
Selamlar!
Netflix son dönemlerde haritayı oldukça genişletmeye başladı. La Casa De Papel ile İspanya, yakın zamanda yayınlanan The Protector ile Türkiye ve The Rain ile de Danimarka’yı bünyesine almış bulunmakta.
Trailerı ile dikkatimi son derece cezbeden diziye geçtiğimiz günlerde başlamış ve 2 günde bitirmiş olmamın verdiği heyecanla girizgahı daha da uzatmadan düşüncelerimi sizlere aktarmak istiyorum.
Distopik drama olarak tanımlayabileceğim bu dizi hakkındaki düşüncelerim çoğunlukla olumlu. O yüzden Bence'nin geri kalanını okumazsanız şimdiden söyleyeyim, izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
The Rain, sen neler anlatıyorsun bize?

Dizinin isminden de anlaşılacağı üzere dizinin temasında yağmur var. Ama nasıl bir yağmur?
Zehirli, değdiği anda insanı öldürebilecek kuvvette bir yağmur. Dizi boyunca bu yağmurdan kaçan ve yaşamaya çalışan insanları görüyoruz. Acımasız bir virüsün İskandinavya nüfusunu kırıp geçirmesinden altı yıl sonra, güvenli bir yer ve sorularına yanıt aramak için kurtulan diğer gençlere katılan iki kardeşi izliyoruz diyebilirim.
Neden bu diziyi izleyelim ki?

Diziyi izleyin efemler, neden mi? Çünkü i-na-nıl-maz sürükleyici! Ama bu bana yeter mi? Hayır!
Dizinin konusu klasik kıyamet senaryolarından değil bir kere. İzlemeye bayıldığımız zombi dizilerinden aşina olduğumuz tiplerin varlığından haberdar olsak da dizi boyunca pek de karşımıza çıkmıyorlar. Renk tonlaması, oyunculuklar (gerçekten çok iyiydi), müzikler, dizideki genel hava sizi tam anlamıyla doyuruyor. Dizideki baş karakterlerden Simone karakterinin bize verdiği çok güzel mesajlar vardı. Asla kendisi olmaktan vazgeçmeyişi, ucunda ölüm bile olsa ailesi için mücadele edişi, iyiliği bırakmayışı, son kalan yemeğini hiç tanımadıklarıyla paylaşabilecek bir karakter. Dizideki en gaddar karakterleri bile dize getiren bir masumiyeti ve iyi niyetli hırsı var.
8 bölümlük dizinin 2. sezonu 2019'da yayınlanacak ve ben sabırsızlıkla yayınlanmasını bekliyor olacağım.
Mantık hataları yok değil ama güzel kurgunuz hatırına görmezden gelebiliriz. :)

Geldik spoilerlı kısma, dilerseniz devamını okumayın.
Yağmur gibi taşa, toprağa, ağaca can veren önemli bir doğa olayından söz ediyoruz. Madem bu yağmur bu kadar tehlikeli ve zehirli, o ormanlar nasıl böyle yemyeşil kalabiliyor? Ya da 6 yıl boyunca hiç dışarıya çıkmayan, güneşi göremeyen insanlar nasıl bu kadar akli dengesini koruyabildi? Yağmurdaki zehir havadaki neme nasıl bulaşmadı ve bu insanlar böylesine zehirli bir ortamda nasıl bu kadar rahat gezebiliyorlar? Senelerce yağmur öldürüyor diye ondan fellik fellik kaçıyorlar ama Simone yağmurun altında kalınca yağmur bir anda zehirli olmaktan nasıl vazgeçti, bu sorun nasıl düzeldi ve neden o anda düzeldi?
Bla bla, saymakla bitmeyecek tonlarca hatası var. Ama dizileri eleştirmek değil keyif almak için izleyen bir yapım olduğundan bu ayrıntılara takılmadan çabucak bitirdim. Bence siz de takılmayın çünkü gerçekten sürükleyici ve keyifli bir yapım.
İzleyenler son bahsettiğim sorular ile alakalı düşüncelerini benimle paylaşırsa memnun olurum. :)
Peki siz The Rain'i izlemeyi düşünüyor musunuz?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar