Bir Hafta Boyunca Sizler İçin İzlediğim Filmler ve Değerlendirmelerim!

Yine yorucu geçen çalışma günleri sonrasında biraz kafa dağıtmak için en sevdiğim aktivite olan film izlemeye vakit ayırdım ve değişik türlerde filmler izleyip kendi yorumlarımı sizlere aktarmaya çalışacağım.

Bazı filmlerde ufak spoiler kısımları olabilir buna göre okursanız herhangi bir problem olmaz.

Görevimiz Tehlike 6: Yansımalar

Tom Cruise ile özdeşleşen bol aksiyonlu Görevimiz Tehlike serisini 6. filme ulaştı ve 2 tane daha devam filmi çekileceği kesinleşti.

Ajan Ethan Hunt (Tom Cruise) bu bölümde CIA ile ters düşüyor ve denetimsizliği sebebiyle CIA'in kara listesine giriyor. Fakat yeni bir terör tehlikesi ortaya çıkınca bu tehlikeden kurtulmak için yine Hunt ve ekibi işe koyuluyor. Filmin 5. halkasındaki kadro aynen korunmuş ve ek olarak Superman rolunden tanıdığımız Henry Cavill August Walker rolüyle ekibe katılmış durumda. Cavill filmde bıyıklarıyla dikkat çekiyor.

Serinin her bölümünde olduğu gibi yine bol aksiyonlu patlamalı kovalamacalı sahneler bizleri bekliyor. Rol aldığı filmlerde dublör kullanmamasıyla bilinen Tom Cruise çekimler sırasında ayağını kırmıştı.

Film hakkındaki yorumuma gelince serinin en heyecanlı bölümü diyebilirim.Yaklaşık 2.5 saat boyunca oldukça adrenalinli sahneler sizleri bekliyor

Notum:8/10

The Meg

Sıradaki filmimiz Jon Turteltaub'un yönettiği ve başrollerinde Jason Statham Bingbing Li ve Cliff Curtis'in oynadığı The Meg filmi. Film genel anlamda efsane Jaws filminin yeniden yorumlanması olarak değerlendirilebilir. Fakat bolca görsel efekt ve özellikle Çin'de hasılat elde etmesi için Bingbing Li'nin kadroya katılması filmi Jaws'dan ayırıyor.

Filmin heyecan unsuru milyonlarca yıl öncesinde gerçekten yaşamış olan 25 metre boyundaki megaladon olarak tabir edilen dev köpekbalığının insanlara saldırması ve yaşanan olayları konu alıyor. Her zaman adam dövmesiyle öne çıkan Jason Statham bu sefer profesyonel bir dalgıç rolünde ve dev köpekbalığına karşı savaşıyor.

Şahsen bol efekt ve birkaç heyecanlı sahne dışında filmden beklentinizi çok yüksek tutmamanız gerektiğini düşünüyorum

Notum:6/10

Happy Death Day

Gerilim komedi tarzındaki sıradaki filmimiz Happy Death Day. Filmin konusu kısaca şöyle: Sıradan bir hayat yaşayan üniversite öğrencisi Tree'nin hayatı, maskeli bir katil tarafından şaşırtıcı bir şekilde değişir. Katil tarafından korkunç bir şekilde öldürülen Tree, mucizevi bir şekilde hiç yaşanmamış gibi aynı günün sabahına uyanır. Öldürüldüğü günün tüm detaylarını ve korkunç sonununu tekrar tekrar yaşamaya başlar. Bu tekrar tekrar ölmesinden kurtulmanın tek yolu katilini bulmaktır.

Başrollerde Jessica Rothe, Israel Broussard ve Ruby Modine var. Eski filmlerden Bugün Aslında Dündü isimli filmin değişik bir versiyonu olarak bu filmi düşünebilir. Klasik teen slasher filmlerinden en büyük farkı içinde bolca komedi öğesi barındırması ve kanlı sahnelerin hemen hiç olmaması diyebilirim.

Düşük bütçesine rağmen iyi bir hasılat elde eden film ikinci bölümüyle de sinemalarda yakında zamanda boy gösterdi.

Filme de oldukça güldüğümü ve eğlendiğimi söyleyebiliriz. Klasik katil ve kurbanları temalı filmlerden sıkıldıysanız bu filme bir şans verebilirsiniz

Notum:7/10

Aquaman

Denizler altındaki ülke Atlantis'ten gelen Atlanna ve sıradan bir insan olan Tom Curry'nin birlikteliğinden doğan Aquaman (Arthur Curry)in kendini keşfetmesi ve Atlantis'in kralı olmasına kadar gidecek olan hikayenin anlatıldığı filmimizde yönetmen olarak James Wan yer alıyor ve filmin başrolünde Jason Momoa ile Amber Heard boy göstermekte.

Tüm zamanların en çok hasılat elde eden Avatar filmine görsel anlamda en çok yaklaşan ve belki de onu geçen bir film olmuş Aquaman.

Özellikle denizler altında envai çeşit deniz canlısı ve Atlantis şehrini izlerken adeta büyüleniyoruz. Elde ettiği gişe başarısı sebebiyle filmin ikinci bölümü içinde çalışmalar başladı.

Notum:8/10

Ready Player One

Büyük usta Steven Spielberg'in yönettiği Ready Playe One filmi konu olarak gelecekte birçok insan için artık bir yaşam biçimi olmuş The Oasis adlı oyun (sanal gerçeklik) evreninde geçiyor. Ailesini küçük yaşta kaybeden Wade Watts'ın arkadaşlarıyla birlikte bu evrendeki maceralarını anlatan filmin büyük bir kısmı sanal dünya olan The Oasis'te geçiyor. Oldukça etkileyici bir görselliğe sahip olan filmde 80ler ve 90larda ünlü olmuş oyun ve filmlere birçok gönderme var.

Eğer sanal dünya ve bilgisayar oyunları ilginizi çekiyorsa bu filmi rahatlıkla önerebilirim. Filmin Ernest Cline'nin romanından uyarlandığı notunu da düşelim. Zaten filmin senaristlerinden biri de Ernest Cline olmuş.

Notum:8/10

Yeni bir bencede görüşmek dileğiyle hepinize iyi seyirler ;)

#fangoria

#sinema

Bir Hafta Boyunca Sizler İçin İzlediğim Filmler ve Değerlendirmelerim!
Cevapla