Gizli Üye(18-24)9 ayAile oluyorlar normal ki zaten yarı yarıya olmaz çocuk hesabı gibi ama bazısı onun hesabından bazısı senin yani karın da kazanıyor mu bilmiyorum da maaşı farklı günlerde alıyorsanız ona göre hangi tarihte ne geldiyse ödenir markete gittiğinizde kimin kartı kullanılmış bi önemi var mı ya da doğalgaz ödenirken kira verilirken gibi gibi
10 Yorumla
En İyi Cevaplar
9 ayçalışan ebeveynlerin çocuğu olarak büyüdüm, evimizde bir kez senin paran benim param, yarı yarıya ödeyelim, babam ödesin annem ödemesin gibi muhabbetler geçmedi ki çoğunuzun aksine bizde annem daha fazla kazanıyor. eğer bir kişiyle hayatlarınızı birleştirdiyseniz kazanılan para o aileye ait olur, senin benim ayrımı ortadan kalkmıştır, harcamalar ailenin gelir gider planlamasına göre yapılır. 2 yıldır aktif olarak çalışıyorum ve düzenli gelirim var, sağlığım elverdiği sürece de çalışmayı düşünüyorum. kendi aileme bakamayacaksam, eve bir katkım olmayacaksa, faturayı bile ödememesi gereken konumda görüleceksem ne kazandığımın ne de ilişkimin bir anlamı olur. aile bu demek değil. herkes elinden geldiğince ayakta tutmaya çalışır. siz 3 kazanırsınız o 5 kazanır bilemem ama her şeyi tek tarafa yüklemek doğru değil (eğer karşınızdaki sizi değil paranızı seviyorsa durum farklıdır.).
230 Yorumla- 9 ay
Hanımefendi sizi anlıyorum, son derece haklısınız ki zaten bu zihniyet olmalı. Yani havuz zihniyeti. Kaynaklar tek bir havuzda toplanır ve havuz azalırsa herkes kaybeder.
Asli ve keyfi görevler ayrıdır. Bu sizin keyfi göreviniz, asli değil ama erkek için asli görevdir, tartışmaya açık değildir. Kadın keyfi olarak daha az ya da daha fazla kazanabilir ve havuza katkı sunma görevi aslında yoktur. Hiç kazanmıyor da olabilir. Asıl önemli olan o kadının havuza zarar vermemesidir. Dolaylı yoldan da hiç kazanmadan katkı sağlayabilir. Havuz batarsa ben de batarım zihniyeti tek başına yeterli. O yüzden kadının asli görevleri daha önemlidir. Eğer keyfi olarka bunu yapıp asli görevlerini aksatıyorsa bu problemdir. Ben havuza doğrudan katkı sağlıyorum diyerek asli görevleri gerş planda tutarsa sorun vardır, olmamalıdır. Asli olmayan görevi keyfi olarak yerine getirmek alkışı hak ettirir ama bunun yanında asli görevlerini hiç aldatmıyor olmalıdır.
Bir erkek ve kadın, asli görevlerini yerine getirdiği için alkışı hak etmez. - 9 ay
Neden keyfi görevim olsun ki? Üniversitede sapasağlam iki gözü miyop yaptım, işimdeki postürüm gereği her gün bel ve boyun ağrısı yaşıyorum ayrıca elimdeki en ufak bir hasar hayatımı kaybetmem demek (mesleğimi çok severek yapıyorum, yanlış anlaşılmasın). Hayatımı idame ettirebilmek için çalışmak zorundayım, üstelik mesleğimi elde edebilmek için senelerce gece gündüz çalıştım, üniversite sınavında derece yaptım ve en zor bölümlerden birinde okudum. Bunların hepsi sandığınızın aksine keyfi değil asli görevim için :) Kimin daha az ya da çok kazanacağını, iş sahibi olup olmayacağını belirleyemezsiniz. İmkanı olduğu sürece iki taraf da "havuza" katkı sağlamakla görevlidir. Eğer taraflar beraberce bir aileyi yürütmede eşit yükümlü değilse evliliğe ne gerek var? Çocukların sorumluluğu kimde olacak? Erkek ve kadının "asli görevlerini" sıralar mısınız? Keyfi görevimden vakit kalırsa okuyacağım. İyi geceler
- 9 ay
Aileyi geçindirmek erkeğin asli görevi, kadının değil. Kadın katlı sağlayabilir ama bunu yaparken (asli olmayan) asli görevlerini aksatıyorsa bunu bahane ederek, o zaman sıkıntı. Feminen ve maskülen roller ayrıdır. Sen havuza maddi destek sağlıyorsun diye feminen asli görevlerini eksik bırakıp feminizm zart zurt dersen olmaz. Sen yine hobi olarak hatkı sağla sağlamasını ama bunu bahane edip asıl görevlerini unutma. Demek istediğim buydu.
- 9 ay
asli görevleri de sayarsan sevinirim ;) ha bir de bunları sen mi belirledin yoksa 8 kuşak önce yaşamış deden mi o da önemli. havuza maddi destek sağlamak çalışabildiği sürece her iki tarafın da asli görevi. çocukluğumdan beri uğrunda çalıştığım bir işin getirisi için hobi olarak yine sağla ama görevin değil yorumunu yapamazsın. ayrıca ihmal etmemem gerek tek asli görevim sorumlu olduğum hastalar, üzgünüm ama "havuza katkı sağlamakla yükümlü" eşimin gönlünü hoş edecek "asli görevler" hiçbir zaman onların sağlığından önemli olmayacak benim için.
- 9 ay
Bu kafayla 35+ yaşında kedili bekar bekar takılırsın.
- 9 ay
Yok kardeşim ya benim etrafım kendim gibi insanlarla dolu, istediğim an biriyle beraber olurum :)
Sen de kafana göre bir ev kızı bulursun umarım - 9 ay
Kadınları doğurmak ve ailenize hizmetçilik yapmaktan daha fazlası olarak görmediğiniz sürece mutsuz olmaya devam edeceksiniz 😌
İyi yetiştirilmiş erkekler doğru yolu bilip mutlu evlilikler kuruyor, anne ve babalarından gördükleri gibi yani - 9 ay
Sen istediğin erkekler seks yapabilirim mi diyorsun? Elbette yapabilirsin, çünkü sen bir kadınsın. Ancak istediğin zaman, istediğin yerde ve istediğin erkekle seks yapabiliyor olman, yani yapmış olman seni bu konuda başarılı yapıyor sanıyorsan çok yanılıyorsun. Üstüne onlarca erkek çıkıyor, seni "elde" ediyorlar, sen değil, onlar seni "elde" ediyor. Bu kadar saf olma.
- 9 ay
Seks yapabilirim diye bir cümle geçmiş mi aç bi oku bakalım. Benim gibi düşünen biriyle beraber olabilirim yani sevgili olurum, evlenirim, aşk yaşayabilirim, konu buradan açıldığı için yazdım. Aklınız sadece cinsellikte olduğu için çarpıtmışsınız ki seks yapmanın da para mevzusuyla, ev geçindirmeyle bir alakası yok zaten.
Ev erkeği ile evlenmek tam tersi işime gelir, hayatım tahmin edemeyeceğiniz derecede yoğun ve bu yoğunluk her gün sürüyor hiç azalmadan😂
Sizler gibi patronu tatmin ederek bir yere gelmiyorum. Şu an çalıştığım kurum da dahil geldiğim her yeri sınavla (yks - dus- yds puanları ile) kazandım. 3 sene sonra uzman ünvanı (dr. dt) alacağım kendi yazdığım tez ve yine gireceğim sınav ile.
Üzgünüm bir yerlerde hala emeğiyle bir yere gelen, önünden dahi geçemeyeceğiz okullarda okumuş, gördünüz mü hayretle baktığınız, elinizi ayağınızı birbirine dolayan o ünvanlara sahip kişiler var ve olmaya da devam edecekler. Yapabileceğiniz tek şey öfkenizi böyle platformlarda kusmak. İyi geceler - 9 ay
Kariyer başarılarını taktir eder kutlarım, saygı duyarım. Bakarsın sana muhtaç olurum bu da bir gerçek. Anlaşamadığımız nokta bu değildi. Sadece gerçek aşk yaşayabileceğiniz zannetme sanrısı yaşaman beni güldürüyor. Bir kocanın karısına karşı esnetilemez görevleri vardır, bir kadının da kocasına karşı. Ancak sen diyorsun ki koca orada dursun 'obje/nesne' olarak. Benim ona karşı sorumluluklarım yok diyorsun. Unuttuğun şey veya zannettiğin şey, aşkın bir anlık gelişen ve süregelen bir şey olduğu. Aslında bu bir sürecin parlak bir yansısıdır. O sürecin içinde eksik ve/veya yanlış yapılan şeyler aşkın yaşamasına izin vermez. Elbette kariyerin, kazancın çok önemli. Belki bilim dünyasına da muhteşem katkıların olacak ve bu senin insani değerini üst noktalara çıkaracak. Ev erkeğine gelince, öylesine vasıfsız birisinin varlığı seni nasıl mutlu edecek? Kaldı ki erkeğib gücüne gider, yetersiz hisseder, sen de zaten ilk andan sonra rahatsız olursun ama tersi durumda erkek rahatsız olmaz. Hayal ettiğin şey suni bi ilişki, ekonomik ortaklık, ev arkadaşlığı. Evin içinde yalnız bireyler. Çünkü sen diyorsun ki ben şunu bunu yapmam, feminizm böyle diyor. Erkeğimin kölesi miyim? Senden acaip şeyler beklemeyecek kimse, sen kafanda kuruyorsun. Seks konusuna gelince de kıvırtma, söylediğin şey doğrudan o manaya geliyor. Senin gibi düşünen seks partnerinden başka bir şey bulamazsın, o sıcak sevgi inşa etmeden var olamaz. Pat diye başlayıp, karşılıksız süregelemez. Çok basit küçük şeylere bile mide bulantısıyla feminizm kafasıyla bakarsan bu olmaz. Bunca hırs hayatın inceliklerini tatlı esintilerini kaçırmana sebep olur. Sanki testosteron patlaması yaşıyor gibisin. İşini 'severek' yap, kariyer 'unvanı' için değil. İşinin asli görevlerin ile insan ilişkilerindeki asli görevlerini ayrı tut, bunlar ayrı dünyalar, biri diğerine mazeret olmamalı. Yoksa o tatlı şerbeti hissedemeden çürüyüp gidersin. Hissettiğini zannetme 'sanrısı' yaşarsın. Sakin ol şampiyon!
- 9 ay
Sorumluluklarım yok demedim, aynı ailede bulunmak çocuklara dahi sorumluluk getirir kimse bunun aksini iddia etmiyor. Kimse kimseyi eğlendirmekle görevli bir süs objesi değil, kimse kimsenin hizmetçisi de değil.
Çalışmayan kişi vasıfsız ise bir sürü insanın annesini vasıfsızlıkla damgalamış olursunuz, tercihen çalışan insanla olmayı tercih ederim ama hayatın size ne getireceği belli olmaz, büyük konuşmamak gerekir.
Ekonomik ortağa ve bir ev arkadaşına ihtiyacım yok çok şükür, sadece aynı hayat görüşüne sahip olduğum bir kişiyle ilişkim olabilir de olmayabilir de. Bu, hayatın size ne getireceğine bağlı.
Yalnız kalmamak için evlenmeyi sizin tabirinizle "kedili 35 yaş üstü kadın" olmaktan korkmayı doğru bulmuyorum. Yalnız kalmamak için yapılan evliliklerin sonu fiziksel olmasa da mental olarak çok ağır bir yük getirir (bir yabancıyla hayatını paylaşmak zorunda olmak) ki ben bu yükü kaldıramam. Ayrıca bu evliliklerden doğan çocuklar da "yaşlanınca bize bakar" kültürüyle dünyaya getiriliyor pek çok kişinin de bildiği üzere.
Seks konusunda "kıvırmadım" ancak siz birliktelik denildiğinde ilk olarak "seks" aklınıza geliyor üzücü biçimde çünkü kadını cinsel birliktelik üzerinden değerlendiren bir kültürle eğitilmişsiniz. Sevginin inşa edilen bir şey olduğunu biliyorum, çok şükür bunu görerek büyüdüm ve çevremde bunu inşa edebileceğim insanlar var demek istedim (inşallah bu sefer anlayabilmişsinizdir seks demiyorum bakın). Dediğiniz gibi pat diye başlamaz, lise aşkınızda bile😂 - 9 ay
Şunu yapmam bunu yapmam meselesine gelince bu kişiden kişiye, evlilikten evliliğe değişir. Misal benim şu an danışmanım olan hocam (kadın) üniversitede akademisyen, ayrıca kurumumuza bağlı hastane ve kendi özel muayenehanesinde (hafta içi 16.00-19.30 cumartesi 10.00-19.00) çalışıyor. Eşi de üroloji uzmanı yani cerrahiden bir bölümde. 3 çocukları var biri lise diğerleri ilkokulda. Hocamın eşi her gün çocukları servisten alıyor, büyük çocuğu o gün varsa özel dersine o götürüp getiriyor, yemekleri hazırlıyor; cumartesi günleri de ev ve çocukların sorumluluğu onda oluyor doğal olarak çünkü evlerinde çalışan biri yok anneanne/babaanne de İstanbul'da değil. Pazar günleri ailece beraberler, cam silme vb. gibi büyük işler hariç temizliği de beraber yapıyorlar bu arada. Asli görevlerin bu ailedeki dağılımını gördünüz herhalde.
Kadının ağır işler yaptığı (asker, polis, aşçı, doktor, hemşire gibi) erkeğin daha düzenli mesai saatlerine sahip olduğu ilişkiler var. Erkeğin ağır işte olup kadının daha rahat saatlerde çalıştığı ilişkiler var. Kadın/erkek homeoffice çalışan çiftler var. Erkeğin çalışıp kadının ev hanımı olduğu çiftler var. Her iki tarafın da çok sıkı kurallarla/esnek saatlerde çalıştığı işler var. Bu durumda "asli görevleri" herkes kendi durumuna göre dağıtır. Her şeyi erkek yapsın/her şeyi kadın yapsın algısı doğru olmamakla birlikte daha ağır şartlarda çalışan kişinin de evdeki sorumluluğun tamamını/çoğunu üstlenmesi doğru değil.
Evli misiniz bilmiyorum ama evlenip evlenmeyeceğimizi bilemeyiz. Aynı şekilde kiminle evleneceğimizi de bilmiyoruz. Dolayısıyla ilişkinin kime ne yükleyeceği de belli değil. Bakarsınız asli görevleriniz burada savunduğunuzun tersine dönmüş :)
O yüzden genel bir kural koymak yerine ilişki bazlı hareket etmek daha doğru. Her evin, her birlikteliğin farklı kuralları var. - 9 ay
İşimi severek yapıyorum çok şükür, mesleğimi çok fazla sevdiğim için bu kadar bağlıyım zaten. Yaptığım iş beni manevi olarak çok tatmin ettiği için, insanla çalışmayı da seviyorum bir hastayı yeri geliyor senelerce takip ediyorsunuz ve aşama aşama gelişimini görüyorsunuz, çocuksa sizinle büyüyor. Ortodontiye yönelme sebeplerimden biri de bu zaten. Üniversiteden önce de kendi hekimimizin yanında gönüllü olarak çalışıyor, gözlem yapıyordum tüm ilgim bu alana yönelik olduğu için. Ayrıca çocukluğum da bu oyunlarla geçti :) Zaten işinizi severek yapıyorsanız ünvanlar istemeseniz de geliyor.
İkisi arası dengeyi tabii ki kurarım ama bir tarafın baskın gelmesi gerekiyorsa bu mesleğim olacak daima. Ve zaman zaman mazeret olmak durumunda (örneğin şu an tez döneminde değilim ama olduğum zaman işim ağırlaşacak, aile evim Ankara'da, gidip göremiyorum çoğu zaman). Bu tamamen öncelikleriniz ve yetiştirilme tarzınıza bağlı. Erkek için de bu böyle kadın için de böyle.
Kendi çevremde de işini öne koyan var, erkenden aile kurmak isteyen var, mevcut ailesiyle olan birlikteliğine (anne baba kardeş) evlilik veya işinden daha fazla önem veren var, hiçbirine önem vermeyen var. Dünyada her kafadan insan var ve herkese uygun bir hayat var merak etmeyin. Herkes bir yerde mutlu oluyor. - 9 ay
Önemli olan uygun dengeyi sağlayabilmek :) yalnız ilişkide değil, hayatın her alanında 👍
- 9 ay
Sizin savunduğunuz şeyler var, benim savunduğum şeyler var. Bazıları benzer bazıları karşıt görüşler. Birbirimizi ikna etmeye çabalamanın da bir gereği yok, yolda görsek tanımayız birbirimizi. Zaten orta noktada buluşması zor iki insana benziyoruz 🙄😂
Dediğim gibi dünyada herkese göre bir hayat var, 8 küsür milyar insan var hiçbiri birbirinin aynısı olmayan. Dilerim herkes kendine göre, en mutlu olacağı hayatı yaşar. Mesele doğru kişiye denk gelebilmek, fedakarlığı yapmak kolay 😄 - 9 ay
"Yalnız kalmamak için yapılan evliliklerin sonu fiziksel olmasa da mental olarak çok ağır bir yük getirir (bir yabancıyla hayatını paylaşmak zorunda olmak) ki ben bu yükü kaldıramam. Ayrıca bu evliliklerden doğan çocuklar da "yaşlanınca bize bakar" kültürüyle dünyaya getiriliyor pek çok kişinin de bildiği üzere."
Yalnız kalmamak için... Doğru! Modern evliliklerin çoğu 'habele hübele' ilişkilerin bir sonucu.
------
"Çalışmayan kişi vasıfsız ise bir sürü insanın annesini vasıfsızlıkla damgalamış olursunuz,"
Yanlış! Benim annem de çalışmıyor, çalışmasına gerekte yok, hiç olmadı. Karımın da çalışmasına gerek olmayacak, isterse hobi olarak çalışabilir. Neden çalışmıyorsun para getirmiyorsun diye yargılamam, rahatsız olmam; neredeyse tüm kadınların aksine. Ben ilişkilere taş devri öncesi dinamikleriyle doğal bakıyorum. Dış dünyanın vahşi rekabeti, testosteron ve maskülen enerjiyi besler. Kadının ise feminen enerjisini zayıflatır, kadını maskülenleştirir, rekabet kadın doğasına körleştirir. Erkek gider savaşır, canının kıymeti yoktur, karısı çocuğu için ölür. ÖLÜR!
kadını cinsel birliktelik üzerinden değerlendiren bir kültürle eğitilmişsiniz. == Ben köpek değilim, eğitilmedim. Seks konusunda bahsettiklerim siz kadınları değersizleştiriyor olması sadece. Tam aksine obje olarak görmenin dışında bir şey bu. Doğada bile örneğin şempanze sürülerinde bile, az çiftleşen dişiler tercih ediliyor. Bunlar çok uzun konular...
------
Kimse kimseyi eğlendirmekle görevli bir süs objesi değil, kimse kimsenin hizmetçisi de değil.
Anlaşamadığımız konu tam da burası. Muhtemelen sen herhangi basit şeyleri hizmetçilik olarak görüyorsun. Ancak zaten "sevgi" olursa bunu iki tarafta o şekilde görmeyecek, ayrıca sevgi olması için de yukarıdaki yorumlarımda anlattığım gibi herkes görevini yapmak zorunda. Sokaktan geçen herhangi bir insanı sevmiyorsun, o da seni sevmiyor. Neden? - 9 ay
1. "Modern evliliklerin çoğu 'habele hübele' ilişkilerin bir sonucu."
Katılıyorum, benim de gördüğüm böyle örnekler var maalesef. En büyük etkenlerin sosyal medya ve aşırı erken yaşta verilen karar olduğunu düşünüyorum. Hiç hayat tecrübesi olmayan insanlar aile kuruyor korkutucu şekilde.
2. Neden çalışmıyorsun diye ben de kimseyi yargılamam. Çalışmak da çalışmamak da tercih meselesi olabilir herkes için (her iki cinsiyet için de çalışmayı daha doğru bulsam da.).
Dedem subay, anneannem öğretmendi, annem gelire ihtiyacı olmadığı halde okudu ve çalıştı, hayatından memnun. Taş devri öncesiyle bakmaya gerek yok, evet rekabetten zevk alan insanlar da var ki ben onlardan biriyim ama her şey testosterona bağlı rekabetten ibaret değil.
Annem öğretmen ve işini yapma sebebi insan yetiştirmeyi sevmesi, özellikle kız çocuklarına bir hayat vermeyi sevmesi, buna çok fazla önem vermesi.
Ben hiçbir zaman fazla geliri savunmadım, şu an yaşıtlarım kadar maaşla da çalışmıyorum ve bir çoğuna göre daha fazla iş yapıyorum, klinik açsaydım ya da doktor olsaydım daha fazlasını elde ederdim. Her şey paradan ibaret değil, manevi tatmin var özellikle ilerlemeyi aktif olarak takip edebildiğiniz sağlık alanında. - 9 ay
Ben kadının okumasını ve çalışmasını savunuyorum. (Burada ve yazdıklarımın devamında okumaktan kast edeceğim şey üniversite/yüksek lisans/doktora anlamında DEĞİL 12 yıllık olan eğitim. sonrası ise kişisel tercih meselesidir) Ailem de böyle yetiştirdi. Çocuğum olursa o da aynı kültürle yetişecek, tıpkı babam gibi düşünen bir baba figürüyle.
Belki siz iyi bir ailedeydiniz, hiçbir kötü örnek görmediniz/duymadınız ama ailesine, kocasına muhtaç nice kadın var neler yaşadıklarını maalesef her gün haberlerde görüyoruz. Zorla evlilikler, ayrılamama, aile baskısı... Kendi ayakları üstünde durmak bunlardan bir kaçış. Ha şimdi şunu da diyeceksiniz: "Çalışan kadın da şiddet görüyor vs." Doğru ama kendi hayatını kurabilecek gücü olmayan kişinin o evden kaçmaya hiç şansı yok. Her anneyi kendi anneniz gibi fedakar ve merhametli düşünmeyin ne anneler var bilmek istemezsiniz. - 9 ay
Kız çocuğu okusun/çalışsın ki kimseye muhtaç olmasın. Ben herkes mühendis olsun, avukat olsun demiyorum bakın ama mutlaka güvenip tutunabileceği bir mesleği olsun. Yapamadığı bir evlilikte kaygıyla ayrılmaktan korkmasın (bunun tek sebebi maddi değil, kadınların neler yaşadığı malum zaten ama bu da bir sebep), boşanacağı zaman aç açıkta kalmaktan korkmasın çünkü her kadının dönebileceği bir aile evi yok, gelinlikle çıkan kefenle dönen kültürü var ağzıma bile almak istemediğim. İstiyoruz ki çocuk gelin olmasınlar, çocuk yaşta anne olmasınlar.
Belki size imkansız gelir ama hala babası yaşında adamla para için evlendirilmek istenen çocuklar var, kendilerini "ailelerinden" kurtarmak zorunda olan insanlar var ve tek yolu kendi hayatını kurabilmek.
Eşiniz çalışmak zorunda değil çalışmamak zorunda da değil. Siz onu çok iyi imkan sunabilirsiniz, o da bu hayattan memnundur ve çalışmayabilir ya da işi vardır devam etmek isteyebilir tercih meselesi. Hayatta tuttuğunu düşündüğünüz güvenceleriniz vardır belki ama bir gün yapmak istediğinde ya da herhangi bir sebeple yapmak zorunda kaldığında bir meslek sahibi olmak önemli. Buna hobi olarak denmesini sevmiyorum, evin masraflarına karıştırmam düşüncesi sizin için kadını çok sevmek olabilir karşınızdakinin de hoşuna gidebilir ancak bu maalesef aşağılık kompleksi. Çalışıp kendi ayakları üstünde durmak da kötü değil ya da sandığınız gibi "hobi olarak yapmaması" erkeği geri konuma atmaz, hayatı paylaşıyorsunuz her anlamda. - 9 ay
Dediğim gibi genel olarak kız çocuklarının eğitimini her zaman destekliyorum. Çalışır çalışmaz kendi bileceği iş ama daima kadının çalışması taraftayım, kendi güvencesi için.
Ben şehirde büyüdüm, üstelik Ankara gibi bir şehirde, kötü örnekleri hiçbir zaman görmedim ama gerçekten var bazıları kentte bazıları köyde.
Çalışmak kadını erkekleştirmiyor. Ayakları üstünde durmak, kimseye muhtaç olmamak kötü değil, erkeklik değil. Hatta bazıları için siz kabul etmeseniz de ihtiyaç.
Kim ne derse desin kız çocuklarını okutacağız, meslek sahibi edindireceğiz. Kimi çiftçi olur, kimi öğretmen olur, kimi aşçı olur, kimi hekim... Sizin erkeksileşti dediğiniz kadınlar vatanına milletine hizmet ediyor. Kocasına, babasına muhtaç yaşamıyor. Bunun neresi kötü?
Her şeyi geçin. Atatürk'ün kadınların eğitimine, eğitimdeki fırsat eşitliğine verdiği önemi, bize sağladığı imkanları, kadının çalışma hayatına katılımı için verdiği çabayı görmüyor musunuz? Kendini geliştiren, üreten, vatanına hizmet eden, toplumda aktif rol oynayan kadınların varlığı sizi neden rahatsız ediyor? - 9 ay
3. Seks konusuna gelecek olursak burada sizinle tartıştığımız asıl konu seks değildi zaten, konu oraya saptı ama isteyerek ama istemeyerek. Yoksa bu konuda bir önemi yok. Kendi partnerim olmadığı sürece insanların cinsel hayatı hiç umrumda değil açıkçası. Ben iş gereği eskorta da denk geldim, bu karşımdaki insanın değerini belirlemedi hiçbir zaman. Saygın gördüğünüz kişilere verdiğim hizmetin aşağısını vermedim. Çevremde evlilik öncesi cinsel aktif olan/olmayan hem kadın hem erkekler var, umrumda değil. Benim için kimsenin değerini belirlemiyor, mümkünse sizin için de belirlemesin. Partnerinizin "namusunu" ölçebileceğiniz çok daha ciddi parametreler var. En büyük örneklerden dürüstlük gibi.
Bu arada kendi cinsel hayatımla, cinsel tercihlerimle ilgili tek kelime geçmedi, abuk subuk yaftalamalara yönelmeyiniz. Merak ediyorsanız hayatımda biri YOK şu anda. Ben de sizinle ilgili bilgi sahibi olmadığımdan yorum yapmayacağım varsa ilişkiniz, partneriniz ve cinsel tercihlerinizle ilgili. - 9 ay
4. Aslında anlaşamadığımız konu değil, süs objesini ben sizin yazdığınızı baz alarak yazdım. Sadece kadın üzerinden değil hem kadın hem erkeği kast ettim orada.
"Muhtemelen sen herhangi basit şeyleri hizmetçilik olarak görüyorsun."
Basit şeyleri biraz açarsanız net cevap verebilirim. Üstü kapalı yazmanızın bir manası yok.
Sayfada sorun mu var anlayamadım daha önceden daha uzun gönderebiliyordum bu sefer uyarı verdi parçalamak durumunda kaldım👍 - 9 ay
Sanırım bir yanlış anlaşılma olmuş. Ben erkekleri eziyorum farkında mısın? Erkeğin canının bile bir kıymeti yok, evet gerçekten yok! Gerektiğinde karısı çocuğu için ölmesini de bilmeli. Şaka yapmıyorum gerçekten tam manasıyla ölümden bahsediyorum. Kadınların eğitim almasından rahatsız olmuyorum. Rahatsız olduğum şey erkeklerin adam olamaması, erkeklerin eğitimsiz olması.
Esc gelmiş ayırt etmemişsin, ben olsam bende öyle yapardım. Bana ne? Onun dişleri benim reklamımı yapacak, böyle şeylere ticari bakarım ben. Değerden kastım cinsel değerdi. Yani seks partner geçmişi kabarık olan kadınların cinsel pazar değeri yerle bir olur ve yüksek kaliteli o niş erkekler onu evlilik adına kabul etmez, değersiz bir kadın o. Sabaha kadar dürüst olsa faydası yok. Namus denilen şey sadece soyut boş bir kavram. - 9 ay
Herkesin canının kıymeti var, herkes insan olduğu için değerlidir ve değer görmelidir. Aksini her iki cinsiyet için de savunamazsınız. Savunanlar için burada yargıladığınız feminizm/maskülizm akımları var, o yüzden toplumsal cinsiyet eşitliği diye çabalıyor her gün milyonlarca insan.
Kadına pazar değeri biçtiniz ya bu muhabbete katılıp size bu lafı ettirdiğim için dünyadaki en adi insanım ben. Pazar değeri biçtiğiniz insanlar aynı zamanda anneniz/ablanız/kız kardeşiniz/eşiniz/sevgiliniz. Çok acıyorum, çok üzülüyorum. Hayatı vulva üzerine kurmuşsunuz. Yüksek kaliteli erkeklerin de pazar değerini yazarsanız sevinirim :)
Ölene kadar bakir olsa bir faydası yok insan dürüst olmadıktan sonra - 9 ay
Her gece başka birinin yatağında olan bir kadın? Nasıl olurda dünya kapital inşa etmiş değerli bir adamın karısı olabilir? Bu ne kadar saçma bir düşünce yapısı yahu! Vulva üzerine mi kurmuşum? Tekrar düşünür müsün lütfen.
- 9 ay
Yukarıda söylediğin şeylere katılıyorum ve bu yüzden erkekleri eziyorum, acımıyorum, öyle erkeklere saygı duymuyorum. Karılarına diken üstünde hayat yaşatan o zavallı erkeklere merhamet göstermiyorum. Erkekler adam olacak diyorum neden bunu farklı şekilde algıladın? Bir daire yangınında karısını kurtarmak için kendi canını veren bir adam vardı. Karsını balkondan aşağı sallandırıyor, onu sıkıca tutuyor ve kendisi de yanarak can veriyor, adamın ölüsü bile karısını bırakmıyor. Karısı da hayatta kalıyor. Ben bundan bahsediyorum. Kadınına endişe yaşatmamalı diyorum. Kadınlar senin düşündüğün gibi düşünme "zorunda kalmamalı" diyorum ama toplum, kadınları böyle düşünmeye zorluyor.
- 9 ay
Her gece başka birinin yatağında olan erkek neden hak etmeyeceği bir kadınla olsun? Onların değerini ölçmediniz. Size göre her erkek üstün, ilah konumunda. Yazdığım bin tane şeyden konuyu yine cinselliğe çektiniz çünkü bakış açınız bunun üzerine kurulu.
Ha merak ediyorsanız ben de çok partnerli ya da "geçmişi kabarık" bir erkekle beraber olmam. Beraber olduğu (sevgilisi, aşk yaşadığı kişi) kişilerle neden mutlu olamamış, kimseyle anlaşamamış, hiçbir ilişkide tutunamamış bunlar önemli.
Cinsel olarak da "namus" meselesi değil cinsel sağlık. HIV, hepatit yuvası bir varlığı ben de yanımda gezdirmem - 9 ay
Kimseyi acıma, ezme, merhamet etmeme gibi bir hakkınız yok. Herkesin hayatı değerli, yaşanmaya değer. Kimse zannettiğiniz gibi diken üstünde yaşamıyor çünkü ağaçlara tırmanıp uyumuyoruz ve mağaramıza her an bir vahşi hayvan saldırmıyor. Şahsen ben de birlikte olduğum insanın endişe yaşamasını istemem, her şeyi erkeğe yüklemek vahşilik. Erkekler ağlamaz diye büyütülen çocukların sonu bu. Erkekliğinize güvenmeyin, dayanacak bir destek arayabilirsiniz yeri gelir korunup kollandığınızı hissetmek istersiniz ve burada eşinize sığınırsınız. Bu güçsüzlük değil, insan olmanın gereği. Herkesin iyi günü var kötü günü var. Hayatın kime ne getireceği belli olmaz. Hastalık var, iflas var, ölüm var... Ne sıkıntılar var.
Her iki taraf da sıkıntı yaşayabilir her iki taraf da birbirine destek olmakla yükümlüdür. Bir taraf daima kendinden vermek zorunda değil. - 9 ay
Bir taraf daima kendinden vermek zorunda olduğundan bahsetmedim. Sürekli feminist düşüncelerle beni yargılıyorsun. Erkeğin vereceği şey kadının vereceği şeyler ayrı, zıt cinsiyetleriz ve birbirimizi hem tamamlıyoruz hem eksikliklerimizi kapatıyoruz. Erkeğin güçlü olması gerekli ama dışarıda! Evinde eşinin koynunda kedi olabilir, eğer olamıyorsa problem var demektir zaten. Bu konuda aynı düşünüyoruz da neyse
- 9 ay
Erkek için iyi bir şey söylediğimde de beni suçluyorsunuz? Feminist düşünce dediğiniz şey toplumsal cinsiyet eşitliği. Ayrıca bu yazdıklarımın çoğu maskülist, erkeklerin bazı konularda negatif ayrımcılığa maruz kaldığını ve hakları olduğunu gösteriyor. İyi bir şeyden bahsediyorum sizin için. Evet iki cinsiyet birbirini tamamlıyor dediğiniz gibi. Ama tamamlamak dengeyle olacak bir iş. Dışarıda güçlü olabilirsiniz o konuda ben de öyle düşünüyorum. Güçlü, savunucu erkek tercih edilir. Zaten bu meşhur "uzun boy geniş omuz" muhabbeti de oradan çıkıyor teknik olarak. Ama bu "canını versin, ölsün" şeklinde olmamalı hiçbir zaman, bu da insanı yıpratır, sağlıklı değil. Her şey ölçülü olmalı. Anormal derecede bir koruma ya da korunma isteği de yıpratıcı olur kabul etmek istemeseniz de. Sağlıklı ilişkide de herkes gerekli korumayı, desteği birbirine veriyordur zaten. Şu ana kadar tartıştığımız konuların ilişki içinde lafı geçiyorsa orada bir birliktelik yoktur zaten. Herkes kendi ilişkisinde uygun dengeyi kurar, beklentiler ona göre şekillenir vs vs.
Dediğiniz gibi taban tabana zıt olduğumuz yerler olsa da bazı konularda hemfikiriz.
10 ayKaldı mı böyleleri cidden 🥹 biz kadınlar çok yorulduk kendi ayaklarımızın üzerinde duracağız diye her şeyler yüzleşmekten gerçekten bize uygun değil bu tarz yaşamak
11 Yorumla- 9 ay
peki kendi ayakları üstünde durabiliyor olmanın verdiği manevi tatmin? eski kalıpları kırmanın vakti gelmedi mi? 😄
Yapay Zeka Cevapladı
Selam BasedKhan! 😊
Her ailenin veya ilişkinin dinamikleri farklıdır, bu yüzden herkesin mali işler konusunda bir düzeni olabilir. Faturaları tamamen karşılamak güzel bir jest olabilir ama burada önemli olan, bu tarz konularda açık ve dürüst bir iletişim kurabilmek. İlişkilerde şeffaflık önemlidir, özellikle finans konusunda. Çünkü her iki taraf da olası zorlukları bilirse sağlıklı bir uyum kurmak daha kolay olur. 💬💕
Bazı erkekler yarı yarıya tartışmasını yapıyor olabilir ama bu tamamen bireysel tercihlere dayanır. Önemli olan karşındaki kişinin senin düşündüğün bu düzene uyup uymadığı; belki de bununla rahat olabilir ya da tam tersi farklı düşünebilir. Senin ona ne hissettirdiğin en önemlisi. Sarıl şeffaflığa, sevgi ve paylaşım her şeyi yoluna koyar! 💪❤️00 Yorumla
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Gizli Üye(25-29)9 ayAdam olanlar bunun lafını yapmaz kendine yakıştıramaz onlar prenses erkek
10 Yorumla
Gizli Üye(18-24)10 aybiraz saçma gelebilir ama ben yarı yarıya öderim kendi isteğimle ama yarı yarıya ödeme muhabbeti teklif edilirse soğurum :D
00 YorumlaPara & Ekonomi konusunda 761 cevap paylaştı. Herkesin yapısı farklı erkolar da bozuldu
10 Yorumla
10 ayO bizim kuşakta kaldı kanka
013 Yorumla- 10 ay
40
- 10 ay
Y kuşağı
- 10 ay
Neden böyle düşünüyorsun
- 10 ay
boş ver yaşın iyi kanka
- 10 ay
Tabi canım ne demezsin😀😀
- 10 ay
Şimdiki ilişki dinamikleri daha iyi kanka
- 10 ay
Benim odağım bu kanka
Detaylı bilgi
Bu paylaşımı beğenmene sevindik!
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer