Kendini Sevmeden Yaşamı Sevemezsin, İşe Kendini Sevmek İle Başla!

Günümüz kadının problemlerini liste haline getirin desem, hangi problem ile başlardı listeniz?

Şiddet mi? Eşitsizlikler mi? Yoksa kilo mu?

Benim ilk sıraya koyacağım şey üçüncüsü olurdu. Yani kilo. Neden mi?

Danika Brysha
Danika Brysha

Şiddet ve eşitsizlik kişinin kendi çemberinin dışından kaynaklanır, üçüncü kişilerdir bunların sebebi. Kilo sorununu olduğu noktaya getiren ise kadının kendisidir. Bir diğer insana ihtiyacı olmaksızın sorun eder, sonra bu sorunu büyütür, büyütür ve psikolojisini bozacak seviyelere getirir.

Bu yüzden de en büyük tehdit yine kadının kendisidir.

Bir Hobbes değiliz belki ama şunu diyebiliriz "FEMINA MULIERIS LUPUS EST!"

Peki neden bu kadar dert eder bunu? Gelin maddeler halinde inceleyelim, çürütelim saçmalıkları ve o kendi kendine işkence eden kadınların da burnunu sıkalım! (bu bizde aile geleneğidir, burun sıkarız, son burun bükücüler bizleriz.)

İstediğim Kıyafetleri Giyemiyorum!

Ne alaka? Neden giyemeyesin? Senin bedenin için de üretilmiyor mu bu meret? Üretiliyor.

Aslında sorun ne biliyor musun, sorun herşeyin farklı şekilde dayatılıyor olması. Örnek vereyim, bu dayatmalar sonucunda Victoria's Secret mankenlerine veda ettik ya, o mesele. Bu incecik kızların her yerden inatla gözüne sokulması işte böyle düşünmeni sağlayan.

Sevdiğin bir renk varsa o rengi giymelisin, bir etek mi çarptı gözüne vakit kaybetmeden seslen mağaza görevlisine, "Bundan istiyorum ben." de. İstediğini, al!

İzledin mi videoyu? "Aslında ne kadar da güzel görünecekmiş eğer giyseymişim." dediğin bir şeyler olmadı mı? Bir sır vereyim mi sana? Videoyu annem ve ablam ile beraber izledik, tahmin et bakalım, sence biz hangi kızı daha çok beğendik?

Ben Giymek İstiyorum Ama Benim İçin Düzgün Bir Şey Üretilmiyor!

Tabria Majors / Iskra Lawrence / Ashley Graham
Tabria Majors / Iskra Lawrence / Ashley Graham

Bahane uydurma, gayet üretiliyor, yeni bir tabir tamam, ama yıllardır söylenen bir şey, büyük beden. Çok da güzeller, hiç gördün mü bu büyük beden mankenleri? Bak görsele de üç model bıraktım.

Hepsinin sebebini biliyorum ben, içten içe sen de biliyorsun, sadece kendine itiraf edemiyorsun. "İnsanların eleştirileri" seni bu noktaya sürükleyen.

Biliyoruz ki senin kalbin kocaman, ne kalçaların, ne de basenlerin kalbin kadar büyük değil. Bu kadar yüce bir kalbin incinmesi de kolay oluyor. Bir kendini bilmezin, aynaya bakmaktan aciz bir insan müsveddesinin, ki bahsettiğim fiziksel bir ayna değil, ağzından çıkanları kulağı duymayan, en güzel duygulardan yoksun bir yaratığın seni yine, yeniden incitmesinden korkuyorsun.

Çok örneği var aslında biliyor musun? Ama seni yormak istemiyorum, sadece bu korkuların yersiz, bunu bil yeter.

Çünkü o seni eleştirmiyor, sadece sana zarar vermek için yapıyor bunu, zira o küçük dünyasında sadece kendisi için yer var, senin büyük kalbin ağır geliyor ona, mutluluğun, hayat sevincin onda yok, kıskanıyor ve her kötü varoluş gibi seni yıpratarak geri çekilmeye, odana hapsolmaya zorluyor.

Biliyor ki senin kadar mutlu olamayacak, hiçbir vasfı olmayan benliği, senin o güzel yüreğinle saçtığın sıcaklığı saçamayacak ve 20 yıllık bir raf ömrüne sahip güzellikleri senin zamana diz çöktüren samimiyetin karşısında silinip gidecek.

Anlıyor musun beni? Bence gayet iyi anlıyorsun.

İnsanlar Görüntü Kirliliği Olduğumu Düşünüyor, Utanıyorum.

Gülmek sizin de hakkınız, gülüşünüzü çalmalarına izin vermeyin.
Gülmek sizin de hakkınız, gülüşünüzü çalmalarına izin vermeyin.

Tanrı insanı yarattı, yaratırken de bir çok görev ile donattı, neydi onlar? Hatta neydi o? Temelini tanrıdan almayan inançlarda dahi aynı görev var. Sence nedir o görev ki tüm insanlığı ortak bir paydada bağlar?

Söyleyeyim, İyi Bir İnsan Olmak!

İyi bir insan olmanın belli şartları var. Genel olarak çok kolay şartlar. Mesela diğer insanları kırmamak, üzmemek bu şartlardan biri. Onların yaşadıkları hayatı, onların tercihlerini kendine pay çıkararak eleştirmemek ise bir diğeri.

Özet mi? Bu insanlar kötü insanlar. Peki sen? Bu iğrenç insanlar karşısında pes mi edeceksin? Bu içi küf bağlamış varlıkların sana nasıl yaşayacağını söylemelerine izin mi vereceksin? Onların ellerinde şekillenen parmaklıkların arkasından mı izleyeceksin hayatı? Öyle mi?

Çok sık dile getirilen bir düşünceyi eleştirelim o zaman ve bunu birlikte yapalım, otur bakayım yanıma.

Nedir o düşünce? Görüntü kirliliği, görselliğin bozulması. Neyden bahsettiğimi anladın, değil mi?

Hadi başlayalım.

Bir insanın deniz kenarında ilgilenmesi gereken denizin güzelliğidir, koşup oynayan çocukların neşe dolu sesleridir, martıların simit yiyenleri taciz edişidir, bazen kıyıya yaklaşan yaşlı balıkçının sesidir, rüzgardır. Asla ve asla bikini giyen bir kadın değildir. Bu sağlıklı bir insanın hareketi değildir. Peki neden değildir?

Zira sadece deniz ile buluşarak serinlemek ve güneşin tadını çıkarmak isteyen bir kadını incelemek, vaktini onu eleştirmeye çalışarak harcamak akli dengesi yerinde olan bir insanın yapacağı iş değildir. Normal bir insan yaşadığı anın büyüsünü hissetmek ister, denizi, içinde bulunduğu yerin atmosferini özümsemek ister çünkü. Peki sen bu akli yaşantısında bir takım eksiklikler bulunan insanı ciddiye mi alacaksın? Almamalısın. Bu kadar basit, AL-MA-MA-LI-SIN!

Onlar kendilerine insan denilmesini hak etmiyorlar, çünkü insan bu kadar basite indirgenemeyecek kadar büyülü bir canlı.

Beni değil, onu değil, bunu değil, kendini sev!
Beni değil, onu değil, bunu değil, kendini sev!

İşte böyle arkadaşım, sevilmek mi istiyorsun? Önce sen sevmelisin kendini, bize seni nasıl seveceğimizi sen öğretmelisin. Gerekiyorsa gözümüze soka soka defalarca göstermelisin ki biz, güzellikleri görmek konusunda doğanın en başarısız türü olan insanlar, görebilelim güzelliğini.

Umarım beni klavyem ile buluşmaya zorlayan düşüncelerimi, layıkı ile dökebilmişimdir yazıma. Bir kusurum oldu ise, affola. Okuyan yüreklerinize sağlık, sağlıcakla ve sevgiyle kalın!

#felfire

#stylenotsize

*Umarım Latince çeviri doğru olmuştur :)

Kendini Sevmeden Yaşamı Sevemezsin, İşe Kendini Sevmek İle Başla!
Cevapla