Yağmurdan Kaçarken Doluya Tutulmayın!

Merhaba arkadaslar;


Bu benim ilk bencem, eğer ki hatalarım varsa şimdiden kusura bakmayın. Kısaca hayatımın bir bölümünü anlatmak istiyorum. Biraz uzun olacak, umarım sıkılmazsınız. İyi okumalar ... 😍😘


Herşey 2010'da köydeki düğüne gitmemle başladı. Onu ilk orada görmüştüm. Kuzenimin arkadaşıydı.


Daha düğüne ilk adımımı attım onu gördüm ve ilk görüşte aşka kapıldım.


Gözümü ondan alamıyordum. Yanıma geldi adımı sordu söyleyip kafamı çevirdim, adını söyledi memnun oldum deyip elimi sıktı. Kıpkırmızı olduğumun farkındaydım, iyi eğlenceler deyip gitti.


Düğün bittikten sonra eve geldik. Kuzenim o gece bizde kalıcaktı yani babaannemde. O kuzenime yazdı, beni onunla tanıştır diye. Numaramı vermiş, mesaj geldi.


"Merhaba nasılsın?" diye şaşırmıştım.


Yağmurdan Kacarken Doluya Tutulmayın..!


"Kimsin?" dediğimde anladım. Oydu yazan, " Yarın buluşalım mı?" diye sordu. Herşey çok çabuk gelişmişti. Bulustuk konuştuk. Yağmur yağıyordu ıslanmıştık fakat aldırış etmemiştik. Ertesi gün çeşmenin orada buluşmak için sözleştik. Aklım hep ondaydı. Nerden çıktı karşıma ? diye soruyordum kendi kendime.


Sevgili olduk, annem herseyi biliyordu. 1 ay gecti ve annem bizi ayırdı. Hiç istemiyordu onu, neden bilmiyorum ama istemiyordu. Seni ona vermem diyordu. Uykular haram olmuştu aklım, kalbim ondaydı.


Annem başarmış ve bizi ayırmıştı.


Yağmurdan Kaçarken Doluya Tutulmayın!
Anneme çok bağlı olduğum için ona güveniyor belki de doğrusu budur diyordum kendi kendime. Aradan 4 sene geçti. Bana mesaj geldi ondan. Bittiğine inandığım herşeyim, bana yazmış dünyalar benim olmuştu. Annesiyle konuşmuş beni istemeye geliceklerdi. Yeniden kavuşmuştum ona. 6 ay geçti herşey rüya gibi aslında onun benim için ne kadar kötü biri olduğunu farkettim. Bana gerçek yüzünü göstermiş fakat ben görmüyordum.


Aşkımız toz pembeydi ama ben sadece pembesini görüyordum toz olacağımızı asla düşünmüyordum.


Bana neler yaptı, dövmeye kalkmalar, kıskançlık krizleri, yalan dolan, çapkınlık herşey ama ben katlandım. "NEDEN?" Çünkü evden gitmek istiyordum. Babamı sevmiyordum, hatta ondan nefret ediyordum. ( Bu konuda hala degisemedim maalesef ) Bu yüzden evlenip İzmit' e gitmeyi düşünürken, evlenmeyi düşündüğüm adam aslında yalancının tekiymiş. Bana ne kadar yalanlar atmış. Köyde oturup ailesine bakıcakmışım. (Aile = Babası, kardeşi, dedesi, babaannesi, halası, eniştesi.) Bakarım sorun değil ama çalışmayı hiç sevmeyen, ayrıca paragöz olan bir insanla hayat geçer mi? Geçmez.!


Tabi bunları bana hiç bir zaman söylemedi. Davranışlarıyla belli etti.


Askere gideceği günün akşamı terk ettim onu!


Dayanamıyordum artık çevremdeki herkes onu bana kötülüyordu. En kötüsü de evleneceğimizi resim ile sosyal medyaya bildirmiştim. Ama burada tek sevindiğimi birşey vardı söz olmadan bitmiş olmasıydı.


Askere gittikten 1 hafta sonra hastalanmış, hastaneye kaldırmışlar ben aradım onu. "Geçmiş olsun" diye. Sözde kalbinde sorun varmış.


YALAN! Sinir hastasıymış, askere almamışlar. Evde yatıyormuş.


Neyse ki üzerinden 1 sene geçti su an aklımda yok, unuttum.


Not: Siz siz olun, yanlıştan kaçarken daha büyük bir yanlış yapmayın.


Okuduğunuz için teşekkürler, sağlıcakla kalın.. 😍😘

Yağmurdan Kaçarken Doluya Tutulmayın!
Cevapla