Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi 'Acıların Kadını' Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı 'Kafes' Mezarının Hikayesi

Herkese merhabalar..

Bazı insanlar vardır hayatta. Yaşadıklarıyla ve/veya yaptıklarıyla, kısacası hayat hikayeleriyle derin bir iz bırakan. Taa derinden etkileyen.. Bugün KizlarSoruyor platformunda, üstelik ölüm yıl dönümünde size bahsedeceğim isim tam da böyle biri. Ona, 'Acıların Kadını' diyorlar. Zaten hayat hikayesiyle ve yaşadığı acılarla bu lakabı fazlasıyla hak ediyor.. O, arabesk müziğin fantastik ismi, o, nevi şahsına münhasır bir kadın, aşk için yaşayan, 'güya' aşk için ölen, 'seni seviyorum' diyen bir cani tarafından öldürülen bir kadın, O, 'Türk filmi olsa, bu kadar da olmaz' diyeceğimiz bir yaşamın baş kahramanı. O, Türkiye' de belki de kadın cinayetlerinin ilk sembol ismi.. O 'Acıların Kadını' Bergen..

14 Ağustos ölüm yıl dönümüne bir kaç gün kala, derin izler bırakarak giden Bergen ve mezarının çarpıcı, bin söze bedel hikayesi ile bambaşka bir Bence'ye hoş geldiniz..

Bergen Göksel Sarılmışer

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Sahne adıyla tanıdığımız ama asıl adı Göksel Sarılmışer olan Bergen 1960 yılında, bir yaz günü, ailesinin ilk çocuğu olarak Mersin'de dünyaya geliyor ve İlk talihsizliğini daha 6 yaşındayken anne babasının boşanmasıyla yaşıyor. Sanki o günler gelecek acı hayatın bir habercisi gibi.. Konservatuvar sınavlarını derece yaparak kazansa da o hiçbir zaman okumayı düşünmüyor. Aklına çocukluğunda düşen müzik aşkı, onu belki de çok farklı bir yaşam şekline sahip olacağı, belki şu an hayatta olacağı bir hayatın yerine 1980'li yıllarda arabesk müzik şarkıcısı olarak sahnelere itiyor.

Sahne ismi Norveç'in Bergen şehrinden esinlenilmiş

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Sahneler Bergen ile tanışıyordu ama bir sorun vardı ki yaşı tutmuyordu.. Mahkeme kararı ile yaşını büyütüp arabeskin kraliçesi olma yolunda hayat çizgisini çiziyordu. Asıl adı sahnelere uygun olmadığı için bir gazetede okuduğu haberde adı geçen Norveç'in Bergen şehri çok hoşuna gidiyor, adını o an koyuyordu. Onun adı artık Bergen.

İlk aşk, ilk tokat

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

İlk aşkı kendisini sahneye taksi le götürüp getiren şofördü. İsmi Yalçın olan bu şoför Bergen'e zorla sahip olmuştu.. Bir nevi onun iyi niyetini kötüye kullanmıştı. Tam Türk filmi gibi gerçekten öyle değil mi? O, çok sevdiği adam, yani Yalçın bir gün Bergen'in karşısına çıkıyor ve başkasıyla evleneceğini söylüyordu. Buna tepki gösteren Bergen ilk tokadını yiyordu. Bu aşkın bu şekilde bitmesi ve yediği tokat her ne kadar canını çok yaksa da ileride yiyeceği tokatların yanına bir hiç kalacaktı..

Acıklı sesi ile Türkiye'de fırtına gibi esti

Siyasi olayların gölgesinde ve arabesk furyasının en yoğun yaşandığı, halkın belki de içindeki sıkıntılarına, acılarına tercüman olan arabesk şarkılarda Bergen fırtına gibi esiyordu. 80'li yılların gazino kültürü malum bilinen bir gerçek. Hem gazinoda, hem pavyonlarda şarkı söylüyordu. Tıklım tıklım dolan gazinolar, pavyonlar, gazeteciler, kulisine gelen çiçekler, hayranı olan insanlar.. Ortalık yıkılırken bir çift göz sürekli onu izliyordu.. İşte o bir çift göz onun sonu olacaktı. O bunun farkında bile değildi.

Her şey Adana'da başladı

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Bergen çok çetin ceviz bir kadındı. Kendine gelen tekliflere çok sert çıkış yapmaktan çekinmiyordu. Bir keresinde kendisine uzun uzun bakan bir kadına 'Çok beğendiyseniz küçük oğlunuza alın' diyecek kadarda cesurdu. Yalçın'dan sonra hayatında kimse olmamıştı. Amma velakin güzel kadındı, şöhretliydi ve tüm gözler üstündeydi. Hal böyle olunca ilgi eksik olmuyordu. Aslında her şey Adana'da başladı. Orada çalıştığı pavyonda bir çift göz bir saniye bile kırpmadan her gece ona bakıyordu. Bu romantik gibi görünen, her kadının ilgisini çeken şeyler yapan ve bakışlarını Bergen'den ayırmayan adam onun katilinden başkası değildi: Bu adam Halis Serbest'ti.

Çiçekte not olarak 'Beni tanısan seversin' yazıyordu

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Hiç üşenmeden her akşam çiçek gönderiyordu. O, reddediyordu.. Çiçekleri çöpe atıyordu.. Halis Serbest gurur yaptı ve birkaç gün onu dinlemeye gelmedi ama çiçek göndermeye devam etti.

Çiçekte 'Beni tanısan seversin' yazıyordu..

İlk kez o gün çiçekleri çöpe atmadı. Ve böylelikle görüşmeye başladılar. Bergen borçluydu. Senetle bir araba almıştı ama arabası belirsiz şekilde yanmıştı. Elinde araba filan kalmadı. Sadece borçları vardı. Tam da bu dönemde, sığınacak kimsesi yokken, biz tüm kadınların en zayıf zamanları olan bu dönemde zaafını çok iyi kullanan bir adam vardı..

'Üzülme' diyordu.. 'Arabanın taksitlerini ben öderim' diyordu.. 'Artık yanında ben varım' diyordu.. İşte bu dönemde aşık oldu ona. Maalesef birçok kadının kanacağı gibi o da kandı bu sözlere..

Varan 1: Oysaki arabayı yakan Halis Serbest'ti Bunu çok geç öğrendi. Oyunun parçaları işlemeye başlamıştı.

Her şeye rağmen evlendiler ama..

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Bergen her şeye rağmen aşkına yenik düşüyor ve Halis Serbest ile evleniyordu.. Çok geçmeden eve gelmeyen bir adam, geç gelip 'Neredeydin' deyince yenilen dayaklar ve en sonunda aslında onun evli olduğunu öğrenmesi.. Üst üste gelen bu olaylar çalkantılı günlerin daha başlangıcıydı. Bambaşka bir hayat, mutlu bir aile olmayı hayal ederken, gerçekte evli, kendisine şiddet uygulayan ve hastalık derecesinde kıskanan bir adamla karşı karşıya buldu kendisini..

Varan 2: Kıyılan nikah sahteydi. Nikah memuru da yalandı, şahitler de.. Halis Serbest' in tehlikeli oyunları tüm hızıyla devam ediyordu..

Çok garip şeyler oluyordu.. O, başkasıyla evli olduğunu gizleyen bir adamla, sahte nikah memuru, sahte şahitler ile evlendiğini sanıyordu. Defalarca dayak yiyor, her türlü baskıya maruz kalıyor ama yine de ondan kopamıyordu.. Ne Halis'le ne Halis'siz durumu yani.. Adam da bunu çok kıskanıyor, boşanacağım diyordu. Boşandı da. Sahneyi bırakması şartıyla gerçekten evlendiler..

Hiçbir şey umduğu gibi olmadı

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Sahneyi bırakma şartıyla evlendi ama çok şiddet görüyordu.. Kendini yine sahnede buluyordu. Sahneye çıktığı için dayak yiyordu.. Yine o adamın kara kaşına, kara gözüne bakıp tekrar affediyordu.. Bu kısır döngü uzun süre devam etti. Artık ondan kaçıyordu. Mersin'e, oradan İzmir'e.. Ondan kurtulmak istiyordu. Zaman içinde ona aşık olanlar olsa bile onun kalbi o adamdan başkasını sevemiyordu..

Bir gün gün çok kötü bir şey oldu. Tek varlığı evi yandı, adeta kül oldu..Yanında teselli eden yine kim olabilir. Tabi ki Halis Serbest..

Varan 3: Bergen'in tek varlığı olan, sığınağı, kendisine ait evi yakan Halis Serbest'ti. Gayesi onu çaresiz, evsiz bırakmak ve yanına gelmeye mecbur etmek. tabi ki.. Oyunun tehlikeli çanları sona doğru daha da acımasız şekilde tüm hızıyla çalmaya devam ediyordu..

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Aralarındaki müthiş gelgitler, fırtınalar ve adına 'güya' aşk dedikleri duygularla birlikte kavga gürültü sonrası Bergen gerçek anlamda sahneyi bırakıp evinin kadını oluyordu. Ancak Halis aynı Halis'ti. Değişen bir şey yoktu. Bir süre yaşanan düzenli hayat sonrası kaçan Bergen, kovalayan Halis. Şiddet, dayak, kaçma, kovalama. Ve işte o an.. Kendini 'sözde' Adana delikanlısı olarak tanıtan ama delikanlılığın zerresi olmayan Halis Serbest, Bergen'e öyle bir mesaj gönderiyordu ki.. Akıllara zarar..

'Üç gün sonra bütün gazeteler senden bahsedecek'

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Bergen'e 'Üç gün sonra bütün gazeteler senden bahsedecek' diyerek gönderdiği mesaj birkaç gün sonra gerçek oldu.. Tam da dediği gibi tüm gazeteler Bergen'den bahsediyordu. Çünkü bir adam yanına gelerek kova içinde bir sıvıyı üzerine ve yüzüne dökmüştü.. Ne olduğunu anlayamasa da vücudunda, yüzünde hissettiği sıcaklık bu sıvının ne olduğunu ortaya koyuyordu..

Varan 4: Bergen'in yüzüne kezzap dökerek bir gözünü kaybetmesine neden oldu. Halis Serbest yine ortaya çıkmıştı.. Ve yine kirli oyunlarını oynuyordu..

Bir daha bir araya gelmezler diyenler yine yanıldı

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Bu olay Türkiye gündemine oturmuştu.. Hastanede tedavisi biten Bergen artık bir gözünü kaybetmişti. Kötü olay onun sahne hayatında yeni bir çığır açtı. Türkiye'nin her yerinden, hatta yurt dışından bile sahne teklifleri geliyordu kendisine.. Konserden konsere koşuyor, popülerliğinin en güzel günlerini yaşıyordu.. Bu arada kısa bir dönem Halis ile görüşmese de yine kopamadılar.. Halis ceza evindeyken ona bakan, para gönderen yine Bergen'di. Ceza evinde çok kalmayan Halis tahliye olur olmaz yeniden evlendiler. Ne garip değil mi? Ama huylu huyundan yine vazgeçmedi. Halis Serbest kıskanç, Bergen inatçı olunca boşanmaları çok çabuk oldu.. Bu kez Bergen kafasında onu tamamen bitirmişti. Ama Halis'in durmaya niyeti yoktu..

Bir yaz günü 6 kurşunla öldürüldü

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Sahneye çıkmak için gittiği Adana'da, annesiyle arabayla giderken yolda Halis Serbest tarafında arabası durduruldu.. Bergen araçtan çıktı ve tartışmaya başladıktan kısa süre sonra 'zaten onu öldürmeyi kafasına koyan' adam tarafından kafasına ve vücudunun değişik yerlerine aldığı 6 kurşun darbesiyle olay yerinde öldürüldü..

Varan 5: Halis Serbest kirli oyunun son hamlesinde onu sevdiği için bunca şiddete katlanmış bir kadını, Adana Pozantı'da sıcak bir yaz günü ,14 Ağustos 1989'da öldürdü..

Ölmeden bir süre önce ablasına hediye olarak saksıda çiçek almıştı.. Nedendir bilinmez, bir türlü çiçek açmamış ve bunu Bergen'e söylemişti. Ne gariptir ki Bergen öldürüldüğü gün ilk kez çiçek açıyordu.. :(

Varan 6: Dört çocuğa cinsel istismar suçundan tutuklandı

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Bu terbiyesiz adam yaptıkları yetmiyormuş, yeterince kötü değilmiş gibi, 2018 de dört çocuğu para ile kandırıp cinsel istismarda bulunduğu için tutuklandı. Ailelere şikayetlerini geri çekmesi için akrabaları baskı uygulamaktan geri kalmadığı da gelen haberler arasında..

Kadına şiddet ve çocuk istismarı en çok hassas olduğum konu olunca müsaadenizle içimdekileri yazmaktan çekinmeyeceğim. 'Dilerim bu utanmaz, terbiyesiz adam, hatta adam değil, yaratık kişi ceza evinde gerekli adaleti verecek sağduyulu mahkumların yanına düşer' demek isterdim ki ne göreyim.. Dışarı çıkmış..

Üstelik Bergen'in hayatının çekileceği film için yine utanmadan;

Bu film benim iznim olmadan çekilemez

..demiş. Gel de delirme..

Hayatı film oluyor. Yönetmen Yüksel Aksu. Bergen'i Serenay Sarıkaya'nın yoğun programı nedeniyle teklifi kabul etmemesi sonucu Demet Evgar canlandıracak.. Yakışır.. Bu arada vizyon tarihi 2022 ilkbaharı..

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Bu arada Bergen'in hayatı 1997 yılında da 'Aşk Ölümden Soğuktur' ismi ile beyaz perdeye uyarlanmış ve baş rollerinde Kadir İnanır ile Bennu Gerede rol almıştı..

Ve kafes şeklindeki mezarının inanılmaz hikayesi

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

Hani 'saf kötülük' diye bir şey var ya.. Tam da bu olsa gerek. Bu cani öldürdüğü yetmiyormuş gibi tehditler savurmaya devam ediyor ve diyor ki;

'Seni mezarında bile rahat bırakmayacağım..'

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi Acıların Kadını Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı Kafes Mezarının Hikayesi

İşte bu inanılmaz sözlerden sonra annesi 'kızımın bari mezarında koruyayım' diyerek Mersin'deki kabrini kafes içine alıyor.. Tıpkı hapishane gibi. Bunu yapan dışarıda.. Öldürülen kadının mezarı ise kafeste.. (OLMAYAN) Adalet..

Bu hayattan bir Bergen geçti

Bence;

İyi bir rock müzik dinleyicisi olarak her ne kadar tezat gibi görünse de arabesk müziğe karşı ayrı bir sevgim var. Belki içimde yatan arabesk duygulardandır. Bilmiyorum.. Bu bağlamda Bergen'in hayat hikayesi ve şarkıları her zaman beni çok etkilemiştir.. Zaman zaman ona çok kızdım.. Çünkü o, 'Bir kadın olarak bu kadar affedici olmamalıydı.. Bu kadar ezdirmemeliydi.. Ve bu kadar müsaade etmemeliydi..' diye yazarken sürekli aklımdan geçirdim.. Amma velakin insanların ne yaşadığını elbette bilemiyoruz.. 'Ancak filmlerde olurdu..' O da olacak. Tıpkı o ünlü ve kendiyle özdeşleşen şarkısının sözleri gibi

'Çekip gitti sevilenler / Gariplerdi ezilenler / Dünya sizin sevmeyenler / Acıların kadınıyım / Ben acılar kadınıyım. ' dediği gibi kısa bir ömür yaşadı.. Acıların kadınıydı o.. Yaşadıkları yazarken benim içimi acıttı..

#14ağustos1989

#32yıl

#funda

Ölüm Yıl Dönümünde Kadın Cinayetlerinin Simge İsmi 'Acıların Kadını' Bergen ve Bin Sözden Daha Çarpıcı 'Kafes' Mezarının Hikayesi
Cevapla