Kanayan Yaramız: Kadın Cinayetleri

Ataerkil toplum yapısının bir sonucu olarak, kadınlarımız hep ikinci sınıf bir insan muamelesi görüyor.

Kadınlarımız aslında bütün toplumların hatta dünyamızın temel taşı niteliğindedir.. Onlar olmasa biz erkekler olmazdık. Ve erkek bireyler olarak, gücümüzü kuvvetimizi onlara şiddet uygulamaya, zarar veremeye değil, onları korumak kollamak için kullanmalıyız.

Kanayan Yaramız: Kadın Cinayetleri

Kadın cinayetlerine artık dur demenin bir vakti geliyor geçiyor!

Nasıl bir iğrençliktir bu!

İnsanlar arasında yaygın olarak bilinen ‘”Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmemeli’” lafı bile durumun vehametini ortaya koymaktadır...

Maalesef söyleyecek söz bulamıyorum. İnsanlığın bitmiş olduğunu kanıtlayan başka bir söz daha yoktur herhalde.

Kanayan Yaramız: Kadın Cinayetleri

Bu bahsetmiş olduğum şiddet meselesi, sadece fiziksel olarak anlaşılmamalı. Psikolojik şiddet, cinsel istismar... Ve daha bir çok şey. Maalesef yine çok çok üzülerek bahsediyorum ki, ülkemizde kadınlarımız erkek baskısı, şiddeti yüzünden kendi kararlarını veremiyor. Örneğin eşiyle yaşadığı anlaşmazlıklar veya şiddetli geçimsizlik, dayak yüzünden boşanmak istediğinde ve yine maalesef diyorum karşımıza kadın cinayetleri ile karşılaşıyoruz. Ve bunlar resmen gözümüzün önünde oluyor.. Göz göre göre kadınlarımız öldürülüyor. Ve biz onları koruyamıyoruz bile. Ne kadar da vahim durumdayız değil mi?

Bu ülkede kadınlar aileleri tarafından özellikle de baba unsurunca zorla evliliklere maruz kalmakta, eğitim hakkı engellenmekte, istediği gibi hareket edebilme özgürlüklerine duvar örülmektedir.

Ve kadınlarımızın kendi kararlarını almaması adına, onları ölümle, dayakla tehdit ederek bir baskı oluşturup engellemeye çalışıyorlar. Bunu yapanlar ise baba, erkek kardeş veya eş sıfatındaki kişilerdir.

Kanayan Yaramız: Kadın Cinayetleri

Kadın cinayetlerinin işlenme oranı ise gerçekten çok vahim.. Bu bizim utanç tablomuz

2015 yılında toplam 303 kadın öldürüldü. Öldürülen kadınların %43’ü evliydi ve % 14’ü yaşamında en az bir kere evlilik yapmıştı, kadınların % 29’u ise hem evli hem çocukluydu. 50 kadın evliliğini, 15 kadın ilişkisini sonlandırmak isterken 130 kadın ise kendi hayatına dair bedensel, toplumsal ya da ekonomik bir başka hakkını kullanmak isterken öldürüldü. 2015 yılında öldürülen kadınların %24’ü 24 yaşın altındaydı. 93 genç kadın 25 – 35 yaşlarındayken, 117 kadın 35 yaşın üstündeyken öldürüldü.

Bu oranlar sadece 2015 yılına ait bir tablo.. Günümüzde maalesef artmaya devam ediyor. Ve sonuç olarak... Hayatlarımızın bir parçası olan, başta annelerimiz ve diğer kadınlarımız. Hayatımızın her alanında sizlerin emekleri küçümsenemez. Bir an evvel bu vahşice işlenen cinayetlerle kadınlarımızı teker teker yitirmeye son verilmesi dileğiyle.

Saygılarımla...

Kanayan Yaramız: Kadın Cinayetleri
Cevapla