Hakkında ne şarkılar, ne şiirler yazılan, yapılan yanlış seçimlerin sorumlusu tutulan, kırılan, örselenen, yeri geldiğinde isyan edilip, sonra da pamuklara sarıp sarmalanan. İşin romantik kısmına bakarsak onu bu şekilde tanımlayabiliriz. Ancak bugün sizlere derinden etkileyecek bir başka yönüyle bahsedeceğim. Ortalama insan ömrü boyunca yaklaşık 1.5 milyon varil ve 75 trilyon hücresine yetecek kan pompalayan, dur durak bilmeden çalışan, bedenimizin ne yapacağı belli olmayan tek organından ve onu taşıyan beden öldükten sonra bir başka bedende can bulmasının verdiği travmatik, duygusal sonuçlarından bahsedeceğim.
Yani konumuz hassas konumuz derin ve düşündürücü. Çünkü konumuz; KALP

Öncelikle belirtmeliyim ki bu hafta 'Organ bağışı haftası'. Her yıl 3 Kasım - 9 Kasım arasında organ bağışının önemine dikkat çekilmek üzere etkinliklerin yapıldığı, halkın bilinçlendirildiği çok önemli bir hafta. Tam da bu önemli haftada sizlere konu aldığım kalp ve organ bağışının önemi üzerine binlerce cümle yazabilirim. Sağlıkçıyım ve uzmanlık alanım olan bir konu. Bu çok kolay benim için. Ancak her zaman bir konuya değinirken okuyanların yerine kendimi koyarak yazmaya çalıştığım için olaya bambaşka bir açıdan bakacağım. Yakınlarını hastalıktan veya bir kaza sonucu kaybeden aileler, aldıkları çok doğru bir karar ile onların kalplerini bağışlıyorlar. Aradan belli bir zaman geçiyor ve işte kendi evlatlarının çarpan kalbi ile yüzleşme zamanı geliyor. Ve bu anlarda başta da belirttiğim gibi ortaya oldukça travmatik ve delice duygusal dakikalar çıkıyor. İzlenmeye değer..
Bulgar anne, ölen oğlunun kalbini bir başka bedende dinledi

Bulgar anne baba ve erkek kardeş, oğullarının kalbini taşıyan Türk genci görünce gözyaşı döktüler
Türkiye'de bir Türk kızı ile nişanlı olan ve burada yaşan oğulları İliya Zhekova, yaşadığı büyük bir hastalık sonucu bitkisel hayata giriyor. Beyin tümörü sebebiyle doktorlar aileye kötü haberi veriyor ve "organ bağışlamak ister misiniz?" diye soruyorlar. Bunu hiç düşünmeden kabul eden aile, kalbi bir başka hastaya verilmek üzere alınan oğullarının cenazesiyle birlikte ülkelerine dönüyor. Aradan bir yıl geçiyor. İşte o kalp Hakan Ok isminde, 27 yaşında, yıllardır kalp nakli bekleyen evli ve bir küçük çocuğu olan bu beyefendiye naklediliyor. Çok zor bir ameliyat ve süreçten sonra Hakan Ok sağlığına kavuşuyor. Ve aile bu genç adamla buluşmak istiyorlar. Kabul ediliyor ve o gün gelip çatıyor.
"Oğlumun çok iyi bir kalbi vardı"
Anne Plamena Zhekova, tam bir yıldır oğlunun hasretiyle acı çekiyor ve en azından onun kalbini bir başka bedende de olsa dinlemek istiyor. Yetkililer organizasyonu yapıyor ve büyük buluşma işte bu şekilde, son derece duygusal ve gözyaşlarıyla gerçekleşiyor. Anne "Görüşmeyi çok istedik.Bizi kabul ettikleri için minnettarız." diyor ve ekliyor. "Oğlumun çok iyi bir kalbi vardı" Her an ağlayabilirim. Hemen diğer buluşmaya geçelim isterseniz.
"Oğlum yaşıyor"
İkinci olay ise geçen sene yaşanıyor. Sırbistan'da bir anne trafik kazası sonucu genç yaşta oğlunu kaybediyor ve kalbini bağışlıyor. Aradan bir kaç yıl geçiyor. Kalbi nakledilen orta yaşlı beyefendi ile buluşma gerçekleşiyor. İşte film orada kopuyor. Oğlunun kalp atışlarını bir başka bedende duyan anne gözyaşlarına boğuluyor. O an oğlu olarak gördüğü kalbin taşıyıcısına sarılıyor.
Küçük bir bedende büyük bir kalp
Bu olay beni derinden yaraladı. Çünkü bu kez anne çok genç. Londra'da kaybettiği oğlu ise henüz bebek. 3 yaşında iken bir hastalık sonucu kaybettiği çocuğunun kalbini bağışlayan anne bir yıl sonra o kalbin nakledildiği küçük kız çocuğu ile bir araya geliyor. O da diğer anneler gibi çocuğunun kalbini dinliyor. Sonrası..Fena.. Anne değilim ama sanki öyle gibi etkilendim. Empati.

Bazen uzun uzun konuşmaya, yazamaya gerek olmadan da anlatabilmek gerekir ya, bugün bende bu önemli haftada bu üç örnek ile duygularımızı harekete geçirmek istedim. Aynı zamanda hayatın aslında ne kadar kısa olduğunu ve bu 'tık tık tık tık.... 'diye atan organın birden duruvermesi kadar kısa olduğunu hatırlamak ve hatırlatmak istedim. Kendimizi bu kadar büyütmeyelim gözümüzde. İşte hepimiz bu kalbin tık.. ları kadarız.
'O' Sadece 21 Gram

2003 yılı yapımı 21 gram filmi herhalde izlediğim, baş rollerinde Sean Penn ve Naomi Wattsen'ın olduğu, ilginç ve unutulmaz filmlerinden biridir. Orada kalp anlatılır. Ama bambaşka bir şekilde. Büyüsünü kaçırmamak için devamını izleyecek olanlara bırakarak, sadece 21 gram olduğu halde, varlığı bir kainatı dolduracak kadar ağır olan kalbimizin özelinde;
Organ Bağışı Hakkında Her Şey Bu sitede
"Organ bağışı, hayat kurtarır.."
Kanuni'nin
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi.
sözünün ışığında, bu yazıyı okuduktan hemen sonra gözlerinizi kapatın, bir bir kaç saniye kalbinizi dinleyin.
Kırılmayan kalplerinizin olduğu, sağlıklı günlerde sevgiyle kalın.. :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar