Cennetin Rengi

Gözleri görmeyen bir çocuk ve gönül gözü görmeyen bir baba. Film, kör ve annesiz olan Muhammed’in acı dolu hikayesini anlatır. Kör olduğu için babası Muhammed’i körler okuluna gönderir. Yazları ise babası onu köyüne götürür. Oğlunun engelli olmasından utanan babası evlenmek istediği için oğlundan kurtulmak için türlü yollar dener.
İzlerken gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. izlerken yüreğim burkuldu. Bazı sahneleri çok ağlattı. Bu filmde de göremeyen bir çocuğun yaşadıkları, dünyayı algılayışı iyi bir şekilde aktarılmış.
İran filmi diyince aklıma Macid Majidi geliyor. Başarılı bir yönetmen.
Soraya’yı Taşlamak

Gerçekte yaşanan bir olayı konu alıyor.
İran’ın küçük bir köyünde kocası tarafından zina ile suçlanan masum bir kadın köyün erkekleri tarafından köy meydanında taşlanarak öldürülme olayını anlatıyor. Soraya taşlanarak öldürüldükten sonra halası bu olayı duyurmak ister. Bu olay olduktan bir süre sonra köye bir gazeteci gelir. Soraya’nın halası bu gazeteciye her şeyi anlatır böylece bu olayı dünyaya duyurmasını ister.
Soraya’ya taşlamadan önce sorarlar; Soraya’nın son sözleri sorulduğunda verdiği yanıt şu: “Bunu nasıl yapabilirsiniz? Sizler benim dostum, arkadaşlarımsınız. Birlikte aynı sofraya oturduk, aynı yemekten yedik. Sen benim babamdın, sizler benim oğullarımdınız, sen benim kocamdın! Bunu bana nasıl yapabildiniz? Bunu herhangi bir insana nasıl yapabiliyorsunuz?” Aldığı cevap ise “Bunu Allah istedi." derler ve sonra 'Allahuekber, Allahuekber' sesleriyle taşlanmaya başlar. İlk taşı da babası atar. İslamın nasıl yanlış anlaşıldığı, o topraklarda kadının nasıl değersizleştirildiğini gözler önüne seren bir film.
Yazarken bile filmin bazı sahneleri aklıma geldi. Gözlerim doldu.
Persepolıs

İran’da yaşanılanları ve İran devrimini bir kadının büyüme hikayesiyle paralel olarak ve onu gözünden anlatan siyah beyaz kara mizah içerin animasyon filmidir. Animasyon sevmiyorsanız bile bence izleyin.
Persepolıs'ten bir replik;
Şimdi sokaklara savaşta şehit düşenlerin adlarını veriyorlar. Ailelerine geride kalan tek şey bu; sokak isimleri. Artık Tahran’da yürümek bir mezarlıkta gezinmeye benziyor. Yazarken bile duygulandığım filmlerdir.
İran sinemasını beğeniyorum. Özellikle eleştirel bakış acısıyla yapılan filmlerini, o sade, yalın ve gerçekçi tarzını seviyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar