Evlilik Altınla Değil Akılla Kurulur Damat Tarafının Görünmeyen Yükü?

Damat olarak şunu açık açık söyleyeyim: evlilik dışarıdan göründüğü gibi değil. “Aşk, mutluluk, yuva” diye anlatılan şeyin arka planında ciddi bir maddi ve psikolojik yük var. Özellikle bu yük neredeyse tamamen erkeğin sırtına bindiriliyorsa, orada durup düşünmek gerekiyor.
Evleneceğim kadın 150 gram altın istedi. Gücüm yok, karşılayamam dedim. Bu bir naz değil, gerçek. Ama “anlarız” denmedi. Annesi babası devreye girdi:
“Kızım ne istiyorsa o olur.”
Peki ben?
Mobilya benden.
Düğün masrafı benden.
Kına gecesi benden.
Evin her şeyi benden.
Arabamı sattım.
Şimdi sırada ne var, evimi de mi satayım?
Bu noktada mesele artık “sevgi” olmaktan çıkıyor. Bu, evlilik değil; ekonomik sınav oluyor. Altın sanki yatırım aracı, sanki banka hesabı. O 150 gram altın öteki dünyaya mı götürülecek? O parayla bir evin peşinatı atılır, geleceğe yatırım yapılır.
Kimse kusura bakmasın ama evlilik, bir tarafın tüm birikimini sıfırlayıp diğer tarafın taleplerini sorgusuz yerine getirmesi değildir.
Fedakârlık tek taraflı oluyorsa, orada denge yoktur.
Bu yazıyı kadın düşmanlığı için yazmıyorum. Ama şunu da görmezden gelmeyelim:
Son yıllarda evlilik, “hayat ortaklığı”ndan çok “maksimum talep listesi”ne döndü.
Sevgi konuşuluyor ama yük paylaşımı konuşulmuyor.
Anlayış bekleniyor ama erkeğin sınırı kabul edilmiyor.
Evlilik altınla kurulmaz.
Evlilik, karşılıklı anlayışla kurulur.
Biri “gücüm yok” dediğinde, diğer taraf “o zaman birlikte nasıl olur bakarız” diyemiyorsa…
orada sorun altın miktarında değil, bakış açısındadır?
Evlilik Altınla Değil Akılla Kurulur Damat Tarafının Görünmeyen Yükü?
Cevapla