9 sa

Vay... Be bunu Bilmiyordum! yediğimzi yemekleri Midemiz Nasıl sindiyor? Midemiz Nasıl Çalışıyor?

Akşam yediklerinizi bir düşünün... Önce sıcak bir kase çorba, arkasından nefis bir et, yanında bol salata, pilav ya da makarna da yedik.. belki bir bardak ayran ve kapanışta da bir dilim karpuz yemiş olalım.

Peki, sizce mideniz şu an bu yemekleri hangi sırayla sindiriyor? "Önce çorbayı aradan çıkarayım hazmı kolay, sonra eti eritirim o nasılsa hazmı en zor olanı, karpuz da %95 su basit zaten aradan çıkartırım" diye mi düşünüyor?

Eğer bu anlatıma cevabınız evet ise, sıkı durun. Çünkü midenizin çalışma şeklini bu şekilde bilen herkes yanlış biliyor.

GİZLİ PATRON MİDE DEĞİL, İNCE BAĞIRSAKTIR! (Büyük İllüzyon)
Girişteki o kaslı yapıyı, yiyecekleri acımasızca döven asit dalgaları ile demiri bile eritebilecek güçteki asidi görünce hepimiz aynı yanılgıya düşüyoruz değil mi "Tamam işte, bu sistemin mutlak hükümdarı midedir."

Kocaman bir yanlış..!

Mide aslında sadece bir emir kuludur; sindirim sisteminin gerçek şefi, onun hemen altında sessiz sedasız bekleyen ince bağırsaktır.

Midenin bittiği ve ince bağırsağın başladığı yerde pilor adı verilen, kas halkasından oluşmuş bir kapı bulunur. Burası sindirim sisteminin en sıkı sınır kapısıdır. Mide ne kadar coşkuyla kasılırsa kasılsın, bu kapı her seferinde sadece bir çay kaşığı kadar (yaklaşık 2-3 mililitre) sıvının geçişine izin verir. Neden mi? Çünkü ince bağırsak tam bir "mikro-yönetici" gibi davranır.

Telsiz Hattı 7/24 Çalışır ve Her Zaman Açık "Mide, Derhal Dur!"
İnce bağırsak, mideden gelen her damlayı anında laboratuvarda analiz eder gibi inceler. Eğer yukarıdan gelen karışımda yağ ve protein oranı yüksekse, ince bağırsak panik butonuna basar. Hücrelerinden anında Kolesistokinin (CCK) ve Sekretin adı verilen hormonları salgılayarak kana karıştırır. Bu hormonlar mideye ulaştığı an sinyaller serttir:

"Yağ oranı çok yüksek! İşlemem zaman alacak, yukarıyı kilitle!"
"Asit oranı bağırsak duvarımı yakacak seviyede! Mide, asit üretimini düşür ve bana zaman tanı!"
"İçerisi tamamen doldu, bir damla bile yeni karışım gönderme, kasılmaları yavaşlat!"
Bu hormonal emirler geldiği anda mide adeta saygıyla eğilir; kasılma hızını düşürür, asit musluklarını kısar ve beklemeye geçer. Midenizin saatlerce dolu kalmasının sebebi midenizin tembelliği değil, ince bağırsağın uyguladığı bu ambargodur! Eğer ince bağırsak bu istihbarat ağını yönetmeseydi, mide içerideki asitli karışımı bir anda aşağıya boşaltır ve bağırsaklarımız asitten kavrulurdu. Sahnede şov yapan mide olabilir ama arkada ipleri elinde tutan gizli deha ince bağırsaktır!

Hazımda (sindirimde) Sırayı Mide Değil, Yemeğin Kimyası Belirler (Büyük Yanılgı)
Halk arasında neredeyse herkesin emin olduğu bir kural vardır: "Yediklerimizden hazmı kolay olanlar midede çabuk ve hızlı sindirilir, zor olanlar arkada bekler."

Bu söyleme göre çoğumuzun zihnindeki senaryo şudur. Yemekle birlikte içtiğimiz su, ilk başta kaşıkladığımız o sıcacık mercimek çorbası, arkasından gelen o bol limonlu, ekşili, içinde domatesi, salatalığı, yeşilliği olan hafif salata midede hiç oyalanmayacaktır. Mide bunları "hafif ve kolay" bulup hemen sindirecek ve jet hızıyla dışarı atacaktır. Et gibi yağlı gıdalar veya ağır lifli yiyecekler daha zor parçalandığı için, onlar mecburen en arkada sırasını bekleyecek, en son mideden çıkacaktır.

Kulağa çok mantıklı geliyor değil mi? Ama biyolojik gerçeklik bunun tam tersini söylüyor.

Mide, "Aaa bu salatalıkmış, bu çorbaymış, bunu önden göndereyim; et sertmiş, onu arkaya saklayayım" diye bir ayrım yapamaz. Güçlü kaslar her şeyi tek bir bulamaç haline getirir.

İnce Bağırsağın "Kolektif Cezalandırma" Sistemi
İşte işin asıl "Vay... be!" dedirten kısmı burada saklı: Siz o hafif salatayı, çorbayı ve suyu, ağır ve yağlı bir et yemeğiyle birlikte tükettiğiniz an, ince bağırsak yukarıdan gelen karışımda yağ ve proteini algılar algılamaz alarm butonuna basar. Salgıladığı hormonlarla mide kapısını (pilor) öyle bir kilitler ki; midedeki kasılmalar yavaşlar, geçiş neredeyse durur.

Sonuç ne olur biliyor musunuz? Normalde mideden çok hızlı çıkmasını beklediğiniz o hafif çorba, su, domates ve salatalık; yanındaki o yağlı et yüzünden rehin alınır. Mide kapısı kilitlendiği için, o hazmı en kolay zannettiğiniz yiyecekler de etle birlikte saatlerce midede beklemek zorunda kalır.

Sırayı belirleyen şey midenizin seçimi değil; yemeğin içindeki yağın, ince bağırsak üzerinden tüm mide içeriğine uyguladığı o hormonal ambargodur!

Vay... Be bunu Bilmiyordum! yediğimzi yemekleri Midemiz Nasıl sindiyor? Midemiz Nasıl Çalışıyor?
Cevapla