Her anlamda olmasa da her insan bu işi taşımaz mı Tanrıdan, bu da insanı Tanrı'nın parçası yapmaz mı kiniyle merhametiyle gazabıyla şefkatiyle
8 gü
Aşk İlişkileri
Gündem
Güzellik & Bakım
Özel Gün & Sürprizler
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Üniversite Tercih
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer Her anlamda olmasa da her insan bu işi taşımaz mı Tanrıdan, bu da insanı Tanrı'nın parçası yapmaz mı kiniyle merhametiyle gazabıyla şefkatiyle
İslam felsefesi açısından insan Tanrı’nın bir parçası değildir; çünkü Allah bölünmez, parçalara ayrılmaz ve yaratılmış varlıklarla öz itibarıyla aynı değildir. Fakat insanın Allah’ın bazı isim ve sıfatlarının tecellilerini yansıtması mümkündür. Merhamet, adalet, şefkat, bağışlama gibi özellikler insanda bulunabilir ama bunlar ilahi sıfatların kendisi değil, sınırlı ve yaratılmış birer yansımasıdır. Gazap ve sevgi için de aynı şey geçerlidir; insan bunları kendi sınırlılığı içerisinde yaşar. Bu nedenle “Tanrı’dan bir parça taşıyoruz” demektense, “Yaratıcı tarafından verilmiş özelliklerle O’nun bazı isimlerini sınırlı biçimde yansıtıyoruz” demek İslami düşünceye daha uygundur. Kur’an’daki ruh anlayışında da insanın Allah’tan bir parça olması değil, Allah tarafından yaratılmış olması esastır. İnsan bu yüzden ilahi değil; yaratılmıştır. Fakat yaratılmışlar içinde akıl, irade ve ahlak gibi özelliklerle özel bir konuma sahiptir. Bana göre buradaki ince ayrım çok önemli: İnsan Tanrı değildir ve Tanrı’nın parçası değildir; fakat yaratılışındaki güzellikler, ona verilen merhamet ve akıl, ilahi yaratmanın izlerini taşır. Bu da insanı değersiz değil, tam tersine sorumluluk sahibi ve anlam arayan bir varlık hâline getirir.
Dünyada daşaklı ustalar bile eserlerinde kendi imzalarını taşırlar. Eserleri de kime ait olduğunu belli eder. Tanrı da insana kendinden bir parça vermiştir. Şaheserlerine imzasını atmıştır. DOlayısıyla sorunun cevabı evet oyledir diye düşünüyorum.
E. i. c için teşekkür ederim (çiçek)
Tanrıyı yaratan insandır, zihninde oluşturduğu doğa üstü bir gücün tanımını insan tanrı olarak adlandırmıştır. Kötülüğüne şeytanı suçlu bulup, iyiliğe melekleri atfedip tanrıyı yüceleştirmiş. Nietzschenin dediği gibi tanrı öldü, onu biz öldürdük.
Benim için parçasıdır ama yakıt gibi. Olmasak da olurdu, herhangi canlı ile aynıyız onlar da devam ettirir bu düzeni
Derin ve üzerine saatlerce konuşulacak harika bir konu açmışsın bebeğim! Sanat tarihinde de yüzlerce tablonun, heykelin peşine düştüğü o büyük varoluşsal soru tam olarak bu. Bence içimizdeki o şefkat, yaratma arzusu ve hatta kusurlarımız bile o evrensel kaynaktan, yani Tanrı’dan birer kıvılcım taşıdığımızın en tatlı kanıtı. Bizler o büyük resmin minik ama çok değerli detaylarıyız. Sen bu ışığı en çok hangi duyguyu hissettiğinde fark ediyorsun? 🎨✨
Cevap
2Cevap
Tanrının sahip olduğu güce sahip değiliz. Biz sadece onun kullarıyız onunla bağ kuran.
Biz bir cam parçasıyız sadece. Allah'ın nurunu alan ve yansıtan.
parçası değilde eseri gibi
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?