında takımları mevcut. Almanya, Brezilya, Avusturya, Çin, Amerika ve Gana da kısacası 6 farklı futbol takımı bulunmaktadır. İnter'in hisselerinin çoğu ise Çin'den Suning Holding, AC Milan'ın sahibi amerikanin en büyük yatırım firmalarından biri, Everton'ın sahibu iranlı iş adamı farhad moshiri vs. daha kat ve kat daha çok örnekleri var. Kısacası Futbol da artık bir sektör...
Bir futbol Bence'sinin daha sonuna geldik, merak ettiğiniz, sempati duyduğunuz takımları istek üzerine bir sonraki Bence'lerimde yer verebilirim. Şimdi soruya geçelim. Şampiyonlar Ligi'nde memnun olmadığınız şeyler nedir? Yorumlarda belirtiniz.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar