Çoğumuz zaman zaman mide ağrısı, sırt ağrısı, kramplar çekeriz. Bunun için tabi ki direkt olarak ağrı kesicilere veya bazılarımız da alternatif tıp yöntemlerine başvurur. Peki bu ağrıların, sızıların bilinçaltında yeri nedir, hangi düşünceler ile oluşabilir?
Baş ağrısı
Değersizlik duygusu, korku sebebiyle ortaya çıkabilir...
Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Kendime ve yaptıklarıma sevginin gözüyle bakıyorum, güvendeyim!
düşünceleri ile aşılabilir.
Astım
Aşırı ve baskıcı sevgi. Soluk almayı kendinde hak görmemek, boğulmuşluk duygusu ile ortaya çıkabilir.
Yaşamımın sorumluluğunu artık güvenle üstlenebilirim, özgür olmayı seçiyorum.
düşünce biçimiyle bu sorun hafifletilebilir.
Tırnak yemek
Çaresizlik sebebiyle kendini yemek. Ebeveyne öfke...
Büyümeyi seçiyorum. Artık kendi yaşantımı neşeyle ve kolayca idare edebiliyorum.
düşüncesiyle aşılabilir.
Sırt ağrıları
Aşağı, orta ve üst sırt ağrısı farklı sorunları temsil eder. Aşağı sırt ağrısı parasızlık korkusu iken orta sırt ağrısı suçluluk, alt sırt ağrısı ise duygusal destek eksikliği, sevilmediğini hissetmekten kaynaklanıyor olabilir.
Parmaklar
Yine parmağa göre sorunlar değişir. Baş parmak akıl ve endişeyi, işaret parmağı egoyu ve korkuyu, orta parmak kızgınlığı ve cinselliği, yüzük parmağı birlikteliği ve üzüntüyü, son olarak serçe parmağı ise aileyi ve sahte görünümleri temsil eder.
Miyop
Gelecek korkusudur.
Yaşamın akışına güveniyorum, güvendeyim.
düşüncesi hayata uygulanmalıdır.
Bunlar hastalıkların ardında yatan psikolojik sebeplerdir. Elbette başı ağrıyan herkeste bu tür bir sorun yoktur.
Bedensel Yakınmalarımız ve Ardında Yatan Muhtemel Bilinçaltı Düşünceler
Agrilar: Yalnizlik duygusu, sevgi acligi, dokunulma ve sevgi ihtiyacı. Burun akmasi: Icten ice aglamak yardım istemek Burun tikanmasi: kendi değerini kabul etmemek Ayak burkulmasi: gittigin yolda direnmek, o yolu gitmek istememek Akciğer hastaliklari: onay alamama , sevgiyle ilgili incinmeler, hayatin tek duzeligi. Bunlarda benden olsun
Yani dediğim gibi her başı ağrıyan insan için "bunda değersizlik korkusu var" diyemeyiz. Ama olma ihtimali de var elbette. Yoksa herhangi bir branş doktoruna gidip "psikolojik" dendiği için geri dönen insan sayısı azımsanamayacak kadar çok :)
Biliyorum... Bunu söylediğim birçok insan da var zaten. Sürekli doktora görünmeye gidip bir şeyin yok denildiğinde doğru düzgün bakmıyorlar ki diye yakınanlar... Bir bakıma hastalık hastaları yani. Şimdi aklıma geldi de, hastalık hastası diye tabir ettiğimiz türde aslında değersizlik korkusu olabilir mi? Benim hastanede karşılaştıklarım genellikle benzer niteliklere sahip oluyordu çünkü (yaş vs. bakımından).
Evet, öyle biliniyor zaten. Hastalıkları ile var oldukları, ancak o şekilde ilgi gördükleri (veya buna inandıkları) için sürekli bir hastalık çıkarma çabası içinde oluyorlar.
Hadi ya :) Öğrenmiş oldum şimdi. Neden bir insan sürekli hasta olmak ister ki diye merak ediyordum bazen (keşke araştırsaydım da bu soruyu burada sormak zorunda kalmasaydım :) ).
Sağlık meslek mezunuyum ben, Acil Tıp Teknisyeniyim. Mühendisliği üniversitede tercih ettim. Staj zamanında ve sonrasındaki kısa süreli çalışmada gördüklerim bu söylediğim.
Kazançları oluyor işte, bu sadece hastalık hastalarında değil sürekli aynı tip insanları buldukları için yakınan kişilerde de olabiliyor, fark etmeseler de :) Ne fark eder, cevap verdim işte beğenmedin mi :(
Olur mu, beğendim. Gayet açıklayıcı. Teşekkür ederim bilgi için :)
Şu sürekli aynı tip insanları bulduğundan yakınan kişiler demişken, onları bir psikoloğa yönlendirmeli miyim sence? Ya da psikiyatrist dersen o da olur. Hem ilaç alınca muhtemelen konuşacak halleri de kalmaz. Dinlemekten çok sıkıldım da :)
Işte onlara bu kişileri kendilerinin kasten bulduğunu (muhtemelen tabi) fark ettirmek gerek. Bir söz vardı, eğer bir günde iki ahmakla tartıştıysan belki de ahmak olan sensindir diye... Bunu sen fark ettirebilirim ya da uğraşabilirim diyorsan gerek yok, ama yoksa da psikolog olabilir tabi :)
Ya bence ağrıların nedeni spor yapmamak, bu kadar net olayım yani :D yukarıdaki görüşlere saygı duyuyorum ancak, herkes kendini bilir. Annemi ağrılarından dolayı egzersize başlattım, bayağı bir ağrıları vardı, biraz araştırdım. Spor yapmak sırt ağrısına bel ağrısına çok iyi geliyormuş, koskoca kadın spor salonuna gidemez diye ağırlıklar aldık, evde çalışıyor çok farketti hareketleri duruşu değişti, ağrıları geçti. Zaten kabul edewlim ki Türk kadını spor yapmıyor :D :D
Son cümlemi okumadınız herhalde :) tabi ki her ağrının hastalığın sebebi bunlar değil. Ama şu "omuzlarımdan büyük yük kalktı" deriz ya, omuz ağrısının sebebi bu yüzden taşıdığımız psikolojik yükler 'olabilir' O yüzden "agrinin nedeni spor yapmamak" çok geniş bir tabir olur :)
Çok teşekkürler, amacım paylaştığınız bence'ye saygısızlık etmek değildi :) insanın parasızlık korkusu bel ağrısına yol açmaz demek istemiyorum, onu bilemem, siz araştırmışsınız derlemişiniz, bunun için teşekkürler. Ancak o korkuyu geçirmek uzun bir emek ister, üstüne eğilmek ister. Benim gözlemlediğim çözüm kolay ve hemen uygulanabilir. Yani demek istiyorum ki, endişe ve korkuların sebep olduğu sağlık şikayetlerini öğrenmek güzel, onların üstüne giderken kasları güölendirmek de ağrıları sona erdirir, günde 20 dakika spor bile yapsak ağrılarımız hafifler. korkular için uzun bir çalışma gerekir
Hicbirine katilmiyorum her insna bir degildir basi agriyor sevilmiyor su oluyor bundan sebep bu sebepler cok yanlis her insan beden agridigini zaten az cok bilir
Ha bu arada, elbette her insan bir değildir bunu iddia etmedim. Başlıktaki "Muhtemel", cümlelerdeki "olabilir" de bunu anlatıyor zaten.
Ama hayatta çok derdi olan bir insanın bunlardan kurtulduktan sonra "omuzlarımdan bir yük kalktı" demesi gibi bunlar da. Her insan neden agridigini da pek bilmiyor çünkü çoğu insan direkt fizyolojik nedenler arıyor, psikoloji göz ardı ediliyor.
Mantıklı sebepler :) küçüklüğümde nerdeyse her gün çok başım ağrırdı ve ağrısından uyuyamaz ağlardım bile. Kendimi gerçekten de değersiz ve korku dolu hissediyordum... vay be :/ yazdığını kanıtlar nitelikte bir tecrübe yaşamışım.
Hakkaten geçti evet.. çocukluğumdaki gibi şiddetli ağrımıyor. ağrırsa 2-3 ayda bir ağrır o da hafif geçer.. tırnağımı da yerdim :) çok sorunlu bir ailede büyüdüm ben çok:)
Ego demek kendini sevmek demek değildir, hatta altını desersen kendinden nefret etmeye kadar yolu var :) sadece dışarıya öyle yansıtıyor olabilir, senin için değil genel olarak konuşuyorum.
Başlı başına stresten de oluşuyor olabilir, illa buradaki sebepler değil yani. Zamanında stres yaptığın sırada tırnak yediysen böyle alışkanlık olarak sürmüş ve artık her stresinde elin otomatik ağzına gidiyor olabilir... Ama çözümü bende yok :/
Mesela ders çalışıyorsun odana annen bir geliyor sana bağırıyor sen farkında değilmişsin, kitabına bir bakıyorsun kan içinde ve tırnakların yırtık felan. Mesela yani :D
Yani bu bahsettiğim psikolojik şeyler. Mide ağrısının tıpta bir sürü nedeni olabilir. Psikolojik olarak sindiremedigin bazı düşünceler ya da yeniliği kabul etmeme sebebiyle oluşabilir.
evet yalan. bilimsel bir doğruluğu yok. milleti yanlış yönlendiriyorsunuz. ruhsal sıkıntıları olan ama migreni olan biri doktora gitmek yerine aa bundanmış diye düşünücek diğer konular da bu şekilde. ayrıca tırnak yeme alışkanlık çevreden görülen bir alışkanlık bunu da tedavi görerek alt edebilirler.
Okumayı bilmeyen insan zaten sitede barinmasin bacım. Bak ne yazmışım, "elbette başı ağrıyan herkeste bu tür bir sorun yoktur". Ve bilinçaltı demişim, bilinçaltının bilimsel olmadığını bilmen gerekir bu yazıyı yazarken.
Sınavın vardır, başında bir ton dert vardır. Bunlar geçince ne dersin? "Oh be, omuzlarımdan yük kalktı". Bu da buna benzer şeyler. Bilimselligi olmasa da psikolojide terapilerde kullanılan şeyler yani.
gereksiz. benim de sorunlarım vardı psikoloğa da psikayatıra da gittim ilaçlar kullandım bir işe yaramadı. inanlar kandırılmayı seviyor. ruhsal nedenlerde bu tarz ağrıların olma oranıyla hastalık gibi fizyolojik olayların olma oranını karşılaştırdığında bunun çok ufak olduğunu göreceğini umuyorum. ve çoğu örnek verdiğin hastalıkların psikolojik bağlantısı yok. belki baş ağrısı olabilir
Yok sana göre yok, sen bundan umudunu kestin diye yok, ve onca yıllık bilime de "insanlar kandırılmayı seviyor" demek komik. Belki "iyi psikoloğa, psikiyatriste gelmedim" demen bundan fayda gören insanlara da biraz saygı olurdu.
Sebeplerine uygun telkinler yapılabilir. Aşağı sırt ağrısı için "gereksinimlerim her zaman karşılanıyor" orta sırt ağrısı için "geçmişimi bırakıyorum" üst sırt ağrısı için "kendimi seviyor ve onayliyorum" gibi.
En İyi Cevaplar