Taş deyip geçme, taş dokunur ise kaşa gelir, Kaş yarılır ise, insan yere düşer tuşa gelir. Baş olanlar övünmesin, ne gelirse başa gelir, Diz toprağa yaslanır da, baş düşerse taşa gelir..
Çakıl taşlarının sanata dönüştüğü tablolar... İyi seyirler...
Neden sonra farkına varıyor insan ayağına takılan bütün taşları yoluna kendi döşediğinin?
Bu ne hayal perestlik bu ne pollyancılık bu ne zavallılık hemşerim. Adam gibi bir işe baş vuruyorum, güç bela işe giriyorum. Daha işin ilk gününde müdür kendi yegenini oraya yerleştirmek için iftirayla beni kovuyor. Ama işe bak sen o taşı kendi yoluma kendim koymuşum. İşsiz kaldığım dönemlerde kendi ailem köpek muamelesi yapıyor en ağır ve aşağılayıcı sözleri kullanıyorlar. Bir şeylere kızıp bir türlü bırakamadığım sigaramı arttırıyorum. Ama işe bak bu benim hatam. Ben 1 üç bin lira zorunlu olarak borca giriyorum ve kara kara düşünüyorum bu borç nasıl ödenecek diye. Öte yandan elin suriyelisi günlük çay sigara parsını devletten alıyor. Ama bu da benim hatam olmalı. Ne de olsa kendi yoluma kendim taş koyuyorum değil mi? Hemşerim o televizyonu kapat, o bilgisayarın başından kalk. Çık dışarı bir hava al. Umulur ki gerçek hayatı çıplak gözle görürsün.
Kısmen haklısın. Kısmen! Ve sen kısmen haklıysan benden bir farkın yok demektir. Çünkü sen de bazı şeyleri kafana göre yorumlamışsın. Memlekette metrekare başına bir ton acı ve sıkıntı düşüyor. Ve bunlardan çoğu kendi yolumuza koyduğumuz taşlardan kaynaklanmıyor. Senin yaptığın yorum kişisel gelişim kitaplarındaki içi boş ve insanı anlık gaza getiren cafcaflı laflar gibi. Biraz duygusal biraz hayat tecrübesinden yoksun biri o yorumu okusa eminim o an için ''Aaaa ne kadar doğru bir laf. Aslında biz kendi kendimize engel oluyoruz. Tamamdır arkadaş bu günden itibaren hayata pozitif bakıyorum. Artık engelleri aşmak için azmediyorum'' der. Taaa ki ay sonu gelip de borç harç düşünene kadar. Sonra o gaz karın ağrısına dönüşür.
En İyi Cevaplar