Bir insan kayıtsız ve şartsız olarak kendisini sevmeye başladığı anda hayat macerası da başlamış olur. Çünkü tüm hayatımız boyunca, eninde ya da sonunda, beraber yaşamak zorunda olduğumuz insan, yine kendimizden başkası değil. Bu yüzden de kendimizi sevmek, en başta sahip olduğumuz karakteri kabul etmemiz ile başlıyor.
Hatalarımızı ve başarılarımızı, hem iyi hem kötü yanları ile.

Bir kişinin kendisini sevmesi de öyle hemen olabilecek bir şey değil. Sosyal açıdan kabul görmek adına yerine getirmemiz gereken bir takım toplumsal kıstaslar vardır.
İnsanlar ile aramızda bir bağ kurabilmek için, başkalarının bize hayran olması için uğraşlar verdik durduk.

Zaman içerisinde, başkaları tarafından kabul görmek o saçma sapan dürtümüzün bizi ne kadar da mutsuz ettiğini, kendimizden ne kadar çok uzaklaştığımızı, kendi hayatımızı başkalarının bize bakış açısına göre şekillendiği için kendimizi nasıl kabul edeceğimizi anlayamaz hale geldik.

Var oluşumuzun değeri bizim sandığımızın ötesi, işimizde iyi ya da kötü olmak ile ilgili değil, doğru şeyi yapıp yapmamak ile bir ilgisi olmadığını anlamak çok büyük bir çaba gerektirir. Sahip olduğumuz değerler her zaman için ruhumuzun en derin köşesinde yer alır.
Bu yüzden de biz nasıl isek aynen öyle görünür ve her şeye rağmen bizim sevilmeyi hak ettiğimizi bilir.

Ben nasıl sevilmeye layık isem herkeste sevilmeye aynı derecede layıktır. Sık sık sevgiyi kendimiz dışındaki kişilerde de arıyoruz.
Bunun sebebi ise, sevgiye ulaşmak, bir şeyler başarmak, yapmanın ya da bir şey olmanın gerekli olduğu anlatılır durur.

Aslında gerçekte sadece "var olmak" yeterlidir. Duygularımızı ifade etmek gibi temel ihtiyaçlarımıza yönelmek daha da zor bir hal alır.

Bize hayatımızda herhangi bir değer katmayan ya da hayatlarımıza yeni bir bakış açısı getirmeyen sıradana meseleler ile meşgul oluyor ve bunun gibi durumlardan endişelenmeye izin veriyoruz.
Hayat boyunca öğrenmiş olduğumuz tüm korkularımızdan ötürü, beklentilerimizden, akla hayale gelmeyen tutkularımızdan ve karar alma yetimizi kaybettiğimizden dolayı da açı çekip duruyoruz.

- “Sevgi nedir?” diye sordu öğrenci.
- “Korkunun tamamen yok olmasıdır” dedi Üstat.
- “Peki biz neden korkuyoruz?”
- “Sevgiden” dedi Üstat. – Anthony de Mello
Başkalarını sevmek için kendinizi sevmeyin. Gerçekten saf duygular ile sevmeyi başarabilen kişiler ilk adımı, yani hayatın kıymetini bilerek, kendilerini sevmektedirler. Kendimizi anlayamayacağız, böylece kendimizi anlayıp saygı göstereceğiz.
Kendimizi anlayabilmek ve kendimize saygı duyabilmek için, nasıl hissettiğimizi farkına varmak ve bu hayatta neye ihtiyaç duyduğumuzu bilerek, kendimize önem vermek ve kimseyi yargılamamak.

Çoğu zaman sahip olduğumuz karakterin dışına çıkarız.

Kendimize dikkat etmeyiz, neye ihtiyacımız olduğunu umursamayız ve bu sebepten dolayı da kendimize vermeyi unuttuğumuz değeri, dikkati ve tüm enerjiyi başkalarının ihtiyaçları için harcar dururuz.
Başkasını sevebilmek için bir kişinin önce kendisini sevmesi gerekir. Ayna zaman da, başka bir insandan sevgi görebilmek, bize sunabileceği sevgiye güvenmek adına kendimizi sevmek de çok önemlidir.
Eğer kendimizi sevmeye başlamaz isek, değer vermeyi öğrenemeyiz, başka insanların bize getirmiş olduğu harika şeyleri kabul etmenin de bir manası kalmamış olur.

“Sadece kendimi bulduktan sonra başkalarına yardım edebilirim. Ve yardım etmem gerekiyorsa, herkesi tam olarak anlayabilmeli ve her şeyden önce Sonsuz Sevgiye sahip olmalıyım.” – Krishnamurti
Aslında sevginin kazanılması gereken bir savaş olduğu, sevginin bir çok farklı koşula göre kendini şekillendirdiği ve buna ulaşabilmek için muazzam bir çaba harcanması gerektiğini öğrettiler.
Bu sebepten dolayı başkalarının size sunabileceği harika şeylere güvenemiyorsunuz, bu yüzden bir gün tek başınıza kalabiliyorsunuz.

Kendinize dikkat etmediğiniz için, özünü göremediğiniz, gözlerinizin ve gülüşünüzün yaydığı ışığı da atladınız.
Siz her şeyi hak eden, sonsuz sevgiye, minnettarlığa, gülücüklere, mutluluğa, uyuma, refaha ve çevresindeki tüm güzelliklere layık bir insansınız.

Her şeyden önce, içinizde var olan sevgiye sonuna kadar layıksınız ve onu sonuna kadar hak ediyorsunuz.

Dostça ve sağlıcakla kalın...
Sibel Erdem - 02,05.2018
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar