Misophonia, kişilerin yemek yeme, çiğneme, içecekleri höpürdetme, yüksek sesle nefes alma ya da tekrarlayan kalem tıkırtısı gibi seslerden nefret etmesi anlamına gelen bir bozukluk olarak 2001 yılında adlandırılmış hastalıktır. Hasta demek ne kadar doğru bilinmez fakat bir rahatsızlık olduğu kesin. Bu hastalığı tetikleyen ise özellikle Frontal Lob: Kişilik yöneticisi.
Bir kaza sonucu sağlığınızın yanı sıra kişiliğinizi de kaybedebilirsiniz. (Örneğin; Phineas Gage vakası) Yani bu beyin fonksiyonu rahatsızlığının sonradan olmasının en büyük sebebi beyin (frontal lob) zarar görmesidir.
Şimdi sizlere bu hastalığa sahip kişilerin en belirgin hissettikleri ve onların anlayabileceği şeylerden bahsedeyim. Umarım sizler turp gibisinizdir.
Ağız şapırtısı yüzünden aç kalmayı göze alırlar

En nefret edileni budur. Yemek yerken ses çıkaran kişilere öldüresiye bakış atmak kaşları karartmak. Neden bunu yaparlar ben de bilmem. Şimdi bu sesten rahatsız olan birine hasta demek ne kadar doğru bilememekle birlikte böyle bir şey yeme içme görgü kurallarına da aykırı değil mi? Hangi taraf hasta size bırakıyorum. (Tabi bu misophonia olanlarda aşırı derece bir rahatsız olma durumunu unutmamak gerekiyor.)
Bu çileye dönüşür ve ağlarlar

Yani artık o ses sizi çileden çıkarır. Ağlamaya başlarsınız. Yukarı da dediğimi gibi o sesi çıkarmak başka o sesten bu denli ağlayacak kadar rahatsız olmak bambaşka. Ben de herkes gibi o sesten rahatsız olurum. Fakat bunu duymazdan gelebilir ve hatta tatlı bir dille uyarırım. Eğer istemsiz ise göz ardı edebilirim. Yalnız misophonia olanlar ise bunu yapamıyor. Çünkü o ses onlara sanki bir binanın yıkılışı bir buldozerin sesi ya da kırıcı iş makinesinin tak tak sesi gibi geliyor. Bu yüzden ağlamaklı olup hatta ağlayabilirler.
Sevdiklerinizle yemek yiyememek

Bu en acı verici durumlardan biridir. Sonuçta ailemizi seçemiyoruz. Eğer aile üyelerinden biri o sesi çıkarır ise başka odada yemek yeme fikri sıcak gelir.
Gel kızım/oğlum ne olur bir aile yemeği yiyelim hep beraber
İşin ilginç yanı bu bence çünkü ne demek aile yemeğinden mahrum kalacak kadar rahatsız eden şey demeyin. Eğer misophonia iseniz bu ses dürtüsü sizi bir başınıza yemek yedirecek kadar sevdiklerinizden uzaklaştırabilir. O yüzden hassasiyet gösterip bu duruma azami dikkat edip birlikte yemek yiyebilirsiniz.
Sakız çiğnedi diye katil olma hissi

Evet size nedensizce gelebilir fakat ağzı açı şekilde sakız çiğneyen görürse öldürme isteği doğar. Sakız çiğneyebilirsiniz. Hatta patlatabilirsiniz. Fakat bu ağzı açıp cak cuk pat küt sesleri hoş mu? nedir mevzu öyle yapmakta ben tatlı dille uyarırım da misophonia birine denk gelirseniz bence arkana bir kez bak geliyorsa kork. O seni bulup sakız eriyinceye kadar dövebilir. Yapılması gereken bu hassasiyet gerektiren rahatsızlığa dikkat çekip saygı göstermek. Sakız zevkinize bir süreliğine ara verebilirsiniz.
Nefes seslerine olan hassasiyet

Düşünün şimdi evlisiniz ve eşiniz misophonia ve şansa bakın siz de horlar ya da nefes alıp verirken ses desibeliniz biraz çoğalıyor. Evet böyle bir durumda o kişinin düşünmeden yapacağı şey kalkıp tek başına uyumak. Gecenin sessiz saatlerinde yatağı başkasıyla (ses konusunda) paylaşamazlar. Bu bir toplumdan soyutlanma sebebi değil seslere aşırı hassas olmanın getirisi. Eşiniz de olsa sahip çıkın kendinizi onun yerine koyun ve bu durumla birlikte başa çıkmanın yollarını bulun.
Gelelim içeceklere (höpürdetmek)

Çorba ne kadar başlangıç olsa da çay, kahve, meyve suyu yani içeceklerin tümüyle yapılan höpürdetme. Kemal Sunal'ın Bekçiler Kralı filminde karakol sahnesinde büyük üstadın yaptığı ve izlerken çoğumuzun güldüğü o sahneyi hatırlayanlar burada mı? İşte bu sahne onlar için kulak tıkama gözünü kapatıp o sesi hayal etmeme gibi duruma sokuyor. Yani bunu yapmayı seviyorsanız etrafınıza bir göz atın size dik dik bakan biri varsa o kişi misophonia olabilir. Dikkat edin.
Bizlerin yaptığı o başarısız hamleler (Taklit etmek)

Çoğumuz taklit etmeyi severiz. Tiki olan birini gördüğünüzde kendi üzerinizde yapmak gibi. Onları anlamak için onları taklit etmeye çalışırsınız fakat başaramazsınız. Onun gibi hissetmedikçe düşünmedikçe ve o durumlarda içlerinde olup bitene şahit olmadıkça başarısız olacaktır bu denemeler.
Misophonia ve gerçekler

Hastalığın bilinen bir tedavisi yok. Hastalar sürekli kulaklık takarak, tıkaç kullanarak, rahatsız olduğu sesi taklit etmeyle bastırmaya çalışarak veya ortamı terk ederek başa çıkmakta.
Misophonia, henüz kalıcı tedavisi bulunamamış ciddi bir hastalıktır. Lütfen onlara destek verip anlayış gösterelim. Empati yapalım her konuda. Bir şey yerken içerken dikkat edelim.
Bu dünya hepimize eşit şartlar sunmayabilir. Herkesin sınavı rahatsızlığı ve hastalığı kaderiyle birdir. Böyle durumlarda onlara karşı anlayışlı olmak ve destek vermek bize düşer.
Sağlıklı ömürler. Hepinize teşekkür ediyor, sağlığınıza dikkat etmenizi canı gönülden istiyorum.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar