Bugün aslında sizlere gerçek hikayelerden uyarlanmış 3 filmden bahsetmeyi planlıyordum fakat listeme hangi 3 film ile başlayayım diye düşünürken birden aklıma ‘Hachiko’ geldi. İstemsizce yine duygularıma hakim olamadım ve size sadece bu filmden bahsetmeye karar verdim.
İzleyenler ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır. İzlemeyenler için mutlaka bir zaman ayırıp izlemelerini tavsiye ediyorum. Ben çok ağlayan bir insan değilim, aslında çok duygusal bir yanım var fakat dışa yansıtmaktan pek hoşlanmıyorum. Hatta ağladığımı hatırlamayacak kadar uzun zaman olmuştur. Ta ki bu filmi izleyene kadar. Filmi izlerken istemsizce duygularıma hakim olamadım. Hani dersiniz ya; film bu ya, ama diyemiyorsunuz işte. Başta da söylediğim gibi film gerçek bir hikayeden uyarlanmış.
Benim filmle karşılaşmam çok enteresan oldu. Bir kafede otururken yan masadakiler bir filmden bahsediyorlardı hararetli hararetli konu film olunca istemsizce kulak kabarttım, belli belirsiz ‘Hachiko’ olduğunu duydum filmin adının, uzun bir araştırma sonucu bulup izledim. Kendi kendime bir yandan mutlu olurken bir yandan ağlamaklı idim. Filmi bulup izlediğim için çok mutluydum, filminden dolayı da çok duygulanmıştım.
Her zamanki gibi filmin afişi ile başlayalım.

Filmin konusundan bahsetmek istiyorum biraz. Hachiko; Japonya’nın Odate´de ilinde doğan, ölünceye kadar sadakatle bağlı olduğu sahibini her gün işe giderken bindiği metro istasyonu kapısında bekleyen Akita cinsi bir köpeğin adı.
1924 yılında Tokyo Üniversitesi’nde görev yapan Japon profesör Dr. Hidesaburo Ueno, küçük bir köpek yavrusu bulur. Köpeğin adını Japoncada “sekizinci” anlamına gelen Hachiko adını koyar. Hachiko, her sabah sahibi ile birlikte metroya kadar ona eşlik eder. Her gün sahibini metroya bindirdikten sonra tekrar aynı yoldan kendi başına eve döner. Bir gün profesör iş dönüşü metronun çıkışında Hachiko'yu kendini beklerken bulur ve çok şaşırır. Sabahtan beri orada onu beklediğini düşünerek çevredeki seyyar satıcılara sorduğunda aldığı cevap karşısında daha da şaşırır profesör. Çünkü Hachiko profesörün gelmesinden sadece 5 dakika önce gelmiştir istasyonun çıkışına.

Tam bir yıl boyunca, Hachiko her sabah sahibini metroya kadar götürdü, her akşam iş çıkışında da metronun önünde onu bekledi. Saatini hiç şaşırmadan.

Bir akşam profesör metrodan çıkmadı. Hachiko gözleri, metronun kapısında gece boyunca bekledi. Bir sonraki akşam yine yoktu profesör. Üçüncü akşam metrodan yine çıkmadı… Hachiko her akşam sahibinin gelmesini bekledi. Haftalar, aylar, yıllar boyunca her akşam…
“Hachi, yaşlı dostum, hala bekliyor musun? İyi çocuk, sarıl bana”
Burada keserek, izlemeyenler için devamını filme bırakıyorum.
Filmimize konu olan köpeğimiz ve sahibinin gerçek fotoğrafını da paylaşmak istiyorum.

Orijinal İsmi
Hachiko: A Dog's Tale
Tür
Aile , Dram
Yapımı
2009 - ABD , İngiltere
Süre
93dk
Zaman ayırdığınız için teşekkürler. Şimdiden iyi seyirler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar