Bir çoğumuz bir dizi ya da filmi izledikten sonra "fangirling" dediğimiz eyleme başlar. Ve çevremizdekiler shiplediğimiz tipleri ya da hayran olduğumuz karakterleri gördüklerinde "Bunun nesini seviyorsun lan?" şeklinde tepkiler verirler. Halbuki ne kaştır ne gözdür bizi onlara sevdiren, oynadıkları karaktere verdikleri ruh ve kendilerine özgü hal, mimik, tavırlarıdır. Karakter biraz da onların kişiliğiyle şekillenir. İşte bu bizi ekrana yapıştıran başarılı ve karizmatik erkek oyunculardan birkaçı;
Jim Parsons

The Big Bang Theory'den Sheldon karakteriyle tanıdığımız Jim Parsons iyi bir oyuncu olmanın yanında, öylesine nerd, saf ve bazen itici bir karakteri oynarken nasıl bir miktar karizmatik olunabilir sorusunu aklımıza getirmiyor değil. Sheldon'ı başkası oynayabilir miydi deseniz... Sanırım dizi bu kadar popüler bile olamazdı. Ayrıca Sheldon'ın karakterini ekranlarda bu kadar iyi kılan şey, Jim Parsons'ın gerçekteki karakteridir. Eğer önceki filmlerini ve yan rollerini de izlerseniz, zaten Jim Parsons'ın da içinde ufaktan bir Sheldon Tuhaflığı yattığını farkedeceksiniz.
David Tennant

Değişik yüz hatlarıyla, yakışıklı olmasa da karizmayı tam on ikiden vurmuş bir başka oyuncudur David Tennant. Bir dönem hepimizin kalbini, Doctor Who'da gönlümüzün favori doktoru olarak çalmıştır kendisi. Sürekli Tardis'in içinde maratona gider gibi koşması, doktorun üstün zekasına ve bununla birlikte gelişen karakterine hakim olması belki de bir oyuncu için en zor şeylerden olsa gerek ki David Tennant bunun yanında Harry Potter'da Barty Crouch Jr. olarak da oldukça hayrana sahip olmuştu. Ayrıca Barty Crouch'ın sürekli dilini çıkardığı sahneler kitapta olmadığı gibi, çekimler sırasında David Tennant tarafından doğaçlama olarak eklenmiştir. Bu da oyuncunun karaktere olan etkisini kanıtlıyor ve bizleri bir kez daha karizmasıyla ekranlara kitliyor.

Thomas Brodie-Sangster

Maze Runner filmiyle patlama yapan ama bir çoğumuzun özellikle de Love Actually filmiyle çocukluk halinden beri tanıdığı bir oyuncu Thomas. Yine kendisini de David Tennant'ın varisi gibi görüyorum, yüz hatları bağlamında. Çizgi filmlerden fırlamış gibi değişik bir havası var. Ayrıca kendisi 15 yaşında gibi gösterip 25 yaşında olmasıyla meşhurdur. Yakışıklı değil ama yine dikkatimizi çekiyor. Şeytan tüyü dedikleri şey bu çocukta olsa gerek.

Noel Fisher

Noel Fisher ise Shameless'ın neredeyse en başarılı oyuncusu diyebileceğimiz türde bir yetenek. Ağır abi tavırlarıyla, arada komik replikleriyle ve en önemlisi de kendisini yenip aşkını itiraf ettiği dönemlerde hepimizi kendine hayran etti. Yakışıklı mı diye sorarsanız... Kendisinin oyunculuğunu hiç izlemeyen biri, ona gösterdiğimde gerçekten bu adama çirkin dedi. Fakat karizması, tüm dizilere, tüm oyunculara, tüm filmlere taş çıkartacak cinsten. Ki bir gey karakter diğer erkeklere göre daha az erkeksi olur tabusunu tabiri caizse silip atmıştır. Milkovich&Gallavich hayranları bilir.
Arthur Darvill

Bazılarının değişiyle bu çemçük ağızlı adam, dizideki korumacı, sahiplenici tavırları ve Amy'i 2000 yıl boyunca bekleyecek derecedeki sevgisi ile kendini bize sevdirdi. Çirkin sayılmasa da yakışıklı olduğu da pek söylenemez. Dizide bile doktor burnuyla dalga geçiyordu hatta. Ama sonra ne kadar derin bir karakter olduğunu anladık. Rory herkesi arada tutan parçaydı. Bir sürü şeyin temsiliydi. Ve bunu bize bu şekilde yansıtan da Arthur Darvill'in muhteşem oyunculuğuydu.
Tyler Blackburn

Pretty Little Liars'tan Caleb karakteri ile tanıdık onu bir çoğumuz. Birden diziye dalıveren, umursamaz tavırlarıyla bizi kendine çeken hackerımsı bir karakteri canlandırıyordu. Kendisini oynadığı her bölümde sevdik çünkü belki de tip olarak kafamızda şekillenen karaktere uygun fakat oyunculuk olarak sıfır kalan diğer bazı oyuncuların yanında Tyler'ın sahneleri dolu dolu geçiyor ve ekrana sıkıntıyla boş boş bakmıyorduk.
Iwan Rheon

Ve son olarak, Game of Thrones dizisinde bir çoğumuzun favori-psikopat karakterini canlandıran Iwan Rheon var. Şimdi diyebilirsiniz, "bu adam tipsiz mi beaa" diye. Ama sıradanla kıyaslamayın. Toplumca kabul görmüş yakışıklı beylerle karşılaştıracak olursak, Iwan'a gelen "elf tipli, gollum kılıklı" yorumlarını es geçemeyiz. Ki hala size iyi görünüyorsa fotoğraflarında zira bu da karizmasından kaynaklanıyor çünkü biz onu çoktan kalbimizin baş köşesine koyduk. Game of Thrones'un kitaptan bu kadar sapmasına rağmen hala onu izliyor oluşumun sebebidir şu adam.

Bu seferlik de bencemin sonuna geldim. Ama hala aklımda tek bir soru var. Neden insanlar bazı kalıplara göre yakışıklı veya güzel olarak insanları sınıflandırıyor ve gerçekten o insanlara hayranlık duyabiliyor? Bu bana cidden saçma geliyor. Mesela David Beckham benim için zerre bir şey ifade etmiyor ki şu adamlardan sonra. Soğuk bir duvar gibi. Bence insan, bir gülüşü, bir göz kırpışı, yüzünü buruşturması, bir gözyaşı ile karizmatik ve yakışıklı olabilir. Sevin şu adamları da azıcık ya. Hak etmiyorlar mı sizce de?

Başka bir Bence'de görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın. Şimdiden teşekkürler. 💞 😘
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar