Yaz geldi... Gelsin buzlu limonatalar, dondurmalar, bardağın dışından ter damlayan o buz gibi sular.
Buz gibi suuuuuuu buz...
Ve tabii ki arkasından o kadim, o hiç değişmeyen anne repliği yükseldi
"Evladım içme o buzlu suyu içme, bademciklerin davul gibi şişecek!"
"Bak, ben sana ne dedim dondurma yeme boğazların şişecek demedim mi?"
" Ay soğuk suyu içince birden mideme bir kramp girdi"
Bu doğru mu? Kısmen evet ama tamamen değil!
Önce bu suçluyu doğru teşhis edelim, soğuk su ne bir virüstür ne de bir bakteri. Yani tek başına gidip boğazında enfeksiyon imal etmez. Dondurma dediğin şey de kendi kendine bademcik iltihabı üreten bir biyolojik silah değildir.
Bizim boğazın iç yüzeyi, 7/24 nöbet tutan sınır karakolu gibidir. Virüsler, bakteriler, fırsatçı mikroplar zaten Truva atı gibi bekliyor orada hem de kıta.
Sen yukarıdan o buzlu sıvıyı "boca" ettiğinde, boğazdaki kılcal damarlar aniden vazokonstrüksiyona uğrar, yani büzüşür. Damar büzüşünce ne olur? O bölgeye giden kan akımı azalır.
Kan azalınca, o kanın içinde mikroplarla savaşmaya giden beyaz kan hücreleri ve antikorlar da cepheden geçici olarak geri çekilmiş olur.
Yani soğuk su mikrop değildir, ama kapıdaki nöbetçinin gözüne fener tutup dikkatini dağıtan azmettiricidir.
Mideye inen "termal şok
Bizim fabrika ayarımız 37 derece. İnsan bedeni tam bir homeostazis (denge) hastasıdır. Sen dışarısı 40 dereceyken içeriye aniden sıfır dereceyi gönderdiğinde, mide "Bırrrr kim döktü buz gibi suyu?" der.
Çoğu insan bunu hissetmez, sistem bir şekilde absorbe eder. Ama bazı hassas bünyelerde, özellikle çok hızlı içtiğinde,
Mide düz kasları ani bir koruma refleksiyle spazma girer, kasılır.
"Suyu içince birden mideme bıçak saplandı!" diyorlar ya...
Al işte, o bıçak değil; midenin yediği termal şokun krampıdır, gazıdır, şişkinliğidir. Sorun suyun kendisi değil, hızın ve ani sıcaklık değişimin sonucudur.
İşte işin "Vay be" dedirten, detay vagus siniri.
Yemek borusunun hemen arkasından sinsice süzülen, kalpten mideye kadar tüm sistemi yöneten o devasa otoban. Bazı hassas insanlarda, o buz gibi içecek yemek borusundan hızla geçerken bu vagus sinirini hunharca uyarır. Biz buna termal vagal stimülasyon deriz.
Sonuç? Kalp atışın aniden yavaşlayabilir (bradikardi), tansiyonun şöyle bir sallanır, başın döner, için çekilir. Çoğu insanda hiçbir şey olmaz ama kalbinde ritim problemi olan adam için bu masum ferahlama, sistemi kilitleyecek bir provoke edicidir.
Beyin donması (brain freeze)
Dondurmayı hızlıca kaşıklarsın, tam alnının ortasına sanki biri çivi çakmış gibi olur.
Beynin donmaz merak etme, orada o kadar lüksümüz yok. Damağın üstündeki sinir reseptörleri o şoku alınca beyne "Burası donuyor, acil kan gönder!" emri verir. Damarlar hızla genişler, o basınç da sana şahane bir baş ağrısı olarak döner. Sistem sana aslında kibarca şunu söyler: "Acele etme şampiyon, yavaş ye."
Soğuk su zararlı mı? Hayır. Dondurma düşman mı? Asla.
Sorun maddede değil; miktarda, hızda ve senin o anki dengendedir. Nasıl ki güneş hayattır ama saatlerce kalırsan seni kavurur; su şifadır ama tek seferde 5 litre içersen seni zehirler; soğuk da böyledir.
Annelerimiz belki makale taramadılar, tıp fakültesinde de okumadılar ama bin yıllık bir yaşam tecrübesinin dokümantasyonunu okudular. Söyledikleri şey tıp sözlüğünde tam karşılığını bulmasa da hayatın içinde yerini buluyor.
Yaz sıcağında serinleyelim, ama içimizdeki o hassas termostatı da ergen arabası gibi ani frenlerle şoka sokmayalım.
İnsan bedeni aşırılıkların değil, dengenin tasarımıdır.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer